Öne Çıkanlar meclis başkan vekili nihat kılıç tepkilere cevap verdi siyasi belediye

'TARSİM, çiftçinin, üreticinin kara gün dostudur'

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Tarım Sigortaları Havuzu'nun (TARSİM) 10. yılı vesilesiyle düzenlenen Uluslararası Tarım Sigortaları Sempozyumu’na katıldı.

Faruk Çelik, TARSİM'in çiftçinin, üreticinin kara gün dostu olduğunu belirterek, "Çiftçimiz, nasıl Türkiye'nin sigortası ise TARSİM de çiftçimizin sigortası ve güvencesidir. Bireylerin yarınlara güvenle bakması için sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası ne kadar gerekli ve önemli ise gıda arz güvenliğinin sağlanması ve çiftçimizin refah düzeyinin artırılması için TARSİM de o kadar hayatidir” dedi.

 

 ‘10 YIL İÇİNDE 87 MİLYAR LİRALIK TARIMSAL VARLIK SİGORTALANDI’

Hedeflere ulaşmada tarım sektörünün önemine değinen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tarım sektörü, artan nüfusun gıda arz güvenliğinin sağlanması, milli gelire ve istihdama katkısı açısından vazgeçilmez, stratejik bir sektördür. Özellikle bizim gibi gelişmekte olan ülkeler bakımından tarım sektörü, ekonomik büyümeyi destekleme ve yoksulluğu azaltma bakımından, toplumsal bir fonksiyonu da icra etmektedir. FAO raporlarında da tarım, bir ülkenin sosyal ve ekonomik yönden açılım yapabilmesinde olmazsa olmaz bir unsur olarak zikredilmektedir. Ancak tarımsal üretim, doğası gereği olumsuz iklim şartları başta olmak üzere pek çok riske açıktır. Bu risklerin gıda arzı başta olmak üzere, üreticilerin gelir istikrarının bozulması, ekonominin yavaşlaması ve nihayetinde toplum üzerinde olumsuz etkiler doğurabileceği muhakkaktır. Bu nedenle tarım sektörü, sel, dolu, kuraklık, don gibi insanoğlunun müdahale iradesinin dışındaki gelişmelere karşı korunmaya muhtaçtır. Tarımsal üretimde verimliliği ve kaliteyi artırabilmek için bilgi ve teknolojinin imkânlarını ne kadar yoğun kullanırsak kullanalım, riskler karşısında gerekli tedbirleri almazsak, üretimde sürdürülebilirliği sağlayamayız. Tarım sektöründe karşılaşılması muhtemel risklere karşı en etkili yöntem, risk yönetim araçlarının devreye sokulmasıdır. Risk yönetim araçları içinde en işlevsel olanı ise tarım sigortalarıdır."

TARSİM'in çiftçinin, üreticinin kara gün dostu olduğunu belirten Çelik, "Çiftçimiz, Türkiye'nin nasıl sigortası ise TARSİM de çiftçimizin sigortası ve güvencesidir. Bireylerin yarınlara güvenle bakması için sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası ne kadar gerekli ve önemli ise gıda arz güvenliğinin sağlanması ve çiftçimizin refah düzeyinin artırılması için TARSİM de o kadar hayatidir. 2006’dan bu yana gerçekleşen rakamlar da bu gerçeği ortaya koymaktadır. Aradan geçen 10 yıl içinde 81 il, 971 ilçe ve 33 bin 596 köyümüz, devlet destekli tarım sigortası ile tanıştı. 7 milyon 119 bin 261 poliçe düzenlendi. 87 milyar liranın üzerindeki tarımsal varlık sigortalandı. Yine yaklaşık 2,5 milyar liralık tazminat ödemesi yapıldı. Bütün bu rakamlar, batı dünyasından 200 yıl geriden gelmemize rağmen 10 yıl içesinde TARSİM'in yani sigortacılığımızın kat ettiği mesafe açısından son derece önemli veriler olarak ifade edilebilir" ifadelerini kullandı.

 

‘TARSİM'İN YOLUNA DEVAM ETMESİNİ SAĞLAMALIYIZ’

 

Çelik, 2006’da dolu, yangın, fırtına, heyelan gibi riskleri sigortalamaya başlayan TARSİM'in son 10 yılda don, sel ve su baskını, vahşi hayvan saldırıları gibi çiftçiyi mağdur eden çok geniş bir risk yelpazesini sigorta kapsamına alarak, üreticilerin yarınlara güvenle bakmasını sağladığını vurguladı. Bakan Çelik, "Siyasi birtakım müdahalelerle sosyal güvenlik sistemi adeta sosyal güvensizlik sistemine dönüşmüştü, millete güvence olması gereken sistem, milletin kamburu haline gelmişti. Geçmiş tecrübelerden dersler çıkararak, TARSİM'in siyasi mülahazaların dışında kalarak, çiftçinin refahına ve üretimin artmasına odaklanan, sürdürülebilir bir anlayışla yoluna devam etmesini sağlamak durumundayız." değerlendirmesinde bulundu. (HABER MERKEZİ)

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.