UA-89691712-1
Öne Çıkanlar PRİM belediye gündem en genç su sızdırıyor

Geçmişte amelelik dahi yapmış!

İŞTE ÇETİNKAYA'NIN FARUK ÇELİK İLE RÖPORTAJIN BİR KISIM:

- Çobanlık, ayakkabı boyacılığı, inşaat işçiliği gibi daha çocuk yaşta yaptığınız bir çok meslek var, nasıl deneyimlerdi bunlar, size neler kattı?

Çocukluğum benim köyde geçti. Kırsalda sorumluluk dönemi 6-7 yaşında başlıyor. Öğretmenin bazen gelmediği, üst sınıftaki abilerin alt sınıftakilere öğretmenlik yaptığı bir okul dönemi yaşadık. Yedi ay kış yaşanan bir coğrafyada yaz aylarında hayvanları meraya otlatmaya götürdüğümüz süreçler yaşadık. Dolayısıyla 4-5 yıl hayvanlarla iç içe olduğumuz bir zaman geçirdik yazları. Daha sonra çok insanlarla iç içe olunca kuzuların, koyunların ne kadar masum olduğunu gösterdi. Çobanlık dönemimiz bize birçok şey kazandırdı.

 

- İnşaat işçiliği ne zamandı?

Daha sonra 11 yaşındayken Bursa’ya taşındık. Ortaöğrenim devam ederken babamız inşaat ustası olarak çalışıyordu. Biz de yaz aylarında amelelik yaptık. 6-7 yıl da böyle geçti. Beden gücüne dayalı bir iş ve o zaman çocuk işçi diyebileceğiniz yaşlardaydık. Ama ailemizin geçim durumu itibariyle o zaman ailenin her ferdinin bütçeye katkıda bulunması gerekiyordu. Geçinmek bir büyük şehirde çok zor. Biraz büyükçe bir bahçemiz vardı annem orada sebze, meyve ekerdi, kışa hazırlık yapardı. Yazın da meyve sebzelerle geçime katkı sağlardı. Biz de hem bahçede çalışır hem de o sebze meyveleri pazarda satardık. İnşaattan da babamız günlük 27 TL alırdı, biz de 13 TL yani neredeyse yarısı kadar katkıda bulunabilirdik.

 

- O zamanlar bugünkü siyasi kariyerinizi hayal edebilir miydiniz?

Mümkün değil. O zamanlar okulu bitirmek bile aklımızda değildi, hedefimiz bir ev sahibi olabilmek, kendi evimizde oturmak ve geçinebilmekti. Artvin’den Bursa’ya gelmiş bir aile olarak orada boğulmadan, kendi izzetiyle, şerefiyle geçinebilmek için birlikte mücadele eden bir aileden bahsediyorum. Akşamları da işten eve geldiğimizde el birliğiyle kendi evimizi inşa etmek için çalışırdık.

 

- Kaderiniz nerede değişti peki? Oklar siyasete nerede döndü?

Anlattığım hayat tecrübelerinin çeşitliliğinin yanı sıra, Bursa’da oturduğumuz yer de enteresandı. Mahallenin adı Vatan Mahallesiydi, 20 yıl orada oturduk. Komşularımız arasında Bulgaristan, Yugoslavya göçmenleri, Tunceli ve Elazığ’dan gelen Alevi kardeşlerimiz ve Artvinliler vardı. Türkiye’nin mozaiği denebilecek bir mahallede yaşadık ve haliyle konuşurken herkesin hassasiyetlerine dikkat etmemiz gerekiyordu. Siyaset öncesinde bugünleri hayal etmiyordum, siyasete girdikten sonra da olanları hayal edemezdim.

 

- Artvin, Bursa, Şanlıurfa hepsi sizi aday görmek istedi bu seçimlerde. Paylaşılamayan aday oldunuz…

Şanlıurfa’dayız ama bugün burada 100 tane Bursalı var. Buraya geldiğim bir aydır yaklaşık 2000 kişi Bursa’dan ziyarete gelmiştir. Artvin’den de 1000 kişi gelmiştir. Yoğun çalışmadan dolayı görüşemiyoruz bazen ama arkadaşlar ağırlıyorlar. Ben de onları görmekten mutlu oluyorum. İş adamları, sivil toplum kuruluşları geliyor.

 

- Yani aynı zamanda gönüllü turizm elçisi oldunuz. Şanlıurfa milletvekilliği döneminizde Urfa ile Bursa arasında farklı bir bağ kurulmuş muydu?

 

4000 üzerinde Bursalı vatandaşımız buraya gelmişti, isotla tanıştılar, kaçak çayla tanıştılar. Urfalılar sanayi şehrinin tüccarlarıyla ve sanayicileriyle tanıştılar. Buradan iş imkanları çıkaranlar da olmuştur diye tahmin ediyorum. Bursa ve Urfa’nın tarım, turizm, tarih şehri olmaları da ortak özellikleridir. (HABER MERKEZİ)

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.