Modernleşme denilen çağ, bir bela kasırgası gibi, uğradığı bir Çok yeri tarumar etti. Özellikle manevî anlamda, olaya bakıldığında; modernizme yakasını kaptıran toplumların büyük oranda, kendi öz değerlerinden uzaklaştıkları, manevî anlamda ve değer yargıları konusunda cahil kalıp yozlaştıkları görülmektedir.

Burada, kadın veya erkek nasıl ne şekilde giyinmelidir, örtünmelidir şeklinde; bir şeyin üzerinde duracak değiliz. O konular, ayet ve hasislerde en ince noktasına kadar açıklanmış ve yüz yıllardır uzmanları tarafından izah edilip ve gereken tüm malumatları eserlere derc etmişlerdir. Bizim asıl izah etmeye çalıştığımız şey, şu: özellikle sabahları fırın ve benzeri yerlere gece yattığı pijamasıyla ekmek veya alış veriş yapmaya gelen hayasız ve edepsiz bir kısım erkekler. Tabi bu kesime ne kadar erkeklik sıfatı yakışıyorsa?

Bir diğer önemli bir konu ise, aynı sıfat ve karakterde bazı aymaz heriflerin; pijamayla utanmadan sıkılmadan cuma namazlarına gelmeleridir. Söz konusu kimselerin zaten namazın müdavimleri oldukları falan da yok. Adet yerini bulsunlar zümresinden. Yani kısaca anlayacağınız halk arasında, cumacı diye isimlendirilenler. Herif eğilirken sırtı, secdeye giderken k.... görünmektedir...

Pes doğrusu, bir insan gecelik elbisesi olan pijamayla aile efradının arasında bile dolaşmaktan haya ederken; söz konusu zümrenin bu tür davranışlarını sokağa, toplum arasına utanmadan sıkılmadan pervasızca taşımaları; tek kelimeyle edep ve terbiye yoksunluğudur.

Hiç kimsenin, sosyal ortama karışırken, söz konusu nahoş davranışlar sergilemeye hakkı yoktur. İnsanım diyebilen herkesin, özellikle bu gibi konulara dikkat etmeleri lazımdır.

Bundan yirmi beş veya yirmi altı yıl önce, bizzat şahid olduğum bir olayı sizinle paylaşmak istiyorum. Şöyleki; biz ailecek Hatay'ın Kırıkhan ilçesinin Aktaş diye bir köyüne pamuk toplamaya gitmiştik. Kaldığımız çadırların hemen yakınında bir çay akardı.

Her ikindi vakti olduğunda, çevreden bazı kişiler, balık tutmak için gelip çayın içine girerlerdi. Tabi tüm elbiselerini soyup sadece kısa donları kalacak şekilde... Derken bir ikindi vakti yine o kimselerin balık avlamaya geldikleri anda; bizim işçi çavuşumuzda çıka geldi.

Çavuş olan manzarayı görünce, bu ne terbiyesizlik diye deliye döndü. Ve hemen o kişilerin yanına varıp onlara: sizin evleriniz nerede diye sordu? Onlarda nedenini öğrene bilir miyiz diye cevap verince, bizim çavuş; yarın bende kısa donumla sizin evlerinizin önüne geleceğim diye cevap verip onları azarlayıp oradan kovmuştu.

Hatta onlara, sizin ailelerininiz eşleriniz falan yokmu diye bir güzel de kızmıştı onlara. Şimdi yaşadığımız toplumda, ne o gibi aymazları uyaracak kimseler ne de uyaranları dinleyecek karakterde kimseler kaldı. Muhterem gönül dostları, âciz olan nefsimi övdüğümden değil, (ondan Rabbime sığınırım) sizi temin ederim ki, âcizane olarak şimdiye kadar; pijama veya gecelik elbiseyle çoluk çocuğumun arasında oturmamışım/oturamıyorum çünkü bundan daima hicam ve haya duymuşumdur.

Uzun lafın kısası; lütfen herkes sorumlu oldukları çocuklarını kız erkek fark etmez; pijama gibi haya ilkesini ihlal eden elbiselerle ne sokağa ne de aile içinde dolaşmalarına izin vermeyin. Çünkü önemsenmeyen veya küçük görülen şeylerin, zamanla büyük hatalara dönüştükleri tecrübeyle sabittir. Allah'a emanet olun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.