UA-89691712-1
Öne Çıkanlar teknoloji MS ERİYOR kurban savaşı belediye

Yorum Forum'da bu hafta: Yasin DOĞAN

Kazanan Kim Kaybeden Kim

Türkiye’de 7 Haziran’da gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından ülkede yaşanan siyasi kriz toplumu derinden sarsarak her alanda olumsuzlukları beraberinde getirmiş oldu. Ve yaşanan siyasi kriz ülkede yeniden seçimlere gidilmesine sebep oldu.

 

7 Hazirandan bugüne gerçekleşen olumsuz olayları ele alırsak

Ekonomik alanda

1.Türk lirasına olan güven azaldı.

2.Doların değerinin yükselmesiyle gıdadan hizmetler sektörüne, akaryakıttan ulaşıma sağlıktan kozmetiğe her alanda fiyatların yükselmesine sebep oldu.

3. Döviz gelirleri düştü yabancı yatırımcılar ülkemizdeki krizden dolayı ülkede bulunan parasını çekerken yatırım yapmak isteyenler vazgeçti. Bu vahim tablo bacasız sanayimizi de olumsuz etkiledi.

4.Ekonomik çöküntü beraberinde işsizliğin artmasına da sebep oldu. Ülkede ki işsizlik rakamları yaklaşık olarak üç milyonu buldu.

5.Kısa vadeli yükümlülükleri karşılamak açısından hayati öneme sahip olan uluslararası rezervler eridi. Rezervler yaklaşık olarak 3 milyar dolar değer kaybetti. 

6. Ülkede kredi kartını ödeyemeyen sayısına 300 bin kişi daha eklendi. Faiz oranları ve protestolu senet sayısı arttı kısa vadeli borç yükü büyüdü, borsa büyük bir değer kaybına uğradı.

7. 7 Hazirandan sonra Işid ve PKK’ye  yapılan hava ve kara operasyonlarında harcanan parada işin cabası

 

Güvenlik alanında

7 Haziran seçimlerinden sonra çözüm sürecine nokta koyulmasıyla birlikte Türkiye terör kıskacına girdi. Ve ardı arkası kesilmeyen terör eylemleri canımızı yakmaya devam etti.

1. 7 Hazirandan sonra toplamda 4 Sağlıkçı ve 150’den fazla güvenlik görevlisi teröristler tarafından şehit edildi.

2.Şanlıurfa ilimizin Suruç ilçesinde gerçekleştirilen terör eyleminde canlı bombanın patlamasıyla 33 vatandaşımız hayatını kaybetti ve 103 kişi yaralandı.

3. Ankara'da İki ayrı bombanın patlamasıyla 95 kişi hayatını kaybederken 246 kişi de yaralandı.

4. Yıllarca gerek ülke içinde ve gerekse ülke dışında eğitimde, sağlıkta, ekonomide, siyasette devlete adam yetiştiren ve kamu diplomasisi adına başarılı işlere imza atan cemaate kafayı takan yöneticilerin yüzünden ülkede teröristler rahatça gezebilir oldu.

5. Yapılan operasyonlar genelde askerimiz şehit edildikten sonra gerçekleştirildi. Artık neyin hesabıysa; teröristlerin varlığı bilindiği halde önlem alınmadı Örneğin: Şanlıurfa’daki Işid saldırısından saatler sonra 1200’e yakın ışılda irtibatlı olduğu düşünülen şüpheliler gözaltına alındı. Madem bu kadar donanımlı istihbarat ağı var neden önceden araştırılıp önlem alınmadı? Yani bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışıyla hareket edildiği için ülkemiz teröristlerin cazibe merkezi haline geldi.

 

            Toplumsal alanda

1.Kurtuluş savaşında, Çanakkale’de milletin bağımsızlığı, onuru ve vatanı uğruna hiçbir fedakarlıktan çekinmeden canını veren ecdadın torunları birbirine kırdırıldı.

