UA-89691712-1
Öne Çıkanlar gündem TVF DİİKAT meclis başkan vekili ağaçları kestiler

'Kadın cinayetleri toplumsal bir sorundur'

(Ali DEMİR-İPEKYOL)

Mersin’de katledilen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan için tepkiler gelmeye devam ediyor. Urfa’da Şanlıurfa Barosu, CHP, HDP, DBP, EMEP, Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği, İnsan Hakları Derneği, KESK, MAZLUMDER, TMMOB, SES, Eğitim-Sen, KAMER ve ÇATOM'un da aralarında bulunduğu kuruluşlar Ali Şelli Parkı’nda bir araya geldi. Buradan yürüyüşe geçen ve sık sık ‘Kadına uzanan eller kırılsın’, ‘Kimsenin namusu olmayacağız’, ‘Özgecan vicdandır, vicdanına sahip çık’, ‘Erkek vuruyor, devlet koruyor’ şeklinde slogan atan, ‘Kadın cinayetleri politiktir’, ‘Kadın şiddetine dur de’, ‘Yasta değil isyandayız’ pankartları taşıyan grup Ahmet Bahçıvan İş Merkezi önünde bir basın açıklaması yaptı. Grup adına basın açıklaması yapan Avukat Esra Yurum, “Özgecan Aslan'a tecavüz etmek isteyen, katleden insanlıktan çıkmış, insanlık düşmanı canavarları nefretle kınayarak başlamak istiyorum” dedi.

 

‘BIÇAK KEMİĞE DAYANMIŞTIR’

“Özgecan'ın şahsında tecavüze uğrayan ve katledilen tüm insanlıktır” diyen Yurum, “Kadınlara karşı işlenen suçlar, kadın katliamları, intihar ve cinayet olayları ülkemizde son yıllarda azalmak ve sona ermek şöyle dursun, her ölüm gerekçelendirilmeye çalışılmış ve sorun kadının kendisinde aranıp, bu nedenle gerçek çözümden uzaklaşılmış ve son birkaç yıl içerisinde hızla artış göstererek bir cins kırımı boyutuna ulaşmıştır. Bu olaylar kamuoyu vicdanında derin yaralar açmış; artık hiç kimsenin kadın katliamlarına tahammülü kalmamış, Türkiye’deki kadın katliamlarında bıçak kemiğe dayanmıştır” dedi.

 

‘26 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ’

Son yıllarda Türkiye’de kadınlara yönelik şiddet ve ölüm oranlarına ilişkin rakamları paylaşan Yurum, bu tür eylemlerin kadın düşmanı zihniyetten beslendiğini kaydetti. Yurum, “Bu ülkede erkekler sadece geçtiğimiz ayda, 26 kadın öldürdü; yedi kadına tecavüz etti; 24 kadına zorla fuhuş yaptırdı; 36 kadın ve kız çocuğunu yaraladı; 13 kadın ve kız çocuğuna cinsel tacizde bulundu. Bir o kadar çocuk istismara uğradı. Kadına yönelik şiddet yüzde 1400 ve kadın ölümleri yüzde 37,kadın intiharları ise yüzde 50 oranında artış göstermiştir. Söz konusu bu rakamlar ise elimize ulaşan verilerin bir kısmı olup siyah sayıların mevcudiyeti de yadsınamayacak orandadır. Yerler, failler farklı olsa da şiddet uygulayan erkeklerin konuştukları ortak dil erkek egemenliğinin dilidir. Bunların kadın kimliğini ve özgürlüğünü ret eden kadın düşmanı zihniyetten ve uygulamalarından beslendiği ve güç aldığı kesindir” diye konuştu.

 

İNTİHAR VAKALARI

Urfa’ya ilişkin kadınlara yönelik şiddet ve intihar vakalarını da hatırlatan Yurum, “Şanlıurfa’da 61 intihar vakasının yüzde 55.7’sini kadınlar oluşturmaktadır. İlimizde son dönemlerde artan intihar vakaları ve kadın ölümleri dikkat çekicidir. En son Siverek ilçesinde sayısız kez bıçaklanarak yol kenarına atılan genç kadın ve Hilvan’da zorla evlendirilmek istendiği için ümitsizlik ve çaresizlik içerisinde kendi elleri ile canına kıymaktan başka çare bulamayan çocuk yaştaki genç kadına yönelik şiddetin en vahim örneklerindendir” dedi.

 

İDAMIN YENİDEN GETİRİLMESİ

Seçime üç ay kala meclis de kurulan Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Komisyonu’nun çalışmalarını da eleştiren Yurum, “Hükümetin kadın katliamlarını durdurmak için atması gereken pek çok öncelikli somut adım olduğu halde; birilerinin acımızı isyanımızı bile yaşamamıza izin vermeksizin bu tecavüz ve cinayetleri bile aleyhimize kullanmak için fırsatçılık yaparak idam çığırtkanlığı yapmışlardır. Bunları önlemenin yolu idamı yeniden getirmek değil. İran'da, Afganistan'da ABD'de idam cezası var. İran'da tecavüzcüsünü öldürdüğü için idam edilen Reyhaney Jabbari'nin fotoğrafları zihnimizden hiç silinmeyecek” diye belirtti.

 

‘TOPLUMSAL ÖNLEMLER ALINMALI’

 

Faillerin Türk Ceza Kanunu'nun öngördüğü en ağır yaptırımla cezalandırılması, soruşturmanın ve dava sürecinin kamuoyu takibine izin verecek şeffaflıkla ve hukuka uygun biçimde yürütülmesini talep ettiklerini, bu ve benzeri olayların tekrar etmemesi için tüm ilgili kurumları acilen sorumluluk almaya davet ettiklerini kaydeden Yurum, sözlerini şöyle tamamladı: “Özgecan Aslan cinayetinin sıradan bir adli vakanın çok ötesinde yıkıcı sonuçlan olan toplumsal bir soruna işaret ettiğini biliyoruz. Kadın cinayetlerinin, kadına yönelik şiddet olaylarının hiçbiri münferit değildir. Kadın cinayetleri ve intiharları toplumsaldır, çözümüne yönelik toplumsal önlemler alınmalıdır. Bu bağlamda kadının yaşam hakkını korumak, sağlamak kadının görevidir. Konu tamamen kamusal bir zeminde, bireysel haklar üzerinden ele alınmalıdır. Ayrıca kadınların toplumsal hayatta sosyal ve ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirecek düzenlemeler de yapılmalıdır. Kadına özgü sorunları kadın bakış açısı ile sahiplenen ve çözümler üreten Kadın Bakanlığı kurulmalıdır. Son olarak; kadın cinayetlerini cins kırımlarını ve erkek egemen zihniyeti tekrar nefretle kınıyoruz. İçimize kadar sızan bu kirli zihniyetleri bertaraf etmeye toplumun tüm kesiminden herkesi davet ediyoruz. Tüm kadın katliam ve intiharları sona erinceye dek mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi belirtmek istiyoruz.” Sık sık alkışlarla kesilen basın açıklamasının ardından Özgecan Aslan için bir şiir okundu, daha sonra grup sessiz bir şekilde dağıldı. 

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.