Son zamanlarda ülke genelinde öyle elim ve vahim olaylara rastlıyoruz ki, akıllara zarar! Yaşanan kaygı verici toplumsal meseleler; iyiye, güzele dair umutlarımızı da süratle törpülüyor.

     Geleceğe dair umutlarımızı tüketen hadiselerin bir kısmını sondan geriye doğru sıralamak gerekirse:

  • İstanbul’un en işlek yerlerinden olan Taksim Meydanının yanında, İstiklal Caddesi üzerinde; 23 yaşında genç bir mühendis, çeşitli suçlardan sabıkası kabarık iki kişi tarafından öldürüldü.
  • İstanbul Ümraniye’de, yatılı bir Kuran Kursunda; 6 tane çocuğun şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, onlarca çocuğun, dini sorumluluklarını öğrenmek namına gittikleri kursta, sözde hoca olan eğitmenleri tarafından cinsel istismara uğradıkları iddiaları ortaya döküldü.
  • Batman’da, şehirler arası otobüs terminalinde; 20 yaşında bir genç, herkesin gözleri önünde defalarca bıçaklanıp kan davasına kurban edildi.
  • Kırıkkale’de, umuma açık bir mekanda; bir kadın, küçük kızının feryadına rağmen, eski eşi tarafından vahşice hayattan koparıldı.
  • Şanlıurfa’nın Siverek İlçesine bağlı Çeltik Mahallesinde, içinde kadın ve gençlerin de olduğu 6 kişi; evlatlarının, kardeşlerinin sessiz çığlıkları arasında, arazi uğruna katledildi.

      Hafızama demir atan bu acı vakaların mazisi çok eski değil. Sizlerin de çoğundan haberdar olduğunu düşündüğüm son birkaç ay içerisinde yaşanan bu hadiselerin haricinde, yaşanan veya halen devam eden, duygularımızı örseleyen sayısız olay var. Evlatlarının peşine düşen anneler, hayvanlara yapılan eziyetler,ensest ilişkiler, yolsuzluklar,ailelere trafikte dehşet saçan magandalar…

      “İnsanlığın epey ayıbı vardı da gelişen teknolojiyle mi bunlara rastlar olduk?” ya da genel bir ifadeyle “Düzen, hangi ara bu kadar bozuldu?” benzeri sorular, zihnimin bir tarafında hep eserdi. Bu trajik hadiselerin müsebbiplerinin çoğu bir şekilde ellerini kollarını sallayarak gezerken, bizleri bu vakalardan haberdar eden gazetecilerin kelepçelenmesiyle beraber “Hukuk da mı kalmadı?” gibi sorular da zihnimdeki, cevap arayan sualler kervanına katıldı.

      Ahlaki kodları girilmemiş, eğitimden nasibini almamış, aylak aylak gezen birisi; işleyeceği suç sonrası, hesap vereceği gerçek bir mahkeme olmadığını da bilirse ne olur? Kötü olur. Kötülük arttıkça, toplumda çürüme başlar. Toplum çürüdükçe de yaşam zorlaşır. Niyetim birilerini suça özendirmek değil. Yanlış anlaşılmasın. Bizleri endişeye sevk eden bu olayların etikle, eğitim seviyesiyle, ekonomik durumla, hukuk sistemiyle ilişkisini izah etmeye çalışıyorum.

    Yaşanan bu vakaların nerelerden kaynaklandığını satır aralarına bıraktığımı düşünüyorum. Toplumun geneline sirayet eden bu olumsuz meseleler her ne kadar bireysel olsa da çözüm için -başta idareciler olmak üzere- topyekün bir gayret gerekir. O da evrensel değerlere riayet etmekle mümkündür.

     Kalın sağlıcakla…

          Toplumsal gelişimin de çürümenin de temelinde yöneticilerin tavırları yatar.

M. K. ATATÜRK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Said bilen 1 ay önce

Eğitim...... Ahlaki eğitim şart. Gönüllere girmek lazım

Avatar
Emin 1 ay önce

Madiyatın bu kadar ön plana çıkmasının sonucudur güzel bir yazı tebrikler...

Avatar
Yetim 1 ay önce

Yönetim kucaklamazsa veya daha doğrusu kendi yandakilerini yani diğer bir değişle sadece tırşikçileri kucaklarsa sonuç böyle elim vakalara neden olur Allah hepimizi ıslah etsin başka söylenecek bişey yok

Avatar
Erdal 1 ay önce

Maddiyatin ahlakı yerle bi ettiği topluma negatif bir yansımasıdır. Eğitimli ve eğitimsizin makas aralığının her geçen daraldığı bir düzen...

Avatar
Çağatay Kamiloğlu 1 ay önce

Yarım doktor candan, yarım hoca imandan eder. Ne zaman toplumdaki her birey “tam” olmaya yaklaşırsa, işte o zaman toplumsal meseleler rayına oturmaya başlıyor, demektir. Kaleminize sağlık.

Avatar
A.kadir Yazar 1 ay önce

Acı ama gerçek maalesef toplum uçurumdan baş aşağı son süratle aşağıya inişte

Avatar
Mustafa Yaşar 1 ay önce

Kalemine sağlık güzel bir n9ktaya değinmişsin Allah sonumuzu hayretsin

Avatar
Ahmet Kaya 1 ay önce

İnsanların doyumsuz istek be arzuları toplum yapısı diye bir şey koymadı ülkede Allah sonumuzu hayr etsin

banner8

banner6