Öne Çıkanlar hayatını kaybetti belediye traktörle gidiyorlar trenden inen bir daha binemeyecek Suruç ŞANLIURFA akıma kapıldı hayatını kaybetti temizlik yapan kadın hayatına mal oldu

Eğitim-Bir-Sen üyesine sahip çıktı

Siverek ilçesinde Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Şanlıurfa Şubesi bağlı bir öğretmenin ‘Kadın Hakkı’ adlı şiirinin üzerine başlatılan tartışmayla ilgili olarak Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Şube Başkanı İbrahim Coşkun yazılı bir açıklama yaparak şiirin söz konusu çevreler tarafından çarpıtıldığını dile getirdi. Coşkun, “Siverek ilçemizde Şehit Öğretmen Metin GençdalOrtaokulu'nda Türkçe Öğretmeni olarak görev yapan üyemizin yazmış olduğu ‘Kadın Hakkı’ isimli şiirin okul dergisinde yayınlanmasının ardından belli çevreler tarafından başlatılan karalama kampanyası, Türkçede çok sık kullanılan bir deyimin ne anlama geldiğini öğrencilere kavratma konusunda önümüzü aydınlatmıştır. Bu karalama kampanyasının ardından Türkçe Öğretmenleri ‘Deyimler’ konusunu işlerken üyemizin yazmış olduğu ‘Kadın Hakkı’ isimli şiirden ‘Kadınların eve hapsedilmesi’ sonucunu, ana duygusunu çıkarmak hangi deyimle ifade edilir diye bir soru sorup  ‘Öküz altında buzağı aramak’  cevabını rahatlıkla isteyebilirler. Bu hususta önümüzü aydınlatan ve öğrencilerimizin öğrenmelerine katkıda bulunan ilgili sendikaya, dava arkadaşları olan gazete ve televizyonlara şükranlarımızı sunuyoruz. Çok yakın zamanda biyoloji öğretmenlerini de olağanüstü bir olayın haber verilip, tarif edilebilmesi için bir bilgilendirme seminerine almak gerekebilir. Çünkü malum çevreler bu zihin kodlarıyla yakında gerçekten de öküz altında buzağı bulabilirler, bulamasalar da atalarının yarısı maymun yarısı insan kafasından oluşan ve laboratuvar ortamında birleştirilip toprak altına gömülen kafa iskeletini saklayıp bulması gibi bir hülle ile fotoğraflayıp servis edebilirler” dedi.

 

‘KADINI HAPSETMEYE YÖNELİK BİR İFADE YOK’

Şiirin hiçbir yerinde kadınların eve hapsedilmesine yönelik bir ifadenin geçmediğini kaydeden Coşkun, malum çevrelerin bunu çarpıtmaya çalıştıklarını dile getirdi. Coşkun, “Hz.Hatice gibi bir iş kadınını, Hz.Aişe gibi bir fakihi müminlerin anneleri olarak tarif eden bir dinin müntesipleri ve diri diri toprağa gömülen kız çocuklarından ve onların doğurduklarından bir medeniyet meydana getiren bir Peygamberin takipçileri olarak bizler çok iyi biliyoruz ki, bu öküz altında buzağı arayanların niyeti üzüm yemek değil. ‘Kadın Hakkı’ isimli şiirde bu medeniyet kodlarının gerektirdiği davranışla, kadınların mevcut sosyal statüleri arasında yaratılan algının oluşturduğu tenakuz ifade edilmiştir. Şiirin hiçbir yerinde kadını evine hapsetme manasına gelebilecek bir ifade bulunmamasına rağmen, malum kesim dindar çevre ile olan tarihsel kavgasını üyemiz üzerinden ete kemiğe büründürmek istemektedir. Şiirin bütününde yapılan eleştiriler kadını erkek üzerinden tarif etmeye kalkışan bir anlayışın mahkum edilmesi ile alakalıdır. Kaldı ki, üyemizin eşi yine aynı ilçede öğretmen olarak görev yapmaktadır. Şiirle ilgili oluşturulmaya çalışılan algı öncelikle üyemizin eşine yapılan en büyük hakarettir” ifadelerini kullandı.

 

‘BAŞÖRTÜSÜ ZULMÜ’

 

Kadın hakkı savunuculuğu yapanları başörtüsü baskısı yüzünden okuyamayan kadınların yanında durmamakla suçlayan Coşkun sözlerini şöyle tamamladı: “'Kadına özgürlük' naraları atarak kadınlığı sömürüp, sözde kadın hakları savunuculuğu ile toplum bedenine uymayan ideolojik gömleklerini üzerimize zorla giydirmeye çalışanların seslerini başörtüsü zulmü altında üniversite kapılarından çevrilen kadınların yanında hiç işitmedik. Halbuki şiiri gündemleştirilen üyemiz ve onun gibi binlerce kadın hakkı savunucusu o günlerde üniversite kapıları önünde eylemler yapıp, kadının çalışma hayatı içerisindeki yerlerini almaları için mücadele veriyorlardı. O zaman ‘O Kafa Hala Okulda’ manşet atan gazetenin şu sorunun cevabını vermesi gerekiyor: ‘Hangi kadın hakkı?’ Siz kadın haklarını ve kadınların çalışma hayatındaki yerini belirlerken hangi kadını kastediyorsunuz? Bir dönemler bu ülkeye cumhurbaşkanlığı yapmış bir devlet büyüğünün dediği gibi ‘kadınların bazılarını Arabistan'a gönderip’ bazıları ülkenin asli vatandaşları olarak mı görüyorsunuz? Oysa başörtülü kadınların haklarını savunan on binler, başı açık kadınların da teminatı olduklarını haykırıyorlardı.” (HABER MERKEZİ)

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6