Öne Çıkanlar EYP google haritalar YAYILIYOR pazartesi Irakın devrik lideri Saddam Hüseyin

Akciğer kanserinde erken tanı mümkün mü?

Akciğer kanserinin yapısal olarak normal akciğer dokusundan olan hücrelerin ihtiyaç ve kontrol dışı çoğalarak akciğer içinde bir kitle oluşturması ile meydana geldiğini belirten Dr. Yasin Sayıcı, bu tür kansere erkeklerde daha çok rastlandığını söyledi.

Dr. Yasin Sayıcı, konu ile ilgili değerlendirmesinde şu bilgiler sundu:

“Akciğer kanserleri mikroskop altında izlenen hücrelerin görüntüsüne göre iki ana guruba ayrılır. 1. Küçük hücreli (yulaf hücreli) akciğer kanseri 2. Küçük hücreli-dışı akciğer kanseri. Bunlar mikroskop altında izlenen kanserli hücrenin görüntüsüne göre ayrılır.

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre akciğer kanseri, tüm dünyada kanser türleri arasında erkeklerde en sık ölüme neden olan birinci, kadınlarda ise ikinci kanser türüdür.

Dünyada her yıl ortalama 1,3 milyon kişi bu nedenle hayatını kaybediyor. Akciğer kanserinden ölümlerin erkeklerde yüzde 92-94'ünün, kadınlarda ise yüzde 78-80'inin sigaraya bağlı olduğu belirtiliyor. Sigara akciğer kanseri için primer risk faktörü olup, sigara içim önemlidir. Akciğerde kanserin oluşumu tek bir sebebe bağlanmaz. Çeşitli faktörler akciğer kanser oluşumunda rol oynayabilir. Yapılan araştırmalarda akciğer kanserinin bir çok nedeni ortaya çıkarılmıştır. Bunların çoğu tütün kullanımıyla ilişkilidir. Kanser bulaşıcı değildir ama bazı insanların akciğer kanserine yakalanma riski diğerlerinden daha fazladır.”

 

ERKEN TANI MÜMKÜN MÜ?

Akciğer kanserinin ileri evrelere gelmeden erken teşhis edilmesi için şimdiye kadar birçok çalışma yapılmıştır. Bunların hiçbiriyle akciğer kanserine bağlı ölümlerin azaltılamadığı görülmüştür.

 

BELİRTİLERİ NELERDİR?

Hastalık oldukça ileri aşamalara gelene kadar önemli şikâyete yol açmayabilir. Bu sinsi karakter, akciğer kanserini bu kadar tehlikeli yapan en önemli faktördür. Eğer sigara kullanan ve buna bağlı kronik bronşiti olan biriyseniz, mevsimsel öksürük ve balgam şikâyetlerinin süreklilik kazanması, balgamda kan görülmesi, giderek artan nefes darlığı, özellikle sırtta kürek kemiklerinin arasına veya omuzlara yayılan batıcı nitelikte göğüs ağrısı kanser için şüphe uyandırması gereken şikâyetlerdir. Ancak hastalığın ilk aşamalarında, çoğunlukla bunların hiçbiri olmadan, iştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı ve terleme gibi şikayetler görülmektedir. Hiçbir bulgu vermeyen hasta grubu da az değildir.

 

TANI NASIL KONULUR?

Düz akciğer röntgenleri ile akciğerde kitle görülen hastalara, öncelikle bilgisayarlı tomografi çekilir. Elde edilen üç boyutlu görüntü ile kitleye nasıl ulaşılabileceğine karar verilir. Hastadan ya tomografi rehberliğinde ya da bronkoskopi dediğimiz ince bükülebilir bir tüple akciğerine ulaşılarak iğneyle parça alınır. Bu işleme biyopsi adı verilir. Kanser tanısı bu biyopsi örneğinin patoloji kliniğinde incelenmesi sonucunda kesinleşir. Doktorunuz şikayetlerinize göre ayrıca karın veya beyine yönelik bilgisayarlı tomografi veya magnetik rezonans görüntüleme ve kemik taraması (tüm vücut kemik sintigrafisi) gibi tetkikler isteyebilir.

 

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Küçük hücreli dışı akciğer kanseri tedavisi: Hastalığın erken evrelerinde ameliyatla tümörlü doku, etraftan bir miktar sağlam doku çıkarılarak, bazen   tüm bir akciğer lobu alınarak temizlenebilir. Ameliyat sonrasında hastalara ışın tedavisi ve kemoterapi tavsiye edilebilir.

Ameliyatla çıkarılması mümkün olmayan evre III akciğer kanserinin esas   tedavisi ışın tedavisi (radyoterapi) ve ilaç tedavisi (kemoterapi)’dir. Bu hastalarda iki yöntem sırayla uygulanır. Evre IV akciğer kanserinde kemoterapi uygulanmaktadır.

 

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri Tedavisi:  Bu kanser türünün tedavisine hastalığın sınırlı veya yaygın oluşuna göre karar verilir. Sınırlı hastalıkta kemoterapi ve radyoterapi ardışık veya eşzamanlı olarak uygulanır. Hastalığın beyine yayılma olasılığı yüksek olduğundan ayrıca beyine koruyucu amaçlı radyoterapi yapılır. Nadiren çok küçük çaplı tümörlerde cerrahi uygulanabilir. Yaygın hastalığın tedavisi ise kemoterapidir. Kemoterapiye çok duyarlı bir tümör olmasına rağmen tekrarlama riski çok yüksektir. Kemoterapi sonrası tekrarlamalarda hastanın şikayetlerine veya hastalığın yayılım bölgelerine göre radyoterapi uygulanabilir.” (HABER MERKEZİ)

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6