Öne Çıkanlar halliliye MİLLET yaşam gazete özlem dikmen

Koronavirüs, Şanlıurfa turizmini de vurdu

Şanlıurfa, Türkiye’nin en özel turizm şehirlerinin başında geliyor. Göbeklitepe, Balıklıgöl, Harran, Halfeti gibi birçok değere sahip olan kent, her yıl yüz binlerce insanın ziyaret noktası oluyor. Ancak 2020 yılında başlayan koronavirüs salgını, bu duruma büyük bir ket vurdu.

Mart ayında başlayan pandemi nedeniyle turist sayılarında büyük düşüşler yaşandı ve ekonomik olarak da büyük izler kaldı.

Hem ekonomik açıdan turizm açısından kötü geçen sezonu değerlendiren turizmciler de durumdan şikayetçi oldu.
 


 

ÇOBAN: ÇOK ÇOK DÜŞTÜ RAKAMLAR

Şanlıurfa Bölgesel Turist Rehberleri Odası (ŞURO) Başkanı Müslüm Çoban,, salgının turizm sektörünü çok olumsuz etkilediğini belirterek, “Özellikle pandemi dolayısıyla turizm dahil hemen hemen bütün sektörler etkilendi. Sanayisinden tutun da bütün imalat yapanlar, ticaret yapanlar dahil, Urfa’daki en küçük esnafı bile düşündüğümüzde büyük bir kayıp oldu. Tabi ki turizm bundan en çok etkilenen sektör. Özellikle Haziran ayından sonra yeni normalle birlikte turizmde bir hareketlilik oldu. Tabi 2019 yılını baz alacak olsak çok çok düştü rakamlar. Şu an 2019 yılı bizim için oldukça olağanüstü bir durumdur. Çünkü 2 sebep var birincisi 2019 yılı Şanlıurfa için özellikle Göbeklitepe yılı olması rakamları çok çok yükseğe çıkardı. Ayrıca Urfa’da normal şartlarda turizm sektörü sürekli katlanarak büyüyen bir sektörümüz” dedi.

‘DAHA DA YÜKSEK RAKAMLARA ULAŞIRDI’

Pandemi süreci olmaması durumunda rekor seviyede turist beklendiğini aktaran Çoban, “2020 yılında bizim hedefimiz 1 buçuk milyonluk bir turistti. Çünkü 2019 yılı 1 milyonu aşkın sadece geceleme, günü birlik saydığımızda da 3-4 milyonluk bir turist ağırladık. Bu özellikle cumhuriyet tarihinde hem Şanlıurfa hem bölge genelinde özellikle Mezopotamya bölgesini düşündüğümüzde bir rekordur. 2020 yılında bu pandemi süreci olmasaydı rekorumuzu daha da yüksek rakamlara ulaşırdı. Urfa’da bizim konaklanma sıkıntımız var. Bundan dolayı Güneydoğu’daki birçok ile ekstradan biz buradan misafir gönderiyoruz. Adıyaman, Diyarbakır, Antep olsun Mardin olsun burada Urfa’da gezdi ama bu şehirlere gidiyor. Pandemi dolayısıyla bu süreç tersine döndü. Özellikle Haziran ayından sonra kitlesel turizm yine az oldu. Türkiye’de kitlesel turizm yine az oldu. Türkiye’de kitlesel turizm yapan yani böyle marka acentelerinin halen şu anda bile devam ediyor” sözlerine yer verdi.
 


 

‘KÜÇÜK GRUPLAR GELİYOR’

Pandemi nedeniyle vatandaşların küçük gruplar halinde Şanlıurfa’ya geldiğini dile getiren Çoban, şunları söyledi:

