Öne Çıkanlar YAYILIYOR EYP pazartesi google haritalar Irakın devrik lideri Saddam Hüseyin

Hedef çiftçinin dış pazara açılması

RÖPORTAJ/HÜSEYİN ÖZKAN-İPEKYOL

Şanlıurfa Ticaret Borsası, son yıllarda yaptığı çalışmalarla Urfa’da hem tüccarın hem sanayicinin hem deçiftçinin dış pazarlara açılmasını hedefliyor. Şu anda önüne üç tane büyük proje koyan Şanlıurfa Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kaya ile bu projelerin detaylarını, Urfa ekonomisine ne gibi katkılar sağlayacağını, borsa olarak yaptıkları çalışmaları, 2023 yılı hedeflerine paralel olarak kendi hedeflerini, Urfa’nın kanayan yarası haline gelen elektrik sıkıntılarını konuştuk.

 

Türkiye’nin herkesin malumu olduğu bir 2023 hedefi var. Buna paralel olarak bazı kurumlar da kendi stratejilerini, kendi hedeflerini ortaya koyuyorlar. Şanlıurfa Ticaret Borsası olarak sizin böyle bir hedefiniz veya stratejiniz var mı? Urfa’nın potansiyelini göz önünde bulundurursak…

Urfa’nın potansiyeline benim kendi bakış açım şu: Cenab-ı Allah bize bir şans vermiş. Bu şansı vermiş ama bizler bundan sonra, örneğin 2023 diyoruz, 2023’e kadar konulan hedefleri yakalayabilmemiz için başta, her zaman söylediğim şey, doğru, dürüst, iyi niyetli ve ‘başaracağım’ dediğin anda her şeyi başarabilirsin. İşte ‘ben şunu başarayım da, ne şekilde olursa olsun’ demekle olursa bile bir müddet sonra hüsran ve kayıplar ortaya çıkar. Kaybın niye ortaya çıkar? Sonuçta bir kere hakkın olmayan bir şey. Yanlış olan şeyler haram olan şeylerdir. Başkalarının hakkını gasp etmek veya hakkın olmayan bir şeyi hakkınmış gibi göstermek doğru bir şey değildir. 2023 hedeflerinde ben özellikle Şanlıurfa’daki gelişim de, hep birlikte ben sadece borsa başkanı olarak demiyorum, bir kere temelden başlar. Vatandaş olarak, insan olarak doğru bir şekilde, ahlaklı bir şekilde çalışırsan Cenab-ı Allah da önünü açar. Ben Şanlıurfa’nın geleceğini gerçekten güzel görüyorum. Kurum olarak, sanayici olarak, ticari olarak tek elin sesi olmaz. İki elin sesi olur. Hep birlikte iyi niyetle birbirimize destek olarak el ele verirsek başarılı olabiliriz. Tabi bu borsanın işi, bu ticaret odasının işi, bu ziraat odasının işi değil tek başına. Gidersin ama toplu olarak, birlikte olarak daha büyük başarıya ulaşırsın.

 

Urfa’da diğer kurumlarla bir araya gelip ortak hedefler ortaya koyabiliyor musunuz?

Bana göre tam değil ama eskilere de bakacak olursak bence yavaş yavaş iyiye gidiyoruz. Daha da iyiye gideceğimize inanıyorum. Nitekim başarı demek herkesin menfaatine olan bir şey. İlimizin, ülkemizin, çoluk çocuğumuzun geleceğine olan bir şey. Ben başarılı olacağına, daha iyiyi gittiğine inanıyorum. Bundan sonra da daha başarılı olmak için el ele vermek lazım.

 

Gelecek 10 yıl içinde özellikle hangi sektörlerin ön plana çıkacağını düşünüyorsunuz?

Urfa öyle bir il ki, şunu söylemek istiyorum: Her şey var potansiyel olarak. Eğer değerlendirebilirsek, suysa su var, topraksa toprak var. Güneş enerjisi potansiyeli var. Mesela geçenlerde İspanya’ya gittik güneş enerjisiyle ilgili. Bir araştırmaya, geziye gittik. Gerçekten Şanlıurfa hepsine açık. Dediğim gibi tarım iliyiz. Bereketli olan topraklarımız var. Turizm deseniz turizm de var. Tarih deseniz tarih var, kültür deseniz kültür var. Her şey var. Benim eksik gördüğüm, yurt dışına da çok gidip geldik turizmle ilgili yerleri gezdik. Biz turizmle ilgili olarak turizmi tam olarak tanıtamıyoruz. Tarım olarak tarımın her şeyi bizde. Pamuk bizde, fıstık bizde, hububat bizde, mısırı, buğdayı, arpası bizde. Buğday ekiyoruz, arpa ekiyoruz ikinci ürün olarak çok da verim alıyoruz. Ama ben eksiklik olarak turizm alanını görüyorum. Çalışmalar yapılıyor valilikçe, hükümetçe, belediye tarafından, STK’lar tarafından çalışmalar yapılıyor ondan da umutluyum.

