En büyük haberin ne olduğu hakkında, insanların farklı farklı fikirlere sahip olduğu malumdur. Kimilerine göre en büyük haber; ekonomistlerin, gelecekte insanları tehdit edecek olan yoksulluk ve kıtlıkların olmasını haber vermeleri! Kimilerine göre ise, sel felaketleri, kasırgalar, hortumlar ve uluslararası vuku bulacak olan amansız savaşlar! Kimilerine göre de, teknolojinin daha da gelişip ve dünyadaki yaşamın kolaylaşacak olmasıdır. Bunlardan her birinin, haklı yönlerinin olduğunu inkâr etmek mümkün değildir! Ancak bunların hiç birinin, en büyük haber olmadığını bilmemizde de fayda vardır. Peki, ya en büyük haber nedir?

                                  En büyük haber: “O, öyle bir haber ki, alternatifi olmayan bir haber, dengi ve benzeri olmayan bir an, hayallerin ve rüyaların bile tahayyül edemeyeceği kadar ürkütücü bir saat ve zaman dilimi! En büyük haber; insanların, inşa ve ıslah görevini (Emr-i bil Maaruf ve Nehy-i ani-l münker) terk edip, onun yerine fesat ve tuğyana yeltenmelerinden dolayı, dünyadaki tüm dengeleri alt üst edecekolan bir vaka-i Ekber’in vuku bulmasıdır. Zira O, vaat edilmiş olan kıyamet saatidir. Yüce Rabbimiz buyuruyor: “Onlar birbirlerine neyi sorup duruyorlar? Aralarında farklı fikirler yürüttükleri o büyük haber hakkında mı? Kesinlikle hayır! Onlar yakında bilecekler! Evet, kesinlikle çok yakında bilecekler! (Nebe/1-5)İnsan, çok yakında, neyi neden sorguladığınıiyi anlayacaktır!... Öyle ki, bu anlama ve müşahede anında; herkesin kendi başından aşkın derdi ve meşgalesi olacaktır ki, insanın tekrar geriye dönebilmesiimkânsızdır.

                                  Evet, en büyük haberin Kur’an’da zikredilen kıyamet saatinin olduğu kesin olmakla birlikte; aslında en büyük haber,haberi veren Kur’an’ın ta kendisidir. Kur’an; insanları karanlıkların çıkmazından kurtulabilmeleri için, yüce Allah (c.c) tarafından gönderilmiş sonsuz bir nur, benzeri olmayan bir kitap, varlıkların bidayetinden nihayetine varıncaya kadar, olmuş ve olacaklara dair insanları bilgilendiren en büyük haberdir… En büyük haber Kur’an, en büyük an kıyamet saati ve o saat (büyük haber) vuku bulduğunda; bir baba oğluna, bir anne kızına sahip çıkamayacaktır. Çünkü o Haberin, dehşet ve korku salan ürpertici anında; insanlar şaşkın, perişan, çaresiz ve çok naçar olacaklardır.

                                  En büyük haber Kur’an, insanı uyarıyor: “Bu gerçek değil midir ki; Biz yeryüzünü bir döşek, dağları birer kazık (arz, bizi sarsmasın diye) yaptık ve sizi çift çift (erkek kadın olarak) yarattık. Uykunuzu bir dinlenme, geceyi örtü ve gündüzü geçiminizi sağlama zamanı yaptık. Ve üstünüze yedi sağlam gök bina ettik. Işıl ışıl aydınlatan sıcacık bir kandil astık ve bulutlardan bol su indirdik ki, onunla hububat, sebze ve birbirine dolaşmış gür ağaçlı bahçeler yetiştirelim.” (Nebe/6-16)

                                  İşte en büyük haber, ve dikkatleri ilahi nimetlerin sonsuzluğuna çeviren en büyük öğüt ve uyarı haberi! Yani, Kur’an! İlahi nimetlere karşı sorumsuz ve sorunlu yaşayan her insan/insanlar bilsin ve inansınlar ki; vaat edilmiş olan o en büyük an vuku bulduğunda, hiçbir kimse diğer bir kimseye sahiplik edemeyecektir. Çünkü nutuklar tutulacak, diller lal olacakve azalar korkudan takatten düşüp, yürekler yerlerinden fırlayacak gibi olur… “Nihayet, kulakları sağır eden çığlık gelecektir. O gün kişi kardeşinden, anne ve babasından, hanımından ve evladından kaçacak. O gün onlardan her birisinin kendisine yetecek kadar bir uğraşı (meşgalesi düşüncesi, korkusu ve endişesi) vardır. O gün bazı yüzler pırıl pırıl ve sevinçli olacak. Bazı yüzler ise tozlanmış ve karalara bürümüştür.

                                  İşte onlar, kafireler ve facirlerdir.” (Abese/33-42) Kıyametin dehşetinden, ve kıyamet gelmeden önce, sevdikleri birbirinden ayıran Allah’ın değişmez kanunu olan ölüm gerçeğinden daha büyük haber/haberler belleyen/bilenler aldanmıştır, kaybetmiştir. Üç günlük dünya hayatının idamesi uğruna, yetki ve etki sahiplerinin önünde iki büklüm olup insanolmanın onur ve haysiyetini ayaklar altında süründüren her kim varsa; O/onlar dehşetengiz an geldiğinde, en büyük haberin ne olduğunu bilecek ve anlayacaklardır. Çalışmadan, didinmeden, çaba ve gayret sarf etmeden; başka insanların sırtından geçinmek kurnazlığını kendilerine meslek haline getirenler; bilsinler ki, ilahi adaletin tecelli ettiği o en büyük günde (haberde), hiçbir şey karşılıksız kalmayacaktır.

                Sağ vurup sol göstermek, sol vurup sağ göstermek akıllı ve erdemli insanlarınişi ve mesleği değildir. Akıllı ve erdemli insan, her ne pahasına olursa olsun; hakkın hatırının çiğnetilmemesi için var olanca gücüyle mücadele ve gayret sarf edip,en büyük gün için kendisini hazırlayan kimsedir. Bir de, Müslüman kardeşinin derdini kendine dert edinip en büyük haber anı için, daima manen nöbette olan/olanlardır. Kimler geldi kimler geçti/ Bu çeşmeden kimler içti? Şu kısacık mola yerine/ Mizari uğradı göçtü! En büyük haber anı için, hazırlıklı olanlardan olmamız temennisiyle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.