“İnsanlar daha güvenli olması için daha böyle sosyal mesafe öyle kalabalık gruplardan ziyade küçük gruplar dediğimiz tur şeklinde küçük arabalarla geliyor. Bunun daha da küçüğü oluyor. Kendi özel aracı ile geliyor. Çünkü şu anda son zamanlarda böyle bir trend çıktı. Uçakla sabah gelip Urfa’ya özellikle aracını kiralayıp gelip Urfa’ya 2-3 kişi bir aile şeklinde ya da arkadaş grubuyla küçük gruplar dediğimiz gruplar geliyor. Göbeklitepe’yi geziyor, Urfa’yı geziyor, Harran’ı, Halfeti’yi nereyi gezmek istiyorsa en az Urfa’da bir gece konaklayacak şekilde, en azından şu anda az da olsa bir turizm çarkının dönmesine vesile oldu. Normalde turizm sezonumuz ilkbahar ve sonbahar itibari ile özellikle Kasım ayında düşüşe geçerdi. Özellikle 2019 yılında Göbeklitepe yılı, Göbeklitepe’nin açılmasıyla insanların Göbeklitepe’yi görmek için sürekli bir istekleri var. Özellikle yoğun sezonlarda gelmek hem pahalı oluyor. Özellikle otel fiyatlarının ve diğer ücretlerin pahalı olması, yani sezon bittiği anda bu sefer bireysel gruplar ya da öğrenci bazı gezginler var. Kendi imkanlarıyla gezmek isteyenler için bu bakımdan turizm 4-5 ay, Göbeklitepe’nin varlığıyla birlikte bu sürecimiz 7-8 aya çıktı. Hatta 2019 yılı çok ilginçtir biz en çok turistimizi Nisan, Mayıs, Eylül ve Ekim aylarında değil tam tersi en az beklenen zamanda aldık. Temmuz ve Ağustos ayı en sıcak aylarda düşünün, Urfa’da bile Temmuz-Ağustos sıcaklarında Urfa dışına çıkmayı planlarken turist aldık.  Bunun sebebi işte Nisan ve Mayıs ayında yer bulamayan gruplar, Temmuz-Ağustos ayına yığıldılar. Bunun büyük bir etkisi oldu. Kültür Turizm Bakanlığı’nın verilerine baktığımız zaman 2019 yılında biz en çok turisti, en çok misafirimizi Temmuz-Ağustos ayında ağırladık. Şu anda turizm sezonu normalde artık yavaş yavaş bitiyor ama Göbeklitepe’den dolayı küçük gruplar da olsa arabalarla geliyor. Tabi şöyle bir sorun var buradan bunu da söyleyeyim. Turizm firmalarında 45 kişilik bir araca en fazla yüzde 50 kotası olduğu için ama şu anda böyle bir şey var, şehirlerarası arabalarda bu kota yok. Uçaklar tıklım tıklım, şehir içi araçları tıklım tıklım, metrolar tıklım tıklım ama nedense özellikle acenteler özellikle Kültür Turizm Bakanlığımızın belirlemiş olduğu şartlar var. İşte dezenfektan, işte rehberin anlatımı mikrofonla yapması, sosyal mesafeye dikkat etmesi, acenteler bu konuda azami derecede hassasiyet göstermeleri gerekiyor. Her misafirine ayrı bir dezenfektan, kolonya ve maske gerekiyor. Şu anda bu araçlar içerisinde en güvenlisi bu tur otobüsleri diyebiliriz. Nedense tur arabalarına yüzde 50 kota uygulaması maliyetleri yükseltti. Bu bakımdan insanlar olabildiğince bu sefer maliyetler yükseldiği için kendi araçlarıyla ya da böyle küçük guruplarla gelmeye başladılar. Turizm ölü diyemeyiz ama en azında ayakta tutabilecek seviyede geçiyor.”

‘SEFER SAYILARININ ARTMASI LAZIM’

Sefer sayıları ve uçuş saatleri için düzenlemeler yapılması gerektiğine dikkat çeken Çoban, “Turizmde en büyük etken ulaşımdır. Şu anda ulaşımda özellikle uçak sefer sayılarının azalması ya da uçuş saatlerini örnek veriyorum. Siz öğlen zamanı Urfa’ya iniyorsanız gününüzün zaten yarısı gitmiş oluyor. Şöyle söyleyelim işte bunu Diyarbakır’daki toplantıda olsun Harran Üniversitesi Turizm Yüksek Okulu Müdürümüz Ömer Faruk Demirkol orada bunu dile getirdi. Urfa’ya gelen uçakların sabah erken gelmesi akşam da geç kalmasını söyledi. Bu Urfa için büyük bir kazanç. İnananlar diyecek ki bir günde bile Urfa’ya gelip gezebilirim. Bu büyük bir etken. Urfa merkezde sıkıntımız yok. Gönbeklitepe’de şu an sıkıntımız yok ama Harran’da Şuayip Şehri ki özellikle Harran ve sonrası bizim şu anda kazılarımız devam ediyor. Oradan da insanlar heyecanlandıracak çok güzel şeyler çıkıyor. Göbeklitepe kadar özellikle heyecan verici buluntular var Karahantepe’de.  Urfa’da sürekli yeni yerler keşfediliyor. Bu bakımdan Urfa’da turizm anlamında herkesin ilgi duyabileceği bir alan var. Tarih, kültür isteyenler için ilgi alanı var. Jeolojiye ilgi duyanlar, burada arkeolojiye ilgi duyulabilecek en üst seviyede işte Göbeklitepe olsun, Karahantepe olsun” diye konuştu.