 

Tarıma gelince…

Şu anda hükümetin tarımsal kalkınmada, kırsal kalkınma projeleriyle yüzde 50’yle hibe destekler veriliyor. Belki bunu yüzde 50 gibi hibe olarak görüyor insanlar. Yüzde 50 hibe bile insanları teşvik ediyor. Bu teşvikle de yatırımlar yapılıyor. Yatırımlarla istihdam yaratılıyor. Ama eksikliklerimiz çok. Biz tarımın olsun, pamuğun olsun bunların katma değerini de bizim burada üretmemiz lazım. Örneğin buğday üretiyorsunuz ama bir makarna fabrikamız yok. Bunlar olması gereken şeyler. Buğday burada üretiyor, buğday buradan iç, batı Anadolu’ya gidiyor makarna fabrikalarına. Burada makarna fabrikaları olsun, katma değeri de bize kalsın. Pamuk da öylesine. Pamukta epey gelişmeler oldu ama tekstiliyle tamamen burada yapılması bize hem istihdam açısından hem de ilimize katma değer yönünden çok iyi olacağını düşünüyorum. Çalışmalar devam ediyor. Ümitliyiz. 6. Bölgeden olmamızdan dolayı, teşviklerden dolayı samimi söylüyorum. Çok büyük yatırımlar yapılıyor. 6. Bölgede bu kadar teşvik olmasaydı bu yatırımcılar buraya gelip bu kadar yatırımı yapmazlardı. Bunların hepsi ilimiz için bir şans.

 

Urfa’da bir ekonomi zirvesi yapıldı ve siz orada en çok elektrik sıkıntısını dile getirdiniz. Bu enerji sıkıntının giderilmesi için çalışmalarınız ne aşamada? Geçen yıl çiftçilerin üretimde verim kaybı yaşandığı söyleniyor bu enerji kesintileri yüzünden. Önümüzdeki yıl da çiftçinin böyle bir sıkıntıyla karşılaşmaması için neler yapıyorsunuz? Çiftçi için bir garanti var mı?

Onun garantisini göremiyoruz. Neden göremiyoruz? Elektrikle ilgili her platformda siz ekonomi zirvesinden bahsediyorsunuz, orada bile bunu dile getirdik. Bunun bahsini getirmeden, bu sorunu iletmediğimiz hiçbir kurum kalmadı, hiçbir platform kalmadı. Hepsine iletiyoruz ama görüyoruz da hükümet de işin içinden çıkamıyor. Nitekim ne kadar çıkamasa da çözüm bulunacak. Zaten gelecek yıl da bu sıkıntıları yaşarsak... Bu yıl çok çiftçimiz perişan oldu. Sadece çiftçimiz değil, çok sanayicimiz de perişan oldu. Herkesin makinası var, bilgisayarları var, makine kartları var. Bunların hepsi elektrikli ve elektriklerin gidiş gelişleri kartların arızalanması, sanayinin durması, fabrikanın durması, olumsuz mesai saatleri içerisinde gitmesi demek. Sanayici de çok mağdur durumda, çiftçi de mağdur durumda. Çok bildiğim çiftçiler var, pamuğunu bu sene sürdü adam. Kaldıramadı. Yazık değil mi? O adam orayı sürmüş, tohumuyla, mazotuyla, gübresiyle ekmiş. Ne büyük kayıplar. Bunun içinde tabi yanlışlar da var. Yaşla kuruyu bir arada şu anda bana öyle geliyor, yaşla kuru bir yapılıyor. İşte kayıp kaçak faturalarını görüyorsunuz. Yargı karar verdi. Bunlar hep sorun. Ben şimdi kendi işyerimde kaçak elektrik kullanmıyorsam, evimde kullanmıyorsam başka kullananın kaçak elektriğini niye ödeyeyim? Bunlar yanlış şeyler. İnşallah bunlar düzelir. Tabi sorunlar çıkarsa yetkililerin buna çözüm bulması lazım. Bunları da biz her platformda dile getirmek zorundayız. Gücümüzün yettiği kadar gideceğiz. Pazar günü yine biz bu konuyu bakan beyle konuştuk. Her türlü platformda bunu dile getiriyoruz ve getirmeye çalışıyoruz. Ama karşımıza öyle şeyler çıkıyor ki, biz bakana sürekli bu sorunu anlatırken bir bürokrat oradaydı, dedi ki, ‘biz köye gidiyoruz, adam kuyu suyunu ısıtıyor.’ İşte bunlar yanlış. Biraz önce sözümün başında dedim. Biz vatandaş olarak, halk olarak, insan olarak hepimiz samimi, dürüst, doğru çalışırsak bu sorunlar zaten olmaz. Bütün sıkıntımız bu.

