Bundan yıllar yıllar önce

Mecliste ki vekil ve Senatörlerin mesleğine baktığınızda

Genellikle 'Çiftçi' yazardı ve hepsi de;

 Çiftlik sahibiydi, ağaydı, paşaydı yani kısacası zengin idi.

Ama garibanların civisinde her ne hikmetse 'Çiftçi' yazardı (!)

Ben de çocukluğum da, gençliğim de bu duruma bakar acırdım adamlar fakir fakir nasıl da meclis de, senatör ya da vekil olmuşlar diye…

Şimdiler de bakıyorum da;

Bazı adamlar onlarca kez hatta bazıları, rekor düzeyde ;

 'Aday adayı' veya ‘aday’ oluyor.

Bu işten, bu hırstan, bu gözü karalıktan artık adına ne derseniz deyin, bir türlü vazgeçmiyorlar, bir türlü bıkmıyorlar!

İlla ki vekil olacağım!

İlla ki reis olacağım!

İlla ki belediye başkanı olacağım!

İlla ki bir şey olacağım

İlla ki her şey olacağım!

Çatlasanız da, patlasanız da her şey olacağım yaw… Diyor!

O zaman benim denaçizane teklifimdir;

Lütfen bu arkadaşların mesleğine, resmi kayıtlarda;

 'Aday adayı' yazın!

Mesela ne iş yapıyorsunuz?’ dediklerin de:

Efendim;  'aday adayıyım!'

Ama böyle bir meslek yok?

Olsun siz kayıtlara öyle geçirin.

Ama beyefendi böyle bir meslek yok! Diyorum…

Abi siz kayıtlara öyle geçin.

...

Vakti zamanında askere gidenler,

Daha sonra dönüp gelenler

Gidecek olanlara bazı tavsiyelerde bulunurlardı:

-Bak oğlum! Askere gidersen, herkesi yaptıkları mesleğe göre bir taraf ayırırlar, sen sen ol yaptığın mesleği söylemekten çekinme çünkü mesleği olmayanlar, ortalık malıdır, onların askerliği zor biter.

mesleği olmayanları çim yolmaya götürürler g….yırtılırlar!

Patates soya soya iki büklüm olurlar!

paspas yapa yapa, kıçları yırtılır!

Sakın ha sakın, bu dediklerimi unutma, aklının bir kenarına kaydet!

Neyse... Güngelir:

'En büyük asker bizim asker!' diye arkadaşı birliğine yollarlar.

Arkadaş acemi birliğini bitirir ustalaşır, usta birliğine gider.

İlk günlerde gözü dört döner etrafı kolaçan eder:

'Acaba ne zaman meslek seçimi yaparlar…' diye beklemeye başlar.

Neyse nihayet o gün gelir, bölük toplanır.

Rütbesi İki pırpır olan biri çıkar bölüğün önüne:

-Mesleği olanlar şu tarafa, olmayanlar yerinde kalsın... Yerinde kal asker!

Tabi o arada bölük çavuş da bağırmaya başlar:

-Berber, elektrikçi, tornacı, makineci, tamirci, şoför vs......

Böylece herkes mesleğine göre birbirinden bir güzel ayrıştırılır.

Sıra bizim; nasihat alan, aklına mesleğini kaydeden hemşoya gelir:

Bölük Komutanı:

-Sen ortada kaldın ne iş yaparsınız asker?

Efendim ben Gulumcuyum

-Tamam. O zaman sen de şu tarafa geç!

Üzerinden bir kaç gün geçer

Herkes kendi mesleğini icra etmeye çalışır ama bizim ağamız, koğuşta yan gelir yatar,ohhh…. gel keyfim gel!

Hani sivilde iken;

’Rahat edersin…’ dedikleri, bu olsa gerek diye düşünmeye başlar..

Tabi bu durum birkaç kez tekrarlanınca, durum nöbetçi çavuşun dikkatini çeker.

Döner bizim askere:

-Sen hep koğuştasın, neden işe gitmiyorsun,  senin mesleğin neydi?

Ben gulumcuyum komutanım!

Çavuş bir an için duraksamış, içinden;

‘Lan bu gulumcu ne ola ki...’ der.

Sonra da; hele ben bunu astsubayımın yanına götüreyim, e ne de olsa, benden daha fazla okumuş belki o bilir…’ demiş.

Almış eri, astsubayın huzuruna çıkmışlar.

-Hayrola çavuş!  Bir durummu var?

-Var komutanım. Bu er Gulumcu olduğunu söylüyor, meslek olarak da kendini gulumcu yazdırmış, ben bilemedim, size sorayım dedim…

Komutan dönüp:

-Asker! Bu 'Gulumcu' de nedir oğlum! Anlat bakayım bu mesleğin inceliklerini?

Komutanım; havuzun, gölün, gölettin, denizin yanına gidiyorum, sirincağ bir taş alıyorum, onu suyun üzerinde sektiriyorum, taş suyun üzerinde 3-5-7 defa batıp çıkıyor sonra da 'gulum, gulummm ' diye ses çıkartıyor, işte ben bu işi, ben bu mesleği yapıyorum!

-Laneşekoğlu eşek! Bu nezamandan beridir meslek oldu ha..!

Çavuş!

Buyur Komutanım!

Bunu alın, önce bir yumuşatın sonra fitil haline getirin, sonra Urfa çiğköftesine hazır hale getirin...

-Baş üstüne komutanım!

Sizin de bir mesleğiniz olsun ama birileri yan gelip yatarken siz eşek gibi çalışmayın yan gelip yatanlara, atıp tutanlara, batıp çıkanlara, aldanmayın!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6