Öne Çıkanlar KLASİĞİ seçim süreci bilgisayar desteği kültür ve turizm bakanlığı araç kaza yaptı

Paket en çok Urfalı aileleri sevindirdi

ŞAHİN ÖZNUR/İPEKYOL

Başbakan Ahmet Davutoğlu, ailenin korunması programı çerçevesinde hazırlanan yeni paketi açıkladı. Üç bileşen altında toplanan programda 38 eylem bulunuyor. Çalışma öncesinde Türkiye'nin risk haritası oluşturulacak ve 500 aileye bir sosyal destek uzmanı düşecek. Kurulacak sistem ile aileler tespit edilecek ve aile daha talepte bulunmadan yetkililer ebeveynlere ulaşarak sağlanacak imkanları anlatacak. Program kapsamında 7 bin personel istihdam edilecek. Bu personeller mobil erişim cihazları ile ailelere sürekli ulaşır pozisyonda olacak. Pakette herkesi ilgilendiren iyileştirmeler var ama özellikle doğurganlık hızı en fazla olan Şanlıurfa’yı ilgilendiren konular daha da fazla.

 

İŞTE BAŞBAKAN DAVUTOĞLU’NUN AÇIKLAMASINDAN NOTLAR:

“Çocuk ebeveyn döneminde 30 saat çalışma hakkı getireceğiz.

Anne doğum esnasında hayatını kaybederse aynı haklar babaya sağlanacak.

Memurlar için prematüre doğumlarda aynı haklar sağlanacak.

Babalık izinleri yeniden düzenlenecek işçiye beş gün doğum izni verilecek.

Çocuğun engelli olması halinde ebeveynlerden birine 10 gün izin verilecek.

 

DOĞUM İZNİNE DÜZENLEME

Doğum nedeniyle ücretsiz izinlerde derece kademelendirme uygulamasına geçeceğiz. Burada ücretsiz bir uygulama olacak. Bu yeni düzenleme ile borçlanma yapmaksızın derece ve kademe ilerlemesini sağlayacağız.

Erkekler askerden kazandığı kademe için kadınlar da doğum nedeni ile aynı haklardan istifade etme hakkına sahip olacaklar.

İkinci olarak, doğuma bağlı yarı zamanla çalışma konusunda düzenlemeler yapacağız. Analık izni bitiminden sonra ilk çocuk için iki ay, ikinci çocuk için dört ay, üç ve üzeri çocuklar için altı ay olmak üzere yarı zamanlı çalışma imkanı getireceğiz.

Tam ücret alarak yarı zamanlı çalışacaklar.

Kadınlarımıza destek olma konusunda bir dizi önlem alacağız. Ücretsiz izinlerde derece kademe ilerlemesi sağlanacak.

Doğum sonrası ilk çocuk için iki ay iki çocuk üç ay dört çocuk sonrası altı ay yarı zamanlı çalışma hakkı tanınacak ve ücrette bir azalma olmayacak biz bu farkı devlet olarak karşılayacağız. 0-12 ay evlat edinenler için de bu geçerli olacak ve çoğul gebeliklerde bu süre uzayacak.

 

DOĞUM YAPANA PART-TIME ÇALIŞMA İMKANI

Doğum nedeni ile yarı zamanlı çalışma konusunu çalışacağız.

Yapacağımız düzenleme ile yarı zamanlı çalışma imkanı getireceğiz.

Yani anneler isterse yarı zamanla mesai yapmak suretiyle geri kalan zamanda çocuklarının yanında olacak ve aradaki fark kesintiye uğramayacak ve tam ücret alacaklar.

Yarı zamanı işveren, izinli sayılan zamanı ise biz devlet olarak karşılayacağız.

Evlat edinenleri de aynı kapsama alacağız.

Çoğul gebelik halinde her çocuk için bu zaman da bir ay uzatılacak.

 

ANNE ÇOCUĞUYLA MESAİ YAPABİLECEK

Çocuk okul çağına gelene kadar ebeveynlere kısmi çalışma izni getireceğiz.

Ebeveyn işinden olmayacak iş garantisi devam edecek profesyonel hayattan kopmayacak çocuğunu da hayata hazırlayacak.

Anneler istemeleri halinde günlük sekiz saat mesailerinin dört saatini çocuklarının yanında geçirebilecek. Bu yarı zamanın ücretini işveren, geri kalanını devlet olarak biz karşılayacağız.

Çoğul gebelik halinde bu süreler birer ay uzatılacak.

 

ÇOCUK OKULA GİDENE KADAR KISMİ ÇALIŞMA

Çocuk okul çağına gelene kadar ebeveynlere kısmi çalışma hakkı getireceğiz. Bu 300 saate kadar olacak.

Buradaki fark şu: Çocuk 5,5 yaşına kadar, 'ben çocuğumla kalmak istiyorum, eğitimiyle ilgilenmek istiyorum, onu eğitime hazırlamak istiyorum' diyen annelere, ebeveynlere 30 saate kadar kısmi çalışma hakkı getireceğiz.

