Öne Çıkanlar engelliler mersin ilk yarı Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları atamaları suruç ovası

Yayman: İnsani haklar dünyada yeterli koruma bulamamıştır

İnsan Hakları Derneği (İHD) Şanlıurfa Şubesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni 65. yıldönümü nedeniyle etkinlik düzenledi. Topçu Meydanı’nda bir araya gelen grup,  yürüyerek geldiği Ahmet Bahçıvan İş Merkezi’nde bir basın açıklaması yaptı. İHD Şanlıurfa Şubesi adına basın açıklaması yapan Fuat Yayman, “Evrensel Bildirge’nin kabul edilişinin üzerinden 65 yıl geçmesine karşın, ne yazık ki bu bildirgede yer alan hak ve özgürlüklere dayalı uluslararası bir düzen hala kurulamamıştır. İnsanların ırkından, renginden, cinsinden, dilinden, din ve mezhebinden, etnik kimliğinden, siyasi-vicdani ve felsefi kanaatinden bağımsız olarak, insan olmaktan gelen hakları ve dokunulmazlıkları olduğu temel fikri dünya çapında yeterli koruma bulamamış, bulamamaktadır” dedi.

 

YARGISIZ İNFAZLAR

Yeryüzünde yaşanan insan hakların ihlallerine değinen Yayman, “ Bu gün dünyada başta bölgemiz Ortadoğu olmak üzere, dünyanın birçok yerinde devam eden silahlı çatışma ve savaşlar nedeniyle, her gün yüzlerce binlerce insan yaşamını yitirmekte, sakat kalmakta ve tecavüze uğramaktadır. Bu ortamdan sağ kurtulmayı başaranlar ise yurdundan, yaşam alanlarından koparılıp; dünyanın değişik ülkelerine savrularak, mülteci kamplarında, sokaklarda, parklarda aç, susuz, sağlıksız ve sefalet şartlarında yaşam mücadelesi vermektedirler.

Ülkemiz açısından baktığımızda, bildirgeyi ilk imzalayan 46 ülke arasında yer almak dışında, insan hakları bakımından pek fazla bir ilerlemenin olmadığını görüyoruz. Sadece içinde bulunduğumuz 2013 yılında, polis ve diğer güvenlik güçleri tarafından, yüzden fazla insan yargısız infaz edilmiştir. En son 8 Aralık günü Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde iki kişi polisin keyfi tutumu nedeniyle katledilmiştir. Bu katliamın faillerine ilişkin yasal herhangi bir işle yapılmadığı, olayı aydınlatma sorumluluğu olan başbakan ve diğer hükümet yetkilileri, yaptığı açıklamalarla, olayı başka yönlere çekmeye çalışarak, benzer diğer olaylarda olduğu gibi, üstünü örtme ve gizleme çabası içine girmişlerdir” diye konuştu.

 

KÜRT SORUNU

Kürt sorununun, Türkiye’nin insan hakları ve demokrasi sorununun en önemli halkasını sürdürdüğüne işaret eden Yayman, hala sürece yönelik olumlu adımların atılmadığını ifade etti. Yayman, “21 Mart’tan itibaren devam eden çatışmasızlık ve diyalog sürecinde, PKK sürece uygun olarak ateşkes ilan ederek güçlerini sınır dışına çıkarmasına karşın, hükümet, bu adıma cevap olabilecek olumlu bir yaklaşım göstermemiştir. Kamuoyunu yakından meşgul eden ve içinde milletvekili, belediye başkanı, gazeteci, insan hakları savunucusu, akademisyen ve avukatların da bulunduğu on bini aşkın kişinin tutuklu bulunduğu KCK davaları tüm hızıyla devam ederken, süreçle birlikte beklenen tahliyeler olmamıştır. Barış ve diyalog sürecinin gereği olarak halen haksız olarak cezaevinde tutuklu bulunan KCK tutuklularının serbest bırakılması yönündeki beklentilerin aksine, sürecin başlamasından bu yana, bine yakın insan gözaltına alınmış, iki yüzden fazla kişi tutuklanmıştır. Sadece son bir ay içinde 20’i çocuk 36 kişi örgüt üyesi olmak suçlamasıyla tutuklanmıştır” diye kaydetti.

