Öne Çıkanlar haberler Şanlıurfa poliklinik bekçi şanlıurfa zirvesi

İlk hafta önyargılarım kırıldı!

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 3. Lig 1.Grupta mücadele edecek olan Karbel Karaköprü Belediyespor Teknik Direktörü Mehmet Yozgatlı, Karaköprü Belediyespor tesislerinde Gazete İpekyol'a önemli açıklamalarda bulundu. 

‘ALT LİGLERE GİRİNCE, BİR ANDA SIKILDIM’ 
Aktif futbolculuk hayatını bıraktıktan sonra yoluna teknik adam olarak devam etmeye nasıl karar verdiğini aktaran Yozgatlı, “Ben futbolu öncelikle 2011’de bıraktım. 7 sene oldu bırakalı. Çok genç yaşımda, 32 yaşında bıraktım. Ama bir anda futboldan çok soğudum. Yıllardır üst üste top oynadım, büyük takımlarda top oynadım. Sonra alt liglere girince, hani biraz farklı bir ortam oluştu. Ondan sonra bir anda sıkıldım, futbolu bırakmak istedim. Aslında futbolu bıraktıktan sonra hocalık hiç düşünmüyordum. Tamamı ile futboldan kopmak istemiştim. Ama bazı şartlar oluştu ve hocalığa karar verdim. Eyyüpspor’da çalıştım 2. Ligde, ondan sonra Karabükspor’da çalıştım TFF 1.Lig’de. Teknik direktör olarak da ilk zamanı burada yaşadım” ifadelerini kullandı.

‘AYKUT KOCAMAN TEKNİK, FATİH TERİM BABACAN…’ 
Kariyerinde birçok teknik direktörle çalıştığını, her teknik adamın başka stili olduğunu kaydeden Yozgatlı, “Bu teknik direktör çok iyi, bu çok kötü demek çok yanlış bir kavram aslında. Çünkü herkesin kendi fikirleri, kendi düşünceleri var. Tabi ki Türkiye’de çok iyi teknik direktörler var. Benim zamanımda özellikle o ilk yıllarda çıktığımda Saffet Susic’in çok emeği vardır. Ziya Doğan hocamın çok emeği vardır. O zamanlar alt yapıda hocam Haluk Erdem’in çok emeği vardır. Tabi ki dediğim gibi her hocam farklı. Aykut Kocaman’ın farklı bir stili var, daha çok tekniktir. Fatih Terim’in çok ayrı bir stili var. Fatih Hoca daha çok babacandır, futbolcularına daha çok sıcakkanlı davranır. Zico bunların bir karışımıdır, Daum sadece disiplinlidir” sözlerine yer verdi.

‘KESİNLİKLE DAUM DEĞİLİM!’ 
Futbolcuları ile olan ilişkisinde kendini Fatih Terim ve Zico’ya yakın gördüğünü ifade eden Yozgatlı, “Ben elimden geldiği kadarı ile futbolcularıma hocalık yapmamaya çalışıyorum. Onlara daha çok bir ağabey gibi, arkadaş gibi davranamaya çalışıyorum. O yüzden Daum kesinlikle değilimdir. Zico çok babacan, Fatih Terim gibi futbolcularla iyi bir ilişkisi olan bir hocaydı. Bende kendimi onlara göre ayak uydurmaya çalışıyorum. Daha yolun çok başındayım, daha ilk basamaklardayım. Şöyle bir hocayım demem yanlış olur. Bende çok hatalar yapacağım, geçen maçlarda da çok hatalar yaptım, bu hatalarım da devam edecek. Futbolcularımda hatalar yapacak ama önemli olan bu hataları atlatabilmek, ders çıkarabilmek” açıklamasında bulundu.

‘RİSK ALARAK, KORKARAK GELDİM’ 
Teknik direktörlüğe ilk adımını Karaköprü Belediyespor’a, risk alarak, önyargılar ile geldiğini belirten Mehmet Yozgatlı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Ben o ara Almanya’daydım. Almanya’da yaşıyordum. Karaköprü’den bazı yöneticilerimiz aradılar, bana çok sıcak davrandılar. Bana güvendiklerini hissedebildim telefonda. Ki o zaman takım biraz daha kötü durumdaydı. 13. hafta 13 puanla, 14 veya 15. sıradaydı. Düşmeyle 1 puan fark vardı. Aslında hoca olarak ben de çok büyük bir risk aldım, Karaköprü Belediyespor da çok büyük risk aldı. Çünkü ilk defa hocalık yapacak bir insanı takımın başına getirmek, takım bu kadar kötü bir durumdayken ona güvenmek. Keza bende öyle 3. lige gidiyorum, belki sıkıntılı bir takım, benim içinde çok riskli hocalık hayatım içinde çok riskli. Ama karşılıklı çok sıcakkanlı, güven veren sözlerle atladım geldim. Hiç de pişman olmadım Allah’a şükür. Geldiğim günden beri pişmanlık yaşamadım. İlk zamanlar korkuyordum, ilk defa Şanlıurfa’ya geldim. Maalesef terör olayı var, Suriye olayı var. İnsanlar düşünebilir Suriye’ye yakın, Doğu tarafı diye düşünebilir ama burası çok apayrı bir yer. Urfa şehri, insanları, kültürü çok farklı. Bütün ön yargılarım ilk haftada kırıldı, çok güzel bir ortam, çok iyi, misafirperver insanlarla karşılaştım. Pişmanlık içimde yok.”

