UA-89691712-1
Öne Çıkanlar BEKLİYOR siyasi belediye artvin hopaspor cuma günü yaatcak

ANTEPLİLER FISTIĞI TORUNA BIRAKMAYACAK

Gaziantep, Adıyaman ve Şanlıurfada yürütülen Fıstığımız Bol Olsun projesiyle Antep fıstığı ağaçlarından 15-20 yılda değil, modern ve bilinçli üretimle 7-8 yılda ürün alınabilecek.

TEMA Vakfının proje ortağı Nestle ile yürüttüğü projeyle Antep fıstığı üretiminde kalite ve verimliliği arttırmanın yanı sıra Türkiyede biyolojik çeşitliliğin, gen kaynaklarının ve toprağın korunması hedefleniyor.

 

URFALILARDA EĞİTİLMİŞTİ

TEMA Vakfı Kaynak Geliştirme ve Proje Sorumlusu Pınar Abbasoğlu, proje kapsamında elde edilecek uygulama sonuçlarının ulusal ve uluslararası boyutta yaygınlaştırılmasını amaçladıklarını belirtti. Abbasoğlu, Fıstığımız Bol Olsun Projesinin geliştirilmesine 2010 yılının Ocak ayında başlandığını, yaklaşık 10 ay süren görüşmeler sonucunda proje ortakları Nestle ile sahada ilk adımlarını atmaya başladıklarını ifade etti. TEMA Vakfının Türkiyede toprak erozyonunun temel sebeplerinden birinin çok yönlü kırsal fakirlik olduğunu bildiğini ve toprağın korunması, üretkenliğinin arttırılmasının aynı zamanda erozyonla mücadele hedefleri doğrultusunda çok yönlü kırsal fakirliği gidermeye yönelik örnek projeler geliştirdiğini ve uyguladığını ifade eden Abbasoğlu, şöyle konuştu: Fıstığımız Bol Olsun Projesi ile Antep fıstığı üretiminde kalite ve verimliliği artırmanın yanı sıra Türkiyede biyolojik çeşitliliğin, gen kaynaklarının ve toprağın korunması hedefleniyor. Proje kapsamında Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyamanda belirlenen 5 köyde Ocak 2011den bu yana Antep fıstığı üreticilerinin verim ürün kalitesini iyileştirecek üretim teknikleri konusunda bilgilendirilmeler, örnek uygulamalar, teorik ve pratik eğitimler veriliyor. Ayrıca modern anlamda örnek bahçeler kurulması da projenin ilerleyen yıllardaki programı içerisinde yer almaktadır. Proje kapsamında, elde edilecek uygulama sonuçlarının ulusal ve uluslararası boyutta yaygınlaştırılması amaçlanıyor.

 

200 BİN ÜRETİCİ BİLİNÇLENECEK

Abbasoğlu, proje bölgesinde seçilen köylerde toplam 32 bahçe uygulama alanı olarak belirlendiğini, bu bölgede mevcut durum analizi yapıldığını ifade etti. Bölge halkının geçimini Antep fıstığı üretimine bağlamış olmasına rağmen geleneksel yöntemlerle uygulama, standart kalite ve verim alışkanlığı gelişmediği ve biyolojik ve teknik tedbirlerin alınmasına yönelik bilgi eksikliği olduğunun görüldüğünü dile getiren Abbasoğlu, şöyle devam etti: Seçilen bahçeler uzmanlar tarafından da incelendi, bahçelerde toprak ve yaprak analizleri yapıldı. Yapılan incelemeler doğrultusunda verimi ve kaliteyi etkileyen olumlu ve olumsuz faktörler belirlenerek eğitimlere başlandı. Bu kapsamda budama, bitki beslenme(gübreleme), bitki hastalıkları ve zararlılarla mücadele, bahçe yönetimi konularında eğitim verildi, eğitimler bundan sonra da farklı alanlarda devam edecek. Şu ana kadar toplam 262 çiftçinin eğitimlere katılımı sağlandı. 3 yılın sonunda 200 bin üreticiyi bilinçlendirmeyi hedefliyoruz.

 

ARTIK TORUN İÇİN DİKİLMEYECEK

Abbasoğlu, projenin uygulamalı eğitimlerinin 3 yıl süreceğini ancak projenin 5 yıl boyunca proje uzmanlarınca inceleneceğini belirtti. Proje sonunda geleneksek usullerle üretim yapan çiftçilerin, 15-20 yılda ürün alındığı için Antep fıstığı torun için dikilir düşüncesini geride bırakarak modern yöntemlerle planlı ve bilinçli üretim yapma alışkanlığı kazanmasıyla bu sürecin 7-8 yıla kadar düşürülebileceğini bildiren Abbasoğlu, şunları kaydetti:  Bu aynı zamanda kalitede, verimde ve beraberinde çiftçinin kazancında artış getirecektir. Üreticilerin çok önemli olan maki bitki örtüsü içerisinde yer alan melengici aşılayarak Antep fıstığı üretimi yapmak yerine modern anlamda yetiştirilen aşılı fidanlarla bahçeler kurmasını sağlamayı ve bunu yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Bu sayede toprak, su ve biyolojik çeşitlilik de korunacaktır. (HABERLER)

 

 

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.