UA-89691712-1

Malumunuz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2019 yılı ‘Göbeklitepe Yılı’ olarak ilan edildi. Şanlıurfa’ya altın tepside sunulan bu fırsatın ne yazık ki, iyi değerlendirilemediği kanısındayım. Hem tanıtımın yetersiz olduğunu hem de kentin hazırlıksız yakalandığını düşünüyorum. Ancak yerel seçimler, sınırın hemen ötesinde yaşanan dram belki biraz ‘Göbeklitepe Yılı’nı gölgede bıraktı diyebilirsiniz. Ancak seçimlerin üzerinden yaklaşık 100 gün geçmesine rağmen kent yoğun bir Göbeklitepe gündemi yaşamadı. 100 günlük icraatlarını açıklayan belediye başkanlarının gündeminde de Göbeklitepe kendisine pek yer bulamadı. Yalnız, Göbeklitepe’nin sınırları içinde bulunduğu Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, tarihi mekan nedeniyle yoğun bir turist sirkülasyonunun olduğunu ve bunun için de belediye olarak yetersiz olan yatak kapasitesi için bir takım otel faaliyetlerine giriştiklerini kaydetti.

Ancak, Göbeklitepe’nin mutlaka olmazsa olmazı uluslararası arenaya taşınmasıdır. Çünkü Göbeklitepe Urfa’da, Urfalı’ya anlatılacak bir konu değil. Bu iş için de ‘Revitalization of History in Şanlıurfa’ yani ‘Şanlıurfa’da Tarih Yeniden Canlanıyor’ projesinin kente kazandırdığı Turizm A.Ş. hem içte hem de dışta tanıtım faaliyetini üstlenmiş görünüyor. Turizm A.Ş.’nin dış tanıtımda Amin Maalouf gibi usta bir kaleme ısmarlama da olsa bir roman teklifi götürmesi yerinde ve güzel bir girişim ancak bunun daha öteye taşınması gerekiyor. Geçtiğimiz yıllarda Ortak Payda Derneği’nin dünyaca ünlü virtüöz Farid Farjad’a Göbeklitepe’de konser teklifi götürmesi de takdire şayandı. Yine bunun yanında National Geographic’in Göbeklitepe’ye katkılarına şapka çıkartılır.

Bu ve buna benzer girişimlerin mutlaka olması gerekiyor. Ne tür fikirler, ne tür girişimlerde bulunulması gerektiği üzerinde kafa yorulabilir ancak mutlaka bir yol bulunmalı. Örneğin, Göbeklitepe, savaşların, çatışmaların, nefret söylemlerinin yeryüzünü buhrana çevirdiği böyle bir dönemde insanlığın ortak mirası olarak barışın sembolü olamaz mı? Fikir belki zor gelebilir; ama medeniyetin başladığı, insanlığın ortak mirası, tarihin sıfır noktası, gizemli mabet Göbeklitepe’den evrensel bir mesaj verilemez mi?

HER ŞEY BİR FİKİRLE BAŞLAR

Buna benzer bir fikrin nasıl hayata geçtiğini yıllar önce kariyer günleri için Şanlıurfa’ya gelen Erdal Demirkıran’dan dinlemiştim. Hani şu ‘Dünyanın en zeki insanıyım’ sözünü noterde adına onaylatan ve aynı isimle kitap yazan, yazar, düşünür, kişisel gelişim uzmanı.

Demirkıran seminer vermek için bir gün Nevşehir’e gider. Dönemin belediye başkanı Hasan Ünver’dir. Seminerin sonunda Ünver, söz hakkı alır ve Demirkıran’a ‘Kadeş Barış Antlaşması bence Nevşehir’de imzalandı’ der.

Demirkıran bu bilgi karşısında şaşırır ve ‘nasıl hocam’ diye sorar. Ünver ‘Hocam siz nasıl dünyanın en akıllı insanı olduğunuzu nereden bulduysanız ben de oradan buldum’ diye yanıt verir. Demirkıran ‘Ben uydurdum’ deyince, Ünver de ‘Ben de uydurdum o zaman’ yanıtını verir.

İşte işin bundan sonraki kısmı çok önemli. Seminerden sonra akşam Nevşehir’de Türkmen Konağında beraber yemek yiyen Demirkıran ve Ünver sonunda bir karar vererek dönemin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan‘a bir mektup yazarlar.

Mektup İngilizce olarak yazılır, ancak Türkçe meali şudur:

Sn. Kofi Annan,

Kadeş Barış Antlaşması’nın Nevşehir’de imzalandığını tespit etmiş bulunuyoruz. Gerekenin yapılmasını saygılarımızla arz ederiz.

Hasan Ünver / Nevşehir Belediye Başkanı

Birkaç gün sonra BM’den cevap gelir ve cevapta 2 soru sorarlar;

Kadeş Barış Anlaşması’nın Nevşehir’de imzalandığı kanısına nerede vardınız?

Lütfen konuyla ilgili belge gösteriniz.

Tekrar Kofi Annan’a bir cevap gönderilir ve;

Kofi Annan!

Kadeş Barış Anlaşması’nın Nevşehir’de imzalandığının bir kanı olduğu kanısına nereden vardınız?

Aksini iddia eden belge gösteriniz?

Bu yazışmalardan sonra Birleşmiş Milletler’den bir heyet Nevşehir’i ziyaret eder ve Hasan Ünver onlara Kadeş Barış Anlaşması’nın imzalandığını iddia ettiği yeri gösterir ve daha sonrasında bazı çalışmalardan sonra heyet şehirden ayrılır.

21 Eylül 2005 tarihinde Hasan Ünver’e tarihe geçecek bir mektup gelir;

Sn. Hasan Ünver, Nevşehir Belediye Başkanı

Kadeş Barış Antlaşması’nın Nevşehir’de imzalandığı gerekçesiyle, Nevşehir’i ‘Dünya Barış Kenti’ ilan ediyorum.

Kofi Annan / Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri

Müthiş bir girişimcilik örneği sergileyen Nevşehir’e sadece bu unvan verilerek kalınmaz. 2005 yılında Dünya Belediyeler Birliği Toplantısı Nevşehir’de düzenlenir. Aralarında New York, Berlin, Tokyo belediye başkanlarının da bulunduğu 2 bine yakın belediye başkanı kente gelir. Ve her belediye başkanı 100 yıl sonra açılmak üzere torunlarına birer mektup yazar ve Dünya Barış Kenti dolayısıyla dikilen anıtın içine atarlar.

Gördüğünüz gibi bazen bir iddia saçma ve zor gibi görünse de büyük bir değişimi yapabilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.