 

ROBOSKİ

“Roboski olayının üzerinden iki yıl geçmesine rağmen halen failleri yargı önüne çıkarılamamıştır” diyen Yayman, dosyanın askeri yargıya havale edilmesinin kendilerinde ve mağdur ailelerinde olayın üstünün kapatılacağı endişesini yarattığını belirtti. Yayman, “Gezi olaylarında görüldüğü üzere kişilerin barışçıl toplanma, gösteri ve yürüyüş hakları yok sayılarak, adeta polis terörüne sahne olmuştur. Bu olaylarda polis bütün kuralları hiçe sayarak aşırı orantısız güç kullanmıştır. Gezi olaylarında polisin orantısız güç kullanması sonucu 6 kişi hayatını kaybetmiş, binlerce kişi sakat ve kör olmuştur. Polisin yoğun olarak kullandığı biber gazından yüzbinlerce kişi etkilenmiştir. Yine değişik illerde yüzlerce kişi gözaltına alınmış, onlarca kişi tutuklanmıştır. Ancak bu olaylarda 6 göstericiyi öldüren kimi polisler hakkında hiçbir  işlem yapılmamış veya haklarında soruşturma açılanlar açısından da etkili ve adil bir soruşturma yapılmamıştır. Fail polislerin birçoğu halen tutuklanmadığı gibi bir çoğu ilimize terfi ettirilerek tayin edilen Ethem Sarısülük’ün faili Ahmet Ş. gibi görevlerine devam etmektedir” dedi.

 

KADINA YÖNELİK ŞİDDET

Türkiye’de kadına yönelik şiddet yüzünden ülkenin kadınlar için yaşanması zor bir ülke haline geldiğine vurgu yapan Yayman, “Türkiye kadına yönelik ayrımcılık ve şiddetin çok yoğun olduğu bir ülke olma özelliğin korumaktadır. 2013 yılında her gün ortalama 4 kadın öldürülmüştür. Hukuk sisteminin halen cinsiyetçi öğelerden arındırılmamış olması, yargı ve kolluk güçlerinin uygulamalarında kadına, erkek egemen kimliğin ötekileştirici bakışıyla bakmaları ülkemizi kadınlar için yaşanması zor bir ülke haline getirmiştir” diye belirtti.

 

KRİZİN FATURASI EMEKÇİLERE

 

Dünya ekonomik krizinin faturası işçi ve emekçilere çıkarıldığını ifade eden Yayman sözlerini şöyle tamamladı: “İşyerlerinde sağlık ve iş güvenliği açısından etkin denetim mekanizmalarının işletilememesi nedeniyle her geçen gün iş kazaları ve meslek hastalıkları artmakta, işçilerin sağlıklı yaşam hakları ellerinden alınmaktadır. 2013 yılının ilk 11 ayında gerçekleşen iş kazaları sonucunda 600’e yakın işçi yaşamını yitirirken 3 bine yakın işçi de yaralanmıştır. Küresel sermaye ile girilen ilişkiler ve dünya çapında yaşanan mali, ekonomik kriz 2011 yılında da çalışma hayatında emekçilerin haklarını ortadan kaldıran saldırılarla devam etmiştir. Krizin faturası emekçilere kesilirken emek maliyetlerini daha da aşağı çekmek için esnek çalışma, güvencesiz çalışma temel çalışma biçimi haline getirilmektedir. Biz Urfa Emek ve Demokrasi Platformu olarak Evrensel Beyannamenin kabulünün 65. yılında temel insan hakları alanında gelişmelerin çok ağır işlemesi bizleri kaygılandırıyor. Yetkililerin de iktidar erkini kullanırken ülkesine leke getirici uygulamalardan vazgeçip, altına imza koyduğu uluslararası sözleşmeleri hayata geçirmesini talep ediyoruz.” Aralarında Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Şanlıurfa Şubesi Başkanı İsmet Karadağ, MAZLUMDER Şanlıurfa Şubesi Başkanı Meral Dervişoğlu, İHD Şanlıurfa Şubesi Başkanı Cemal Babaoğlu’nun da aralarında bulunduğu grup yapılan basın açıklamasının ardından sessizce ayrıldı. (HÜSEYİN ÖZKAN/İPEKYOL)

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.