Öne Çıkanlar engelliler mersin ilk yarı Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları atamaları suruç ovası

İstenen krediyi halk bir kez daha verdi

MUSTAFA ARISÜT/RAKAMLARLA TÜRKİYE VE ŞANLIURFA SEÇİM ANALİZİ –I-

 

AK Parti kurulduğu ilk yıllarda dillendirdiği ilkelerini unutmuş, 2004’de peş peşe gerçekleştirdiği reform paketlerini rafa kaldırmış, halkın taleplerinden çok “Saray”, “Başkanlık”, “Diyanet başkanının makam aracı” gibi konulara saplanıp kalmıştı. Büyük bir risk alıp, yarıda bıraktığı Çözüm Süreci hiç olmadığı kadar kötü bir noktaya dayanmış, hemen hemen her gün ölüm haberleri gelmeye başlamıştı. Kötüye giden ekonomi, “yolsuzluk” iddialarının üzeri örtülmeye çalışıldıkça daha da kötüye gitti. “Komşularla sıfır sorun” diye ortaya çıkılmış, ancak neredeyse ilişkilerde sorunsuz komşu kalmamıştı. Bu konular başta olmak üzere birçok yanlışla beraber iktidara geldiği 3 Kasım 2002’den bu yana ilk kez 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde ibreler aşağıyı göstermiş ve ağır bir yenilgi almıştı. 

DİĞER PARTİLER AĞIR ŞARTLAR SÜRDÜ

AK Parti, elde ettiği 258 vekil sayısı ile Hükümeti kuramayınca, diğer partiler de karşısına koalisyonu kurmak için ağır şartlar sürerek çıktı. Diğer partilerin en olmazsa olmaz şartı ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Hükümet arasına mesafe konulması konusuydu. AK Parti bu şartı kabul etmedi, bu nedenle geçici seçim hükümetini kurmayı tercih etti ama seçim meydanlarına da Erdoğan’ı pek yaklaştırmadı. 7 Haziran genel seçimlerinin aksine Erdoğan, sadece birkaç ilde düzenlenen mitinge katıldı. Televizyonlara da ara ara çıktı ama seçim sürecinde yurt dışı gezilerine de ağırlık verdi. Ve 1 Kasım’daki başarının en büyük sırrı, ekonomik vaatler oldu. Tam da ekonomi kötüye giderken halkın refah düzeyini yükseltecek ve herkesi kucaklayacak seçim vaatlerinde bulunuldu. Siyasi rakipleri daha büyük vaatlerde bulunuyordu ancak onlar inandırıcılıklarını kaybetmişti. Ama AK Parti’nin ilk yıllarını bilenler bunların gerçekleşebileceğini de düşündü. 1 Kasım erken genel seçimlerinde başarıya götüren birinci etken ekonomik vaatler, ikincisi ise yanlışlardan ders çıkarıldığının sık sık dillendirilmesiydi.

AK PARTİ, SAADET’TEN BİLE MEDET UMMUŞTU

Seçim öncesi kamuoyu araştırma şirketlerinin de ortaya koyduğu kötü tablo sonucu, Hükümeti kurmak için tek başına yeterli çoğunluğu elde edemeyeceğini düşünen AK Parti, Saadet Partisi’ne de ittifak konusunda yeşil ışık yaktı. Devreye giren Fazilet Partisi’nin eski genel başkanı Recai Kutan, Saadet’in AK Parti’ye katılması konusunda çok çaba sarf etti. Saadet’in 20 vekil adayının kesin kazanabilecek yerlerden aday gösterilmesi talebi ve kazandıktan sonra grup kurmak üzere ayrılmak istemeleri görüşmeleri koparma noktasına getirdi. AK Parti’nin kurmaylarından Faruk Çelik devreye girdi. Saadet 10 vekil adaya bile razı oldu ama seçildikten sonra istifa edeceklerini belirtmeleri AK Parti’yi korkuttu. Özellikle de Erdoğan’ın devreye girerek, “10 vekil çıkarırlarsa AK Parti’den de 10 vekil koparabilirler, dolayısıyla grup kurup sürekli bize muhalefet ederler” şeklinde karşı çıkışı olduğu iddia edildi. Sadece 2 vekil kontenjanı önerilen Saadet yollarını ayırdı. AK Parti’ye de seçim sonucuna razı olmak düştü.