 

BELEDİYELERE KREŞ ZORUNLULUĞU

Kreş ve bakımevlerinin vergi teşviklerinden istifade edeceğini, böylece çalışan kadınların çok daha iyi şartlarda çocuklarını bırakabilecekleri ortamların oluşturulacağını, belediyelere kreş ve gündüz bakımevi kurma yükümlülüğü getirilecek.

Prematüre doğum, evlat edinme halinde izin haklarını yeniden düzenliyoruz. Anne doğum anında çocuğunu kaybederse izin hakkını baba kullanabilecek. Memurlara prematüre doğumlarda ilave izin vereceğiz.

Babalık izinlerini yeniden düzenleyeceğiz. İşçi eşinin doğum yapması halinde beş gün izin verecek.

 

ANNEYE VERİLEN HAKLAR BABAYA GEÇECEK

Anne doğum esnasında hayatını kaybederse aynı hakları babaya sağlayacağız.

Bu da anne vefatından doğacak merhamet eksikliği bebekte ortaya çıkmasın.

Bu hakkı işçi kardeşlerimize de veriyoruz. Memurlar için buna ek olarak izin de sağlıyoruz.

7,5 aylık doğum olmuşsa 1,5 aylık dönem de bu izinlere eklenecek.

 

ENGELLİ BEBEK DOĞUMLARINA DÜZENLEME

Prematüre doğum, izin haklarını yeniden düzenliyoruz.

Çocuğun yüzde 70 engelli olması durumunda ebeveynlerden birine 1 yıl içinde 10 güne kadar ek izin getiriyoruz.

Ebeveynlerden birine hangisi müsaitse 10 güne kadar izin kullanabilecek yakınını çocuğunu hastanelere götürebilecek ve ayrıca izin talebine ihtiyaç kalmayacak.

 

DEVLET ANNELERE ALTIN TAKACAK

Şu anki uygulamalara baktığımızda kendisi ve eşi kamuda çalışanlara doğum parası babanın hesabına yatıyor. Buna düzenleme getiriyoruz. Önce bu parayı annenin hesabına yatıralım. Anne çalışmıyorsa çek gönderelim dedik.

Daha sonra bu memurlar için olan bu uygulama tüm anneler için ilk çocukta 300 ikinci çocukta 400, üçüncü çocuk için 600 TL ödenecek.

Yani her bir anneye doğum gününde bu hediye takdim edilecek.

Gündüz bakım evlerini yaygınlaştırmak için vergi teşviği getirilecek.

Belediyelere kreş ve gündüz bakımevi açma zorunluluğu geliyor.

 

ÇEYİZ YARDIMI

Gençlerde evliliği teşvik etmek için çeyiz modeli geliştirilecek. Evlilik günü geldiğinde ebeveynlere çeyiz hesabı düşünüyoruz. Ebeyn bu hesaba ne kadar yatırmışsa çocuğu evlenene kadar devlet yüzde 15 katkı yapacak. 100 bin TL biriktirene 15 bin TL devlet katkı yapacak.

Kötü alışkanlıkları azaltmak için daha etkin çalışma yapacağız. Uyuşturucu ve istismasara yönelik çocuk destek merkezleri kuracağız. ANKA programını da bu merkezlerde uygulayacağız.

Aile hizmet danışmanları gibi evlilik öncesi eğitim merkezlerini yaygınlaştıracağız.

Anne ve bebeğin ihtiyaçlarını karşılayacak düzenlemeler getireceğiz.

Engelli ve yaşlı dostu şehir modelleri geliştireceğiz.

Yaşlı hizmet merkezlerinin sayısını ve faaliyetlerini de arttıracağız.

Ayrı bir kampanya başlatarak kadına ve çocuğa karşı şiddet noktasında bir seferberlik başlatacağız.

Bir iki ay içerisinde bu uygulamalar yasal zemini oluşturulup başlatılacak.”

 

PAKET EN ÇOK URFALI AİLELERE YARAYACAK

Başbakan Davutoğlu’nun açıklamasının ardından gözler Türkiye’de doğurganlık hızının en yüksek olduğu il olan Urfa’ya çevrildi. Zira Urfa genelinde doğurganlık hızı aile başı 4,31 çocuk olarak kayıtlarda geçiyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2013 verilerine göre doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 4,31 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa’yı 4,08 çocuk ile Şırnak, 3,9 çocuk ile Ağrı ve 3,66 çocuk ile Siirt izliyor. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,43 çocuk ile Kırklareli. Bunun yanı sıra kaba doğum hızının illere göre incelenmesinde de 2013 yılında kaba doğum hızının en yüksek olduğu il yüzde 33 ile yine Şanlıurfa yer alıyor.