 

Urfa’nın son bir yılını değerlendirirsek ve Urfa’da son yıllarda yaşanan gelişmeleri de göz önünde bulundurursak nasıl geçtiğini düşünüyorsunuz ekonomik açıdan son bir yılın? Gelen sığınmacıların durumunu da dikkate alırsak…

Sığınmacıların durumu tabi ki, etkiliyor. Bırakın kendi ekonomimizi ülkenin ekonomisini etkiliyor. Bunların yaşamlarıyla ilgili yer temin etmeyi, gıda temin etmeyi eğer halk yapıyorsa, eğer belediyemiz yapıyorsa, eğer hükümet yapıyorsa bütün bunlar girdi değil, çıktı bunlar. Bunlar tabi ki, etkiliyor ilimizi. Türkiye’de bütün illere dağılmışlar ama özellikle Gaziantep’tir, Kilis’tir, Şanlıurfa’dır, Hatay’dır esas etkilenen iller bunlar. Bunlar tabi ki, insandır. Biz de bunların yerinde olabilirdik.

 

Lisanslı pamuk deposu konusunda bir çalışmanız var. Bu Urfa’ya nasıl bir katkı sağlayacak? Ülkemiz nasıl 2023 diyor ya, hiç tarih vermeden, bugünü, yarını beklemeden çalışmalarımıza devam ediyoruz. Son üç yıldır da üç tane büyük projemiz vardı. Diğer illerde olduğu gibi bizim ilimizde de borsa olarak çalışmalarımız devam ediyor. Bizim bir vizyonumuz var. Bizim üyelerimiz var. Üyelerimiz kim? Sanayici olsun, Şanlıurfa’nın tüccarı olsun, tarımıyla iştigal eden tüm kesimlere biz bütün üyelerimize tek hedefimiz, üye memnuniyetini, üyeye daha iyi hizmeti nasıl yapabiliriz. Birinci hedefimiz bu. Örneğin eskiden Siverek’e haftada bir tescil memuru gönderiyorduk. Potansiyel olan yerler, işlev gören yerler, tescil işlemi olan üyelerimizle ilgili. Viranşehir’de yoktu fakat biz son üç yıllık çalışmalarımızla şu anda Siverek’te bir yerimiz var, bir tescil şubemiz var. Viranşehir’de bir tescil şubesi açtık. Viranşehir’de tescil şubesinin yanında son teknolojik laboratuvarı kurduk. Kurmamızın sebebi hem üyelerimizi memnun etmek hem de bunun yanında oradaki potansiyel olan ürünlerimizin kalitesini, standardını bizim sanayicimiz, tüccarımız ve çiftçimiz de dahil malın kalitesini bilsin diye. Çiftçimiz sattığı malın kalitesini bilsin. Sanayicimiz sattığı malın ne olduğunu bilsin diye son teknolojik laboratuvarı da kurmuş durumdayız. Yani buğdayı eline aldığı zaman, sattığı zaman, mısırını sattığı zaman mısırın proteini kaçtır, enerjisi kaçtır, bunları bilerek satsın gerçek değerlendirmeler esasında. Orada normalde haftanın her günü mesai saatlerinde şubede memurlarımız bulunmaktadır. Potansiyeli yüksek olan bir ilçemizdir. Tamamıyla üyelerimiz işlemlerini kendi yerlerinde Urfa’ya kadar gelmeden hem tescil işlemlerini hem de laboratuvar ihtiyaçlarını gidermek için açtık. Önümüzdeki günlerde de hangi ilçemizde potansiyel yüksekse orada yapacağız. Çalışmalarımız programlarımızın içindedir. Urfa’da Zahireciler Borsasında tam teşekküllü bir laboratuvarımız ve satış peronumuz var. İmam Keskin Buğday Pazarında da açtık. Orada hem laboratuvarıyla, hem toplantı salonuyla, satışlarla ilgili bütün çalışmaları bitirdik. Organize sanayide bizim şubemiz var. Yani organize sanayi bölgesinden insanlarımız 20 kilometre buraya gelmeden işlemlerini yapabiliyorlar. Özellikle bunları yaparken dışarıya, pazarlara açılabilmek için yapıyoruz. Dış pazarlarla irtibatlı olsun insanlarımız. Dış pazarları bilsin. Bundan 20 sene önce Şanlıurfa’mızda potansiyel dediğimiz Zahireciler Buğday Pazarımızda malımızın yüzde 90’ı buradan Gaziantep’e giderdi, Gaziantep üzerinden Türkiye’ye dağılırdı, İç Anadolu’ya, batıya. Şu anda yine gidiyor fakat nereye gidiyor Gaziantep’in ihtiyacı olan Gaziantep’e gidiyor. Şu anda Şanlıurfalı tüccarlarımız artık tamamıyla dış pazara açılmıştır. Türkiye’nin her iline malını kendi tüccarımız yolluyor. Pamuk da öylesine. Daha önce Adana üzerindendi, şu anda direkt Şanlıurfa’dan. Fıstıkçılarla ilgili çalışmamız var. Şimdi fıstık üreticilerimiz Nizip’e, Gaziantep’e yolluyor, bir kısmı da buraya getiriyor Şanlıurfa Şire Hanı’na. Buradaki tüccarlarımız da yine Gaziantep’e götürüyor. Birkaç tane tesisimiz var burada ama bizim temennimiz borsa olarak çalışmalarımız direkt buradan Türkiye’ye biz pazarlayalım, biz paketleyelim.

