Öne Çıkanlar meclis başkan vekili hazırlık dava ağrı boğulma

Keklik: Tasarı algı yönetiminin son örneğidir

(Mehmet ÇİÇEK-İPEKYOL)

Kamuoyunda İç Güvenlik Yasası olarak bilinen ‘Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın görüşmelerine Meclis Genel Kurulunda başlandı. Mecliste oldukça sert tartışmalara neden olan yasa tasarısına meclis dışından tepkiler gelmeye devam ediyor. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Şanlıurfa Şubeler Platformu Üyeleri Ahmet Bahçıvan İş Merkezi önünde bir araya gelerek yasa tasarısının geri çekilmesini talep etti. Burada KESK Urfa Şubeler Platformu adına Eğitim-Sen Urfa Şubesi Eş Başkanı Mehmet Keklik bir açıklama yaptı. Keklik, “Özü itibariyle AKP'yi koruma ve kollama yasası olarak hazırlanan tasarı 12 Eylül cunta anayasasından bile geri olmasının yanı sıra uluslararası sözleşmeleri de ayaklar altına almaktadır. Kısa süre önce ‘Kanun mu hukuk mu derseniz ben hukuktan yanayım’ diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ve bilgisiyle hazırlanan tasarı söylediklerinin tam aksine kanun ve polis devleti rejimini ve uygulamalarını kurumsallaştırmaya, yaygınlaştırmaya yöneliktir” dedi.

 

ALGI VE MANİPÜLASYON

Tasarıyı algı yönetimi ve manipülasyonun son örneği olarak nitelendiren Keklik, tasarının yasalaşması halinde bütün temel hak ve özgürlüklerin askıya alınacağını kaydetti. Keklik,

“Tasarının temel hak ve özgürlükleri askıya alan, içeriğini es geçerek bonzai satışını, molotof kullanımını ve eylemlerde yüzün çeşitli araçlarla gizlenmesini engellemeye yönelikmiş gibi sunmak kocaman bir yalandan ibarettir. Her üç konuda da yasalar mevcut olup yüzlerce çocuk taş ya da molotof attıkları iddiasıyla cezaevlerine atılmış, onlarca yıllık cezalar verilmiştir. Bırakalım yüzünü gizlemeyi sırf boynunda puşi olduğu için aylarca cezaevine konan Cihan Kırmızıgül’e 11 yıl ceza verildiğini unutturacaklarını sanıyorlarsa aldanıyorlar. Sorun uyuşturucu ve bonzai satışı ise tek bir maddelik düzenleme getirsinler sonuna kadar destekleyelim. Meselenin bunlar olmadığı, her üç konuyu öne sürerek kamuoyu desteği sağlamayı amaçladıkları açıktır. Kaldı ki, kanun yapma tekniği açısından bu durum AKP ile özdeşleşmiş olup tüm torba kanunlarda aynı yol izlenmektedir” diye konuştu.

 

KAMU GÜVENLİĞİ

Tasarı ile sıkıyönetim uygulamalarının olağan hale getirilmek istendiğini vurgulayan Keklik, “Tasarı çok açık şekilde yükselen toplumsal muhalefete, sendikal örgütlenmelere, hükümet protestolarına ve Kürt halkının temel hak ve özgürlükleri için yürüttüğü mücadeleye saldırı amacı gütmektedir.

Tasan ile hayata geçirilmek ve ‘kamu güvenliği' yalanıyla gizlenmek istenen tedbirler açıkça faşizan tedbirlerdir. Tasarının devletleşen AKP'nin dokunulmazlığını saldırgan bir biçimde pekiştirmek dışında hukuksal ya da siyasal bir değeri bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.

 

‘ŞAFAK OPERASYONLARI’

Tasarının yasallaşması durumunda tüm toplumsal muhalefetin darbe dönemlerini bile aratacak bir saldırı altında olacağını dile getiren Keklik, söz konusu tasarı ile ilgili çekincelerini sıraladı. Keklik, “Kısa süre önce çıkan yasa ile ‘makul şüphe' standardına geri dönülmesi de gözetildiğinde basın emekçilerine, avukatlara, sendikacılara, üniversitelilere, kadınlara yönelik ‘şafak baskınları’ yaygınlaşacak, toplu tutuklamalar sıradanlaştırılacaktır. Soruşturma sırasında 'el koyma' yetkisi genişletildiğinden, gerçek ve tüzel kişi muhaliflerin malvarlıklarına da el konularak çok yönlü faşizan bir baskı kurulacaktır. Dinleme, gizli soruşturmacı kullanma ve teknik takip yetkileri genişletilecek, sahte ve hukuk dışı kanıt yaratma faaliyeti sistematikleştirilecektir.

Avukatların soruşturma dosyasına ulaşım hakkı, ‘gizlilik’ kararları ile ortadan kaldırılacağından, savunma hakkı ihlalleri yaygınlaşacaktır. Polise 24-48 saatlik bağımsız gözaltı yetkisi verilmesi yoluyla yargı devre dışı bırakılacağından ve savcıların polis gözaltlarıyla ilişkisi kesileceğinden kayıt dışı gözaltılar, kaçırma, yok etme, infaz, işkence uygulamalarının önü açılacaktır” diye belirtti.

 

TOPLUMSAL PATLAMA

Toplumun baskıcı politikalara karşı patlama noktasına geldiğini aktaran Keklik, tasarıya karşı mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti. Keklik sözlerini şöyle tamamladı: “AKP'nin 14 yıllık baskıcı politikaları artık toplumu bir sosyal patlama noktasına getirmiştir. Aynı politikalarda ısrar edilirse hiçbir kanunun bu patlamayı durduramayacağı tarihsel gerçekliklerle sabittir. Dolaysıyla AKP'nin emek ve demokrasi mücadelesine karşı hukuk tanımaz politikasının ve otoriter karakterinin yansıması olan yasa tasarısı derhal geri çekilmelidir. Hükümete sesleniyoruz, temel hak ve özgürlükleri askıya alan bu sıkıyönetim yasasını derhal geri çekin. Halklarımızın ve emekçilerin ihtiyacı yeni bir Hitlerin SS yasası değil barış ve demokrasinin tesisine yönelik düzenlemelerdir.

 

Bizler emek ve demokrasi güçleri olarak tasan geri çekilinceye ve anti demokratik uygulamalara son verilinceye kadar ülkenin dört bir yanında alanlara çıkarak mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.” Açıklama sırasında sık sık ‘AKP al yasanı başına çal’, ‘Direne direne kazanacağız’, ‘Baskılar bizi yıldıramaz’ gibi sloganlar atan grup, beş dakikalık oturma eyleminden sonra sessizce dağıldı. 

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.