Ahmed Arif’in, Urfa’nın Kurtuluşuna da değindiği ünlü “33 Kurşun” şiirinin ikinci bölümünde; “Harran ovasından getirdiği tay”, “Seglavi kısrağı” ifadeleriyle meşhurluğunu vurguladığı Urfa’nın Arap atları, yıllar içerisinde atçılık sektöründe ciddi bir hacim kaplamaya başladı. Doğal olarak beraberinde Urfa’dan iyi seyisler ve önemli jokeyler de bu sektörde yer almaya başladı.

Seklavi: Araplar tarafından kabul edilen, adını Arap kabilelerinden alan Arap atı ırkı içerisindeki dişiliğin, güzelliğin ve inceliğin sembolü olan bir tip.

     Urfalı at sahiplerinin, seyislerin ve jokeylerin de katkı sunduğu, Türkiye’nin en büyük, Dünya’nın da en prestijli koşularından olan Gazi Koşusu; Pazar günü, 21 safkanın katılımıyla (1 safkan sakatlığından ötürü start almadı), İstanbul Veliefendi Hipodromunda gerçekleştirildi. 2400 metre çim pistte 3 yaşlı İngiliz taylarının sahne aldığı yarışı, Melis Kurtel Emin’in sahibi olduğu "The Last Romance" isimli dişi tay Urfalı jokeyi Ahmet Çelik idaresinde kazandı. Bu mühim koşuyu beş kez üst üste kazanma başarısı gösteren Ahmet Çelik, aynı zamanda kırılması zor bir rekora imza atmıştır.

     Gazi Mustafa Kemal anısına bu yıl 93.’sü düzenlenen bu büyük koşu, Türkiye’deki kesintisiz, en uzun süre yapılan spor organizasyonlarından biri olma özelliğini taşıyor. Gazi Koşusunun gerçekleştirildiği gün Küheylan Koşusu, Kadın Binici Dostluk Kupası Koşusu, Caprice Koşusu, Zübeyde Hanım Koşusu, Nene Hatun Koşusu, Ali Rıza Bey Koşusu, Anafartalar Koşusu ve İstiklal Savaşı Koşusu gibi özel koşular da gerçekleştirildi. Tam bir taktik savaşına dönüşen bu yarışlarda Ahmet Çelik’in yanı sıra dünya çapında sükse yapan Selim Kaya ve Türkiye’de ün yapmış Mehmet Kaya, Müslüm Çelik gibi çok sayıda Urfalı jokey tabela yapmıştır.

     Atlarıyla, seyisleriyle ve jokeyleriyle yıllardır bu sektörün içerisinde bulunan Urfalılar, ne yazık ki ciddi eküriler yetiştirememektedir. Her ne kadar son yıllarda “Kaya Dünyası” profesyonel anlamda bir şeyler yapmaya çalışsa da atçılık konusunda beklenen başarılar bir türlü yakalanamamıştır. Onlarca yıldır uzman antrenöre, veterinere, beslenme uzmanına vs. başvurmadan çalışan Urfalı at sahipleri, maalesef sektörde üst basamaklara çıkamamaktadır. Oysa ki bu iş profesyonel anlamda yapılabilse; bu sektör binlerce hemşerimize istihdam sağlayabilir, tanıtımımıza katkı sunabilir. Umarım artık bu işin sadece pratik bilgiyle olmayacağı, akademik bilginin de bu işin önemli bir parçası olduğu kısa zamanda anlaşılır.

     Kalın sağlıcakla…

İnsan ruhunun bir parçası hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz.

ANATOLE FRANCE

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Emin 5 ay önce

Eline sağlık dikkat çeken bir sektör üstünde durulması durumunda çok güzel şeyler olur inşAllah yazını okuyup üstünde dururlar...

Avatar
Yetim 5 ay önce

Urfadan bu beklenti için de olmak güzel ama bu ulaşılamayacak umut gibidir

Avatar
Hakan Karakaş 5 ay önce

Eline saglık

Avatar
Anadolu 5 ay önce

Yurdum insanı Fransa bisiklet turu ve Avusturalya açık tenis turnuvası ile ilgili yazılarını da merakla bekliyor

Avatar
Erdal 5 ay önce

Yine yaptın yapacağını farklı bir bakış açısı tebrikler

Avatar
Erdal 5 ay önce

Yine yaptın yapacağını farklı bir bakış açısı tebrikler

Avatar
Cenk 5 ay önce

Bu işin akademik kısmına biraz fazla değinseydin keşke, yinede yüreğine sağlık.

banner8

banner6