Öne Çıkanlar nihat çiftçi ceylanpınar ne zaman göz hastalıkları haberler

"Durum korkunç, biz endişeliyiz!"

Şanlıurfa Barosu Kadın Hakları Komisyonu, 25 Kasım 'Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü' kapsamında bugün Adliye önünde basın açıklaması düzenledi.

Komisyon adına açıklama yapan Baro Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Hakları Komisyonu Koordinatörü Av. Gülşah Turan Kılıç, "25 Kasım 1960 tarihinde Dominik Cumhuriyeti'nde diktatörlüğe karşı mücadele veren Mirabel kardeşlerin tecavüz edilip öldürülmesiyle, 3 kız kardeşin öldürüldüğü gün olan 25 Kasım tarihi, Birlemiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1999 yılından bu yana 'Kadına yönelik şiddete karşı mücadele ve uluslararası dayanışma günü' olarak kabul edilip tarihe geçmiştir" ifadelerini kullandı.

"10 KADINDAN 4'Ü ŞİDDET GÖRÜYOR"

Kadına yönelik şiddetin Türkiye'deki verilerine değinen Av. Turan Kılıç, "Mirabel kardeşlerin ölümünün üzerinden yarım yüzyıl geçmiş olmasına rağmen dünyanın her yerinde kadınlar her alanda sömürülmekte fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik şiddete maruz kalmakta ve bunun sonucunda öldürülmektedirler. Kadınların rengi, dili, dini ülkeleri değişmekte ancak uğradıkları şiddetin kaynağı olan erkek egemen sistemin kendisi değişmemektedir. Nüfusunun %49,8 'inin kadın olduğu Türkiye cinsiyet eşitliği sıralamasında, Dünya Ekonomik Forumu Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporuna göre 145 ülke arasında 130 'ncu sırada yer almaktadır. Türkiye İstatistik Verilerine göre okuma yazma bilmeyen kadın oranı erkeklere göre 5 kat daha fazladır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Kadına yönelik aile içi şiddet araştırmasına göre her 10 kadından 4'ü eşi ya da birlikte olduğu kişi tarafından şiddet görmektedir. Şiddet gören kadının % 89'u hiçbir yere başvurmamaktadır" açıklamasında bulundu.

"TECAVÜZ, CİNSEL İSTİSMAR, ŞİDDET..."

Kadına şiddet ve çocuk evliliğine karşı mağdurlara yönelik geniş kapsamlı koruyucu yasa olmadığına dikkat çeken Av. Turan Kılıç, şu sözlere yer verdi: " Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre 2015 yılında 303 kadın katledilmiştir.2016 yılının 11. ayına kadar ise; erkekler en az 236 kadını katletti. 71 kadına tecavüz etti. 368 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu, 282 kadına ise şiddet uygulandı. 2018 yılı Kasım ayına kadar 363 kadın erkekler tarafından öldürülmüştür. Türkiye'de yaşayan en az her üç kadından birinin fiziksel,cinsel, psikolojik,  ekonomik  şiddete  maruz  kaldığı  araştırma  sonuçlarıyla  sabittir. Öldürülen  kadınların  büyük çoğunluğu ayrılmak veya boşanmak  istedikleri sevgilileri veya eşleri tarafından öldürüldü. 18 yaşının altındaki çocuklar en çok birinci ve ikinci derece akrabaları, öğretmenleri, komşuları tarafından istismara uğradı. Kayıtlara intihar olarak geçen ancak intihar olduğu belirsiz olan bir çok kadın  ölümü  yaşandı. Kadına yönelik şiddetin ekonomik boyutunun şiddet eğilimini arttırdığı bilinmektedir. Kanunen 15 yaşın altındaki çocuğun cinsel istismarında rıza dahi aranmazken sırf küçük yaştaki evlilikleri meşrulaştırmak adına birtakım yasal düzenlemelere yapılmaya çalışıldığını görmekteyiz. Bu durum Türkiye için son derece korkunç olup biz hukukçuları ise fazlasıyla endişelendirmektedir."

"YAPTIRIMLARI UYGULAMAYAN TOPLUM, YOK OLMAYA MAHKUM"

Kadın katliamları ve kadına yönelik her türlü şiddet sona erinceye kadar mücadele vereceklerini belirten Av. Turan Kılıç, "Kadınların ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde kadınları koruyan ve şiddet uygulayanı caydırıcı  ciddi hukuki düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Türkiye'deki yasal düzenlemelerin tarafı olduğumuz CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi gibi Uluslararası Sözleşmelere uygun olması gerekmektedir. Kadına   Yönelik   Şiddetle   Mücadele   her   alanda uygulanmalı,tüm kadın dernekleri bağımsız STK'lar ve Barolar Kadına Yönelik Şiddeti Önlemeye yönelik caydırıcı yasa ve politikaların yapım ve uygulama süreçlerine dahil edilmesi zorunluluktur. Basın açıklamasını yaptığımız şu saatlerde dahi dünya üzerinde her iki dakikada bir kadın fiziksel, cinsel, ekonomik ve psikolojik şiddete maruz bırakılmaktadır. Unutulmamalıdır ki kadına yönelik şiddete ses çıkaramayan, önleyemeyen, gerekli yaptırımları uygulayamayan bir toplum yok olmaya mahkumdur" diyerek sözlerine son verdi.

Özlem DİKMEN/İPEKYOL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.