GASTRONOMİ DE ÖNEMLİ YER TUTUYOR

Kentin eksiklerinin olduğunu ancak bazı vatandaşların sadece gastronomi için bile kente geldiğini vurgulayan Çoban, “Sadece yemek için gelmek isteyenler var. İşte gastronomiyi görmek isteyenler. Bu konuyla ilgili yemeğinden, tatlısından, içeceğinden her türlü insanların ilgisine göre Urfa’da alanlar var. Sosyal yaşam aynı şekilde. Eksikliklerimiz var ama şuan Urfa kitlesel turizm de büyük organizasyonlar yapacak çapta, güçte ve kabiliyetteyiz. Bunda hiçbir sıkıntı yok” şeklinde konuştu.
 


 

KAMİL TÜRKMEN: ÇOK KÖTÜ ETKİLENDİ

Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası (ŞUTSO) Turizm Meslek Komitesi Başkanı ve Rehber Mehmet Kamil Türkmen ise 2020 yılı değerlendirmesinde turizmin çok kötü etkilendiğini kaydetti.

Türkmen, açıklamasında, “Aslında turizmi konuşmak bana göre doğru mu? Değil. Çünkü insanlar can derdinde. Önce sağlık diyoruz. Sosyal mesafe, maske ve hijyen bunlara dikkat etmemiz gerekiyor. Günümüz koşulları bunları gerektiriyor. Önümüzde çok kötü bir süreç devam ediyor. Bunu yetkililerimiz de açıklıyor. Bu şekilde bir durumla karşı karşıyayız. Asıl Urfa turizmine baktığımız zaman tabi ki global bir süreç var. Pandemi sürecinde oluşan bu hastalık dolayısıyla Urfa turizmi maalesef çok kötü etkilendi. Sadece Urfa turizmi değil ülkedeki turizm etkilendi. Yıllık yaklaşık 50 milyar dolarlık bir turizm pastasından gelir kaybeden cari açığımızı kapatan sektörümüz maalesef bu süreçte 40 milyar doları kaybetti. Cari açığı olduğu süreçte bunun bize maliyeti en az 200 milyar dolarlık bir kayıp olarak görülüyor. Bu önümüzdeki süreçte de bunun devamı bekleniyor. Dolayısıyla Şanlıurfa da bundan nasibini aldı. Bizim şanssızlığımız tam şaha kalkacağımız dönemde buna yakalanmış olmamız. Urfa’nın maalesef şansızlığı her 2-3 senede bir böyle olaylarla karşı karşıya kalmış olması. İşte Kobani, terör şu bu derken tam 2018-2019 artık tüm şeyleri atlatıp geleceğe umutla bakıyoruz diyeceğimiz sırada bu sefer pandemi süreci ile kaşı karşıya kaldık. Turizm açısından çok zor bir dönem oldu” ifadelerini kullandı.

‘KAYMAĞINI YEMEDİK’

2019’un Göbeklitepe Yılı olmasının olumlu etkilerini pandemi nedeniyle kullanamadıklarını bildiren Türkmen, “2019 yılı gerçekten etkisini gösterdi. Cumhurbaşkanımızın bu bölgeyi ziyaretinde Göbeklitepe Yılı ilan etmesi dünyada ve ulusal basında bunların yer edinmesi bizleri mutu etti ve bunların çok ciddi manada etkilerini de gördük. Hatta ve hatta yabancı turist oranında bir genel rezervasyonlarda bunu bekliyorduk. İlk defa 2019 yılını güzel geçirdik. 2020 yılında yabancı turist oranının artacağı noktasında hemfikirdik. Ama pandemi süreci böyle olunca maalesef bu süreçte gitti. 2019 Göbeklitepe yılı UNESCO dünya miras listesine girdi. Güme gitti çünkü biz bunun kaymağını yemedik” dedi.

İŞÇİLER ÇIKARILDI, MEKANLAR KAPANDI

Pandeminin, turizm konusunda hem işsizliğe hem de mekanların kapanmasına neden olduğunun altını çizen Türkmen, şunları söyledi:

“Turizme yatırım yapanlar, turizm sektörü çalışanları her ne kadar büyük şirketler bu kısa çalışma ödeneği adı altında istihdam desteği alıyorsa da katma ve ekonomiye getirisi açısından çok önemliydi. Şimdi bacasız sanayidir turizm. Urfa gibi tarımın dışında biz en önemli noktada turizme sarıldık. İşte o bacasız sanayi ciddi manada insanlar yatırım yaptı. Konuk evleri, oteller, otel yatırımları var. Çok kaliteli yeme içme mekanları açıldı. Ciddi masraflar edildi. Şu anda bakıyoruz işte sahibinden satılık, devren satılık, işçiler tamamen işten çıkartıldı. İşsizlik devam ediyor. 2021 yılında da bu öngörüler bu şekilde gidiyor. Dolayısıyla hem ekonomik olarak şehrin ekonomisinde olumsuz bir durum oluştu hem de insanların psikolojik sorunlarını da ortaya çıkardı. İşsizlik, işte çalışamama durumu, evde oturma durumu bunlar da özellikle olumsuz durumlar ortaya çıkardı.”
 


