Öne Çıkanlar çöp topladılar 1 tl oldu ömer çakıllı İbrahim KONTROL

'Devlet baş, siyaset şapka olmalıdır'

DEVLET İMKANLARININ İKTİDAR PARTİSİNCE KULLANILMASINA İSYAN EDEN DP’Lİ POLAT:

 

Adil HİLAL/İPEKYOL

Demokrat Parti (DP) İl Başkan Vekili Mustafa Polat, devlet imkanlarının partilere göre dağılımının eşit yapılmadığını ve hükümetin eşit şartlarda rekabet etmediğini ileri sürdü. Kendi partilerinin kirasını dahi ödemekte zorlandığını kaydeden Polat, üç büyük partinin hazineden 530 milyon lira yardım aldığını belirtti. Polat, AK Parti'nin Ortadoğu "BOP Projesi Eş Başkanlığı" ve özellikle Suriye politikasının Türkiye'ye çok büyük zarar verdiğini de ifade ederek, Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolunun IŞİD’e karşı korunamadığını öne sürdü.

Gazete İpekyol’a yaptığı ziyarette konuşan DP İl Başkan Vekili Mustafa Polat, “Biliyorsunuz, önümüzdeki Haziran ayında milletvekili seçimleri yapılacak. Ama Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)  ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) dışında hiçbir parti devletten hazine yardımı almıyor. Bu seçimde 530 küsur milyon para alınacak. Bu 530 küsur milyon paradan da AK Parti 297 milyon, CHP 155 milyon, MHP 78 milyon para alacak. Yani bu üç parti arasında dağıtılacak; ama yine bu dağıtıma bakıldığı zaman burada bir eşitsizlik var. Peki, diğer partiler, Halkların Demokrat Partisi (HDP) dahil, Saadet Partisi (SP), Demokrat Parti dahil 30 küsur parti seçime girecek; ama bir lira para almayacak. Buna siz demokrasi diyebilir misiniz? Burada parokrasi vardır. Ben, 2009’da belediye başkanı adayı olurken, o zaman da bunu söylemiştim. AK Parti benim harcadığım parayı harcayacak. Benim aldığım oyu alacak. Ben onların harcadığı parayı harcasam ben de onların almış olduğu oyu almış olurum. Onun için bu eşitsizliktir. Anayasa mahkemesinde seçime girecek siyasi partilerin hazine yardımından faydalanması diye bir önerge vardır. Sırada bekliyor. Bu seçime girecek olan AK Parti, CHP, MHP dışındaki diğer partilerin genel başkanlarının Anayasa mahkemesini ve kamuoyunu zorlamaları gerekir. Anayasa mahkemesi bir an önce bunu gündemine alsın. Şimdi ben partimin kirasını zor öderken, elemanın maaşını, elektriğini, suyunu zor öderken, Urfa’nın 2 bin 500 küsur mezra ve köyleri var, peki biz bunlarla nasıl yarışacağız? Biz, 10 tane köye dahi gidemiyoruz. Bunun için bu demokrasi değildir, adalet değildir, eşitlik değildir. AK Parti, CHP, MHP eğer demokrasi inanıyorlarsa, gerçekten demokratlarsa bunlar mecliste seçime girmeden önce bir önergeyle bu istedikleri anda çıkarırlar.” diye konuştu.

 

‘DEVLET BAŞ HÜKÜMETLER ŞAPKA GİBİDİR’

Devlet imkanlarının iktidar partisi lehinde kullanılmasını eleştiren Polat, “AK Parti 1950 öncesi, 1940, 1935 dönemindeki tek parti CHP gibi. Vali neredeyse parti il başkanı hükmünde. Bütün bürokratlar. Böyle bir şey olabilir mi? Sayın Necmettin Cevheri devlet bakanıyken, Ziyaeddin Akbulut ve diğer valiler kendisini havaalanında karşılar daha sonra ‘sizin işiniz bitti’ derdi. Siz gidin devletin işini görün, siyasi partiler ayrıdır. Devlet baş gibidir; ama hükümetler şapka gibidir. Bir baş eskirse ‘bu başı keselim’ diyemezsiniz. Çünkü ölür insan. Ama şapka güneş vurur, ağarır, yırtılır. O şapkayı atarsın başına yeni bir şapkayı geçirirsin.” şeklinde konuştu.

 

‘BİR TÜRBEYİ KORUYAMAYAN ÜLKEYİ NASIL KORUYACAK?’

Hükümetin Süleyman Şah Operasyonu ve Suriye politikasını da eleştiren DP’li Polat, şunları kaydetti: “Osmanlı'dan buyana tarih boyunca dış politika bağlamında hayati önem taşıyan iki bölge vardı. Biri Avrupa, ikincisi Ortadoğu.Bugün geldiğimiz noktada bu iki bölgede ilişkilerimiz dibe vurmuştur.AKP'nin Ortadoğu ‘BOP Projesi Eş Başkanlığı’ ve özellikle Suriye politikası Türkiye'ye çok büyük zarar verdi.Cumhuriyet tarihi boyunca ilk defa bir hükümet döneminde toprak veriyoruz. Ege’de 16. adamızı Yunanistan aldı. Şimdi de burnumuzun dibinde Türkiye’nin yurt dışındaki tek toprak parçası olan Suriye içindeki Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolunu devlet olmayan bir avuç IŞİDteröristlerine karşı koruyamadık.Bir türbeyi bile koruyamayan bir ülkeyi nasıl koruyacak. Suriye’deki demokratik direnişin iç savaşa dönüşmesinde AKP iktidarının çok büyük sorumluluğu vardır.AKP’nin Suriye’deki izlediği tutum Türkiye'ye çok ağır bedeller ödedi, dahada ödeyecek.AKP’nin ideolojik ve acemi dış politikası Ortadoğu’ da Türkiye'yi batağa saplamıştır.Ortadoğu’da işbirliği yapacak tek ülke kalmadı ‘sıfır sorun’politikası ‘sıfır ilişki’ noktasına geldi. 2001 yılından buyana Müslümanlara ve Türkiye'ye karşı bir haçlı savaşı yürütülüyor.İşin en garibi dindar görünen AKP Hükümeti Haçlı Savaşında Haçlılarla ittifak halinde BOP Eş Başkanlığını yürütüyor.Müslümanlara ve Türkiye'ye zarar veriyor. Hani AKP döneminde dış politikada ‘altın’ devri yaşanıyordu? ‘Sıfır’ ilişki altın devrimidir? Topraklarımızı verdiniz bayrağımızı indirdiniz. Milleti gözyaşlarına boğdunuz. Millet bunun hesabını sizden soracaktır.”

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6