SENE 1991, Adıyaman'ın Kâhta taraflarında, o zaman yaşı elli veya elliyi aşmış, ama 25’lik gençlere taş çıkartacak kadar dinç bir amcayla tanışmıştım. Biraz hasbi halden sonra, yaşını sormuştum. Bana şiirsel olarak şöyle cevap vermişti:

"Doğumum bin dokuz yüz otuz sekiz

Ben anamdan doğdum ikiz.

Anam öldü kaldım öksüz

Gör başıma neler geldi?

Sonradan anladım ki, bizim amca; Yunus vari bir şair ve hal insanıymış. O amcanın bana söylemiş olduğu şiirsel sözleri, yıllar sonra bana; Bosna’da yaşanan katliamları hatırlatmıştı. Boşnaklarla Sırplar arasında meydana gelen hukuksuz savaşı, o günü hatırlayanlar çok iyi bilirler. Akif’in deyimiyle: " tek dişi kalmış canavar olan Avrupa’nın göbeğinde, adeta bir soykırım yaşanmıştı.

Asıl anlatmak istediğim, Bosna Sırp savaşını anlatmak değil tabi. Anlatmaya çalıştığım şey, kıssadan hisse misali; savaştan sonra Bosnalı çok yaşlı bir ninemizin dikkate şayan olan anlattıklarıdır. Yaşlı ninemiz: "Sırpların silah ve mühimmat depoladıklarını, bize saldıracakları anı beklemekte olduklarını bildiğimiz halde; bizimkiler ise hiç bir şey yokmuş gibi evlerinin cincik boncuk ve süsleriyle uğraşıp düşmanları olan Sırplara zaman kazandırıyorlardı demişti.

Evet, beklenen an gelmiş ve savaş başlamıştı, Sırpların silahları her şeyimizi tahrip ederken; evlerimizin cincik ve boncukları da başımıza yıkılıp bela olmuşlardı diye bitirmişti sözlerini... Şimdi ne demek istediğimi anlamışsınızdır galiba. Yani, Amcanın şiirinin son cümlesinde buyurduğu; gör başıma neler geldi misalinde olduğu gibi, acı veren şeyin, tüm İslam âleminin tamamen dünyevileşmesi hastalığına tutulmuş olmasından dolayı, başına nelerin geldiğini hala anlamamış olmasıdır...

Kâfir Budistlerin Arakanlı Müslümanlara yaptıkları zulüm ve soykırım, Komünist Çin in Uygur Müslüman Türklerine reva gördükleri insanlık dışı muamele, Siyonistlerin seksen yıldır Filistinlilerin başına getirdikleri; ABD ve kirli ittifak çetelerinin Irak ta, Afganistan da, Somali, Libya, Tunus ve Yemende yaptıkları firavun zulüm ve katliamlar...

İşte hepsinin temelinde, biz Müslümanların asıl vazifelerini unutup; Emperyalistlerin ayak oyunlarına gelmemiz ve dünyaya taparcasına bağlanma körlüğümüz yatmaktadır... Evet, gör başıma neler geldi? Bu gün, Müslümanların birbirlerinden kopuk, irtibatsız, uzak ve kayıtsız yaşamalarının en önemli nedenlerinin başında; İslam coğrafyasının ilahi yasalar yerine, beşeri ve Avrupai kanunlarla idare edilmesi bedbahtlığından dolayıdır.

Gör başıma neler geldi? Irkçılık, grupçuluk, kavmiyetçilik, particilik, hizip ve cemaatçilik bir virüs gibi bize kademe kademe bulaşırken; biz günümüzü kurtarmanın mücadelesini vermekle meşgulüz hala. Davayı hevaya, daveti def'ete kurban ettik şuursuzca. Gör başıma neler geldi?

Bakın iki milyarlık Hristiyan âleminin bir Vatikan’ı birde hepsini bağlayan bir Papaları vardır. Peki ya Müslümanları bir arada tutacak, onları VAHDET bayrağı altında toplayacak bir mercii; otoritesi, halifesi var mı? Yok!... Gör başıma neler geldi? Ümmet bu gün yetim, başsız, dağınık ve dünyalık ile sarhoş olmuş durumda. Güzelim Anadolu başta olmak üzere, Halkı Müslüman olan Arap ülkelerinin içinde bulundukları gaflete bakın. Avrupa, günah ve çirkeflikte bizim çok gerimizde kaldı. Ah dertli amca bilseydin şimdi görseydin, gör başıma/başımıza neler geldiğini?

Bu gün İmamesi kopmuş tespih misali olan İslam âleminin, tek bir kurtuluş şansı vardır: Kendi kitapları olan Kur'an'ın emir ve yasaklarına göre kendilerini idare etmek ve ümmet şuurunu zinde tutmak, bölücülüğün ve asabiyetin önüne geçmek için İslam kardeşliğini VAHDET atmosferinde pekiştirmek. Başka da şansı yoktur. Frenklerin beşeri yasalarıyla, hayatımızı zehirlediğimiz müddetçe; ne biz ne de neslimiz, huzur veren bir dünyada yaşamaları mümkün değildir. İnsanı yaratan Allah, nasıl yaşayacağı ve nasıl hareket etmesi gerektiğine dair; kitabı, mizanı, adaleti ve demiri indirmiştir... Tebliğ görevini ifa eden Allah’ın elçileri de, söz konusu emirleri tebliğ etmiş ve insanlığı uyarmışlardır. Gerisi insanın hür tercihi...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.