2.  7 Haziran seçimlerinden sonra ülkemizde %41 Türkiye vatandaşı %59 Türkiye düşmanı gibi gösterilmeye çalışıldı. Benden olan kazanır benden olmayanla sonuna kadar mücadele edilir anlayışı hakim oldu.

3.Demokrasi ve hukuk devletinde siyasette tek adamlık din için araç haline getirildi. Ve amaca ulaşmak için din çok güzel kullanıldı. Örneğin: Bugün liseye giden bir öğrenciye CHP’nin nasıl bir parti olduğunu sorun öğrencinin parti hakkında bir bilgisi olmasa da vereceği cevap “CHP din düşmanıdır.” der. CHP Milletvekili Muharrem İncenin deyimiyle ”Dindar nesil  yetiştireceğim derken kindar nesil yetiştirildi”.

4. Yöneticilerin söylemlerindeki ilahlaşma ve ilahlaştırma anlayışı ülke içinde islamofobinin canlanmasına sebep oldu. Bu gemiye binen kazanır, Allah’ın bütün vasıflarını üstünde toplamış bir lider, peygamber hata yaptı biz yapmadık

5. Cemaate yönelik yapılan algı operasyonu devletin itibarına gölge düşürdü. Dönemin Başbakanı her ne kadar kandırıldım dese de hukukta kandırıldım sözünün geçersiz olduğu görmezden gelindi. Devlet yönetirken kandırıldım demek sadece çocukları avutmaktan ibarettir. Hani Başbakan “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir” demişti ya ha işte Başbakanlıkta kandırılacak ya da kandırılmaya müsait bir pozisyon değildir. Dolayısıyla siyasi hırsla yapılan baskın ve operasyonların bir çoğu tarihimize gölge düşürdü.

Bu olayların yaşanması toplumsal ayrıştırmayı had safhaya çıkardı.  

Peki Ülkemizde dört beş ay kadar ki kısa bir süreçte bu kadar olayın yaşanmasın da sorumlu kim ?

 

13 yıl boyunca iktidarda olan ve son dönemlerde vatandaşı hesaba almayan nepotizmle favorizmle, kronizmle, hukuksuzlukla, yolsuzlukla gündeme gelen ve yukarıda saydıklarımın oluşmasında etkisi olan Ak Parti mi?

 

Bir taraftan inadına barış sloganıyla meydanlarda gezerken diğer taraftan Kürtlerin temsilcisi PKK değildir PKK terör örgütüdür diyemeyen ve biz sırtımızı YPG’ye YPJ‘ye PYD’ye dayıyoruz diyen HDP mi ?

 

Yoksa kendisini Kamuoyuna tam anlamıyla ifade edemeyen ama aynı zamanda yukarıdaki gerçekleşen olumsuzluklarda onlarında katkısı olan CHP ve MHP mi?

 

Bunca olumsuz olayın gerçekleşmesine sebep olan kim

Meclisteki siyasi partiler mi  parti uzlaşamayan parti liderleri mi?

Bu olayları derinden yaşayan vatandaş mı?

 

Ülkemizde yüzlerce olumsuzluk gerçekleşmesine rağmen ne hikmetse sorumluları bulunup hukuk devletimiz tarafından yargılanamıyor.

Onlarca farklı etnikten insanlar bir araya gelebiliyor da ne hikmetse şu dört lider dört parti bir araya gelip uzlaşıyı sağlayamıyor. 

Ülkemiz gerçektende karanlık bir dönemden geçiyor.

Umarım 1 Kasımdan sonra meclise gerçekten demokrasi ve uzlaşı hakim olur yoksa bu millet daha bir çok bunlar gibi olayların gerçekleşmesine şahit olur.
Ve şairin dediği gibi Cumamız Pazar olur ne olursa hep bize azar, azar olur…

Anahtar Kelimeler:
1
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.