 

COŞKUN: İNŞALLAH BAŞBAKANIN DEDİĞİ GİBİ GERÇEKLEŞİR

Memur-Sen İl Temsilcisi İbrahim Coşkun, paketin içeriğini olumlu bulduklarını ve aileler adına sevindirici olduğunu kaydederek, “Bu paket gerçekten aileler için sevindiricidir. Dolayısıyla devlet belki olması gerekeni yapıyor. Ailenin korunması konusunda, kadınların çalışma hayatının korunması, genç nüfusun oluşturulması ile ilgili çalışma tüm bunlar olumlu adımlardır. Biz de destekliyoruz. Özelikle doğurganlığın teşvik edilmesinde ailelere ciddi imkanlar sağlanması önemlidir. İnşallah uygulamada da sıkıntılar veya aksaklıklar yaşanmaz. Aynen başbakanın söylediği gibi gerçekleşmesini umuyoruz. Özellikle kadınların çocukları ile zaman geçirmesi, çocuğu iyi yetiştirmesi, ilkokula kadar hazırlama evresi, ailenin çocuğa vereceği önem ve değer oldukça önemlidir. En azından çalışan kadınlar bu sorunu da bu şekilde gidermiş olurlar.” dedi.

 

‘GENÇ NÜFUSUMUZUN SAYISI ARTACAK’

Kadınlara yönelik düzenlemenin özel sektörde sıkıntılı olabileceğini ifade eden Coşkun, “Kadının çalışma hayatındaki düzenlemeler de önemlidir. Yarı gün çalışma ve diğer günün çocukla geçirilmesi gelecek nesillerin daha sağlıklı oluşturulması açısından önemlidir. Kadına da hem çalışma hakkı tanınacak ve hem de çocuğuna ilgi göstermesi sağlanmış olacak. Düzenleme nüfus dinamizmi açısından da genç nüfusun oluşumu ve teşviki açısından da önemlidir. Gelecekte genç nüfusumuzun sayısı artacak ve inşallah daha sağlıklı bireylerle ülke daha iyi konumlara ulaştırılacaktır. Belki bu özel sektör açısından sıkıntı oluşturulabilir. Çünkü özel sektör daha çok iş daha çok para anlamında eleman çalıştırıyor. Dolayısıyla bu hesabın iyi yapılması gerekiyor. Denetim mekanizmasının daha iyi olması gerekiyor.”diye konuştu.

 

ÖZBİNGÖL: KADININ OLDUĞU YERDE KREŞ OLMALI

Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Avukat Sevda Çelik Özbingöl ise, kreş konusundaki çalışmayı olumlu bulduklarını ancak kadının olduğu her yerde kreşin yaygınlaşması gerektiğini belirtti. Özbingöl, “Çalışan kadınların sorunlarının çözümü için ciddi bir mesai harcanması gerekiyor. Kadının gerek toplum içerisinde gerekse iş hayatındaki sistemin değiştirilmesinden yanayız. Ama bunu kadını çalışma yaşamından sürükleyecek veya uzaklaştıracak bir politika bildirisi içinde yapmak yanlıştır. Başbakan Davutoğlu’nun bugün açıkladığı gibi kreş benzeri çalışmalar kadının çalışma hayatını kolaylaştıran uygulamalardır. Biz sadece kurumlarda değil belirli bir sayıda kadın işçiyi istihdam eden her yerde kreş zorunluluğunun uygulanmasından yanayız. Belediyelerde ve 50’nin üzerinde çalışan kadının olduğu yerde kreş olması zorunludur. Bu çalışan kadının sosyal yaşamın içinde var olmasını, çalışan kadına yönelik uygulanan bir politika olarak düşünüyoruz.” dedi.

 

‘KADININ İŞSİZLİĞİ PEKİŞECEK’

Dernek olarak önerilerini de sıralayan Özbingöl, şunları kaydetti: “Kadına yönelik bir çalışma yürütülürken kadın sorunu ile ilgili asıl konu merkezi politikaların geliştirilmesidir. Bunlardan biri de devlet eliyle geliştirilecek bu tür hizmetlerdir. Ama kadını doğurganlığa teşvik eden, kadını sosyal yaşamdan ve ekonomik yaşamdan uzaklaştıran politikaları desteklemiyoruz. Mesela çocuk doğuran kadına bir çeyrek altın vermenin,sosyalleştirilme ve toplumsallık yönünden somut bir sebep ve açıklaması yok. Onu mantıklı bir çerçeveye oturtamıyoruz. Bu kadını sosyal yaşamın içine iten bir politika değil tam aksine dışına sürükleyen bir mantıktır. Kadını yarım gün çalışma sistemine gelince o da aynı sorunu ortaya çıkaracaktır. Ülkemizde bilindiği gibi işsizlik sorunu var. Kadınlarla ilgili işsizlik sorunu erkeğe nazaran daha yüksektir. Part-time uygulaması da kadının işsizlik sorununu daha da büyüteceğini düşünüyorum. Kadının işsizliğini pekişecektir.

 

Özetle bakıldığı zaman kısmen olumlu ancak genel çerçeve açısından da iş hayatının içinde kolaylaştıran değil kadını iş hayıtının dışına itecek bir düzenlemedir. İçinde kreş benzeri gibi görünürde olumlu çalışma olabilir ama genel anlamda öyle değil.”

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6