 

‘KÜÇÜK TURLAR DAHA ÇOK ÖNE ÇIKTI’

Pandemi nedeniyle küçük turların öne çıktığın ifade eden Türkmen, bu durumun küçük işletmeleri ön plana çıkaracağını belirtti. Türkmen, “Eskiden malum, otobüslerle 45-46 kişi geliyordu. Yeni yasa ile pandemi sürecinde bu sayı 20 ile 30 arasına düşürüldü büyük otobüslerde. Dünyada turizm algısı şöyle değişti; büyük değil küçük gruplarla, kapalı gruplarla bir turizm algısı oluşacak. Bu önümüzdeki süreçte dünya bunu yapacak. Dolayısıyla bu konuda da küçük ve kaliteli işletmeler ön plana çıkar. Ama şimdi değil. Bu ne zaman olur? 3 yıl sonra olur, 2 yıl sonra olur. Bana göre de 2022 yılı belki bu süreç ama orada bir sağımızda solumuzda Suriye, Irak veya diğer bölgelerde olumsuz yaşanan bir hadise olmazsa. Çünkü turizm bacasız sanayi. Bahsettik, dumandan nem kapar. Önce sağlık. Sağlığın yerinde olacak, seyahatine engel olmayacak, mutlu olacak, parası cebinde olacak ondan sonra insanın aklına gezi gelir. Şimdi maalesef bunların hiçbiri yok. Hele hele günümüzde devalüasyon son dönemde olması insanları olumsuz yönde etkiledi” şeklinde konuştu.

‘2021 YILININ MAYIS AYINDA HAREKETLİLİK OLABİLİR’

Türkmen, açıklamasının devamında 2021 yılının Mayıs ayında hareketlilik olabileceğini söyleyerek, “Ben 2021 yılının ikinci yarısından itibaren, 2019 yılının yüzde 50’sine yakını yakalayabilirsek başarılı olabileceğimizi zannediyorum. Bu tamamen benim öngörüm, çünkü sezon bitti. Önümüzde bir bahar var. Herkes bu bahara odaklı ama ben bu baharın bayramdan sonra belki oda her şey çok olumlu giderse yani insanlar bu süreçte her şeye dikkat ederse sağlığa, tedbire, maskeye, hijyene dikkat ederse 2021’in Mayıs ayından sonra bir hareketliliğin olabileceğini tahmin ediyorum. Çünkü ramazan ayı nisan ayına denk geliyor. Ramazan ayında turizmin en dolu sezonunda bile insanlar artık bu süreçte ramazanı evlerinde geçirecekler. Ama bayramla beraber bir hareketlilik bekliyoruz. Bu ne olur 2019’un yüzde 50’sini yakalarsak bu çok büyük bir başarı olur diye düşünüyorum” dedi.

‘DEVLETİN DESTEK VERMESİ LAZIM’

Son olarak devletin küçük esnafa destek vermesi gerektiğini kaydeden Türkmen, şunları dile getirdi:

“Şimdi maalesef devletin yapmış olduğu yardımlar işte kredi kartına yükleme, ödeme, nakit desteği şimdi istihdam ona müsait değil. İnsanlar işçi çıkartmış. Küçük esnafa 25 bin lira vermiş. Aslında burada devletin kira yardımı da yapması gerekiyor. Devletin bu sektöre sıfır faizli kredi sağlaması lazım ve şartları da kolaylaştırması gerekiyor. Gösteriyorlar ama şartlar çok ağır. Ben açıklıyorum Urfa’da devletin sağlamış olduğu şartlardan kaç kişi faydalanmış. Büyükler kendi aralarında yapıyor. Bu nasıl geçmişte hani uçak başına dışarıdan turist getirme olayı var ya 6 bin dolar aldılar, bu aynı onun gibi. Büyük şirketler kendi aralarında kendilerine özgü yardımları aldılar küçük şirketler kaderleri ile baş başa bırakıldı.”
 