2011’DEN 2015’E GÖSTERGELER NASIL DEĞİŞTİ

7 Haziran 2015 genel seçimlerinin ardından 2011 yılında yüzde 49,95 oranında oy alan AK Parti,yüzde 40,87’ye; yüzde 25,94 oy alan CHP 24,95’e gerilemişti. MHP ve HDP ise 7 Haziran’da çıkış yapan partiler olmuştu. 2011’de yüzde 12,98 oy oranı elde eden MHP, 7 Haziran’da yüzde 16,29’a; Bağımsızlar olarak girdiği seçimde yüzde 6,58 alan HDP, parti olarak girdiği 7 Haziran’da yüzde 13,12 oranına oyunu yükseltmeyi başarmıştı. CHP, 2011 yılından beri birkaç puanı gidip gelen bir parti. Ancak AK Parti, 7 Haziran başarısızlığının ardından yaşadığı şoku atlatmakta güçlük çekmişti. MHP ve HDP’nin 7 Haziran sevinci sadece 5 ay sürdü. CHP hariç her üç parti için de ibreler 1 Kasım erken genel seçimlerinde tersine döndü. AK Parti’nin aldığı oy oranı tekrar 2011 seçimlerine yakın bir oranla yüzde 49,48’a çıktı. MHP, yaklaşık yüzde 1’lik oranla 2011’in de gerisine giderek 1 Kasım’da yüzde 11,90 oy alabildi. HDP de kendisine verilen emanet oyları kaybederek yaklaşık yüzde 2,37 oy oranı ile gerileyerek 1 Kasım’da yüzde 10,75 oy oranına ulaştı. HDP, seçim barajı olan yüzde 10’luk seviyeyi neredeyse kıl payı aşmış oldu. CHP ise, 1 Kasım’da aldığı yüzde 25,31 oy oranı ile 2011’in biraz gerisine, 7 Haziran’ın ise biraz önüne geçebildi. 

SEÇİM HÜKÜMETİYLE EKONOMİ DİBE VURDU

Meclis’teki sandalye dağılımı da bir kez daha tamamen değişti. 2011 yılında AK Parti’nin 327 olan sandalye sayısı 7 Haziran’da 258’e, 135 olan CHP’nin ise 132’ye düştü. 2011’de 53 sandalye sayısı elde eden MHP ile baraja takıldığı için Bağımsız seçime girip 36 sandalye sahibi olan HDP her biri 80 sandalye elde etmişti. Hükümeti kurmak için 276’yı bulamayan AK Parti ile diğer partiler arasında uzlaşma sağlanamadığından yeniden seçim kararı alınmış ve Seçim Hükümeti kurulmuştu. Ülke yaklaşık 5 aydır Seçim Hükümeti ile ayakta durmaya çalışıyor ancak başta terör ve çatışmalı ortam olmak üzere birçok kaos ortamından dolayı ekonomi adeta dibe vurmuştu. Enflasyon hızla artıyor, işsizlik büyüyor, yatırımlar durma noktasına geliyor, Türk Parası yabancı paralar karşısında hızla değer kaybediyordu. AK Parti de, Ahmet Davutoğlu genel başkanlığında aynı zamanda geçici Hükümet Başbakanı da olarak ekonomik refah düzeyini yükseltecek vaatlerle ortaya çıktı. Her kesime yönelik ekonomik paketler geliştireceklerini söylediler. 7 Haziran’da, 17 ve 25 Aralık Operasyonuyla yıpratılmaya çalışılan ve Başkanlık Polemiği ile gündeme gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Kasım için seçim meydanlarına pek inmedi. Daha çok Davutoğlu ipi göğüsledi. “Tek Başına İş Başına” sloganlarıyla meydanlarda karşılanan Davutoğlu, Ankara’daki patlamaya rağmen birkaç günlük aranın ardından seçim mitingleriyle tüm illere yetişmeye çalıştı.

AK PARTİ, EN YAKIN RAKİBİNİ İKİYE KATLADI

Hem AK Parti’nin 7 Haziran dersini aldığını söylemesi hem de halkın Hükümetsiz gidişatı engellemek istemesi üzerine aranan kan 1 Kasım seçimlerinde bulundu. AK Parti 2011’deki kadar olmasa da, 7 Haziran’daki 258’in çok üzerinde sandalye sayısı ile Meclis’e girmeyi başardı. Tek başına Hükümeti kurmak için gerekli 276’yı çok aşarak 317 vekili Meclis’e koymayı başaran AK Parti, rakiplerine de büyük fark atmış oldu. En yakın siyasi rakibi olan CHP, AK Parti’nin yarısından daha az olan 134 sandalye sayısı elde edebildi. MHP, elde ettiği 40 vekille kaybettiği sandalye sayısı ile kalmadı Meclis’in üçüncü partisi olma özelliğini de 59 vekil kazanan HDP’ye kaptırdı. Özetle 1 Kasım erken seçimleri AK Parti’ye 317, CHP’ye 134, HDP’ye 59, MHP’ye 40 vekil getirmiş oldu.

 

DEVAMI YARIN

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.