 

Urfa fıstığı olarak mı?

Fıstığın geçmişte patenti alınmış. Dünyanın neresine giderseniz gidin o patent Gaziantep fıstığı diye geçiyor. Biz de Urfa fıstığı olarak o ismi alamayız fakat sen paketine Urfa ismini yaz. Gaziantep fıstığına, Urfa fıstığı diyemezsin ama Urfa’dan pazara açın. Ben şimdi şirketimin ismine Urfa fıstığı diyemem ama Urfa’dan diyebilirim. Pazar Urfa’da oluşsun. Onunla ilgili çalışmalarımız var. İnşallah onu da önümüzdeki yıllarda başarırız yeni açılacak olan tesislerimizle birlikte.

 

Beş yıldızlı borsa oldunuz ve akreditasyonu aldınız. Bunun getirisi ne olacak size? Ve yeni binanızı ne zaman hizmete açıyorsunuz?

Beş yıldızlı borsayla ilgili bizim bir hedefimiz vardı. Türkiye’de ne varsa, yedi yıldız varsa yedi yıldız olalım dedik. En iyisi olalım dedik. Onunla ilgili çalışmamız sürüyor. Akıllı binamız son aşamalarda. Tefrişat işleriyle ilgili komisyondaki bütün arkadaşlar çalışıyor. Onun yanında bina tamamladığında önümüzdeki sezonda inşallah yetiştireceğiz. Pamuk korbey salonumuzu açıp Şanlıurfa’dan direkt her tarafa korbey salonumuzdan satış yapılacak. Hedefimiz o. Lisanslı pamuk deposu projemizin ihalesi Avrupa Birliği (AB) tarafından yapılmış. Organize sanayi bölgesinde yeri bakanlığın belirlediği müşavir firmaya teslim ettik. Onlar da müteahhitte teslim ettiler. Onlar da başladılar. Önümüzdeki günlerde de inşallah hububatı bitiririz. Bunları bitirirsek Şanlıurfa Borsası olarak Türkiye’de en gelişmiş borsayla da yarışabilecek seviyede olacağımıza inanıyoruz. Bu üç büyük projemiz hiçbir borsada yoktur. Onu iddia ediyoruz.

 

Hangi projeler bunlar?

Akıllı binamız, pamuk ve hububat lisanslı depoları projelerimiz.

 

Maliyeti ne kadar bunların?

 

Hububat lisanslı depomuz 9 milyon 600 bin avroluk bir projeydi. Pamuk lisanslı depomuz da 9 milyon 300 avroluk bir projeydi. Bizim borsa binamızda daha bitmedi ama tahminime göre 14-15 milyon TL’yi bulacak diye düşünüyorum. Bina hariç diğerlerinin hepsi yüzde 100 hibe. Hibe derken kamuoyu bilsin, bu projelerin yerlerini, arsalarını, projelendirmelerini diğer bütün girdilerini biz borsa olarak kendimiz yaptık. Onlar da basit rakamlar değil, büyük rakamlar. Bizler kalıcı değiliz ama bunlarla Urfa’ya bir eser bırakmak istiyoruz. İlk başta hükümetimizin bunlara bir katkısı var. Onlara teşekkür ediyorum. Sanayi Bakanlığımızın katkısı var bunda. AB’nin katkısı var. Sanayi Bakanlığı ve AB’nin çalışanlarına ve bizim bu projedeki koordinatörümüz Turan Hoca’mıza, çalışan ve projemize emeği geçen borsa personelime ve meclis üyelerime, yönetim kuruluma hepsine teşekkür ediyorum. 

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6