 

DONİ: HAZİRAN AYINA KADAR ŞUAN BİR HAREKET BEKLEMİYORUZ

Turizm Acentesi İşletmecisi Mehmet Ali Doni ise 2021 yılının Haziran ayına kadar bir hareket beklemediklerini söyledi. Doni, “Urfa turizmi zaten Mart ayından itibaren durdu. Koronavirüsünden dolayı Şanlıurfa bayağı turizm değil de genellemeye vurursak çok etkilendi. Normalde ilkbahar sonbahar dönemlerinde çalışıyorduk. İşlerin tam yoğun olduğu sezonda bu pandemi, virüsten dolayı otomatikman etkiledi. Şu an iş yapamaz hale geldik. İnsanlar ofisleri kapattılar. Artık home ofis olarak çalışmaya başladılar. Bu da bütün piyasaya zarar verdi. Şu an 2020 yılını bitirdik. Şu an turizm sezonu bitti. Ne zaman açılır derseniz? Hemen hemen 2021 yılının Haziran ayına kadar şuan bir hareket beklemiyoruz” sözlerini kullandı.

‘KARA KARA DÜŞÜNMEYE BAŞLADIK’

Doni, bekledikleri desteği alamadıklarını ve kara kara düşünmeye başladıklarını ifade ederek, “Bu sene beklediğimiz o turlar yok. Gelen oluyor, o da koronadan münferit olarak ayrı ailecek gelen oluyor. 3-4 kişi oda istediğimiz sayı ve beklenti değil. Şuan sadece Urfa’ya gelenler belki Kasım-Aralık ayında yüzde 2 yüzde 3 bir beklentimiz vardı. 2020 yılı bittikten sonra şuan beklentimiz hiç yok. Bizler de artık ofislerde küçülmeye gittik. Ofisleri boşaltıp başka ofislere geçtik. Ekim ayında turizmci arkadaşlarım ofisleri kapatıp evde home ofis olarak çalışmaya başladılar. Destekler küçük acenteler için beklediğimiz gibi değildi. Bize en azından hibe olarak bekliyorduk. Bakanlığın devletin gönderdiği krediler işte yüzde 10 yüzde 15 faiz bir yıl ödemesiz 48 ay vadeli. Örnek vereyim onu da her acenteye vermiyorlar. Belli bir kriterleri var. Bazen bizim ofis bile o kriterlere uymuyor. Burada sadece faydalana işte 3 veya 5 büyük kurumsal firmalar var. Sadece onlar faydalanabiliyor. Bizim bu sigortalar, maliyeler var işte onlar ertelendi. 3’ncü aydan 11-12’nci aya ertelendi. Bu ay ödemelerimiz var bu sefer iş yok diye o ödemeleri nasıl yapacağımızı kara kara düşünmeye başladık. Şuan 2020 bitti. 2021’den de beklentimiz yok. Devletten hibe kredi istiyoruz turizmciler olarak. Sigorta, maliye bununla ilgili af istiyoruz” sözlerine yer verdi.
 


 

UÇAK SEFERLERİ İÇİN VERYANSIN

Uçak seferlerinin düzensiz olmasından şikayetçi olan Doni, “Ankara uçak seferlerimizin saatleri çok düzensiz oldu. Normalde haftanın 7 günü bir sabah bir akşam vardı. Şu an sadece haftanın 5 günü oldu. O da sabah saat 10’da ya da 15.40’da. Bu da sabah var ama akşam dönüşümüz yok. Akşam dönüşümüz olmayınca da insanlar gelemiyor. Yine mecburen istikametimiz Gaziantep oluyor. İstanbul uçakları ise günde 3 seferdi, bu da 2 sefere düşürüldü. Daha sonra 2 seferden de tek sefere düşürüldü. İstanbul’dan gelmek için günü birlik gezdirip gitmek isteyen insanları gönderemiyoruz. İnsanlar sabah gelip akşam tekrar Urfa’dan dönüyorlardı. Şimdi insanları sabah gelip geri dönmek için Antep’e gönderiyoruz. Burada suç bizim değil suç STK’ların, suç belediye başkanının, valiliğin, Türk Hava Yollarının, vekillerin. Şu an hiçbiri Şanlıurfa’mıza sahip çıkmıyor. Ben hep söylüyorum Şanlıurfa sahipsiz bir memleket. Antep gibi günde 7-8 tane uçağı indiren, Diyarbakır gibi 15-20 uçak indiriyor, biz Şanlıurfa’ya bir tane uçak indiremiyoruz” diyerek sözlerine son verdi.

Mustafa PAYIK-Hüseyin ÖZKAN/ÖZEL HABER

Anahtar Kelimeler:
KoronavirüsŞanlıurfa
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.