‘KÖTÜ KOŞMAK DİYE BİR ŞEY YOKTUR’ 
Çalıştığı takımlarda önceliğinin dürüstlük ve saha çalışması olduğunu vurgulayan Yozgatlı, “Benim için önemli olan öncelikle dürüstlüktür. Bir futbolcu hocalarına, takım arkadaşlarına önce dürüst olması gerekir. Ben buna çok dikkat ediyorum. Bana karşı, sakatlık durumunda olsa bile, moral bozukluğunda olsa bile dürüst söylesinler. Çünkü dürüst olduğunuz sürece, bu o takımı takım haline getirir. Hani arkadaşının hatasını kapmaya çalışır, ben buna çok özen gösteriyorum. Takımda saha çalışmalarına önem veriyorum. Futbolda kötü pas atma hakkınız vardır, kötü orta atılabilir, kötü şut atılabilir ama kötü koşmak diye bir şey yoktur. Ben bunu futbolcuların zihniyetine yapıştırmaya çalışıyorum” şeklinde konuştu.

‘FUTBOLCU EFORU İDMANDA GÖSTEREMEZSE, SAHADA GÖSTEREMEZ’ 
Yoğun antrenman süreçlerini anlatan Yozgatlı, “Genellikle 2 saat sürüyor. Çok yorgun olduklarında 1.30 saatte yapıyorum. Bunu neden böyle yapıyoruz? 1 maç 90 dakika sürüyor, 90 dakikada bakıldığında 1.30 saat eder. Eğer bir futbolcu her gün 1.30 saat idman yaparsa 90+5’i koşamaz. 126.-130. dakikaya girdiğiniz zaman bir futbolcu eforu, idmanda çok fazla gösteremezse sahada bunu gösteremez. Çünkü idmanda konuşuyoruz, su içiyorlar, bir şeyler anlatıyorsunuz çoğu zaman oyun duruyor. Ama biz idmanı ne kadar uzun tutarsak futbolcuların performansı da o kadar artar. Bizim idman programımız aylardan önce belli oluyor. Bugün bunu yapalım diye düşünmüyoruz. Bizim aylık, haftalık, günlük idman programlarımız var ve buna ayak uydurmaya çalışıyoruz. Futbolcular yorgun oluyorlar, hava çok sıcak oluyor veya toplantı yaptığımız zaman idman saati geç oluyor. O zamanlarda ufak tefek değişiklikler yapıyoruz” sözlerine yer verdi. 

‘TAKIMDAN KESİNLİKLE KİMSE GİTMEYECEK’ 
Sezon öncesi transfer dönemini değerlendiren, takıma transferlerin olabileceğini ancak kimsenin gitmeyeceğini aktaran Yozgatlı, “Biz geçen seneden 14 tane oyuncu takımımızda tuttuk. Takımın bel kemiğini tuttuk takımda. Hem genç, hem tecrübeli oyuncuları bir arada tutmamız çok önemli bizim için. Çünkü 20 futbolcuyu gönder, 2 futbolcu al demek çok kolaydır. Ama o ana kemik kadromuzu tutarak, 3-4 tane iyi transferler yaparak takımımızı daha güçlü hale getirdik. Ben kampıma gittiğim zaman tam takım olarak gittim. Takım hazır şekilde transferlerimizi yaptık, oyuncularımızı aldık, gidecek oyuncularımızı gönderdik ve kampımıza tam takım olarak gittik. Daha rahat çalışma ortamımız oldu. Yeni hoca geldi, gitti olduğu zaman takımda ki havada bozulur. Biz onu düzgün bir şekilde yaptık. Tabi 1-2 oyuncu daha alma hakkımız belki var. Şu anda takımdan memnunum, gelen olursa kapımız her zaman açıktır ama takımdan kesinlikle kimse gitmeyecek” ifadelerini kaydetti.

‘ALT YAPI KULÜBÜN GELECEĞİDİR!’ 
Takımda altyapıya önem verdiğini, oyuncuları bizzat izleyip, gözlemlediğini dile getiren Yozgatlı, “Ben geçen seneden beri altyapıya çok önem veriyorum. 3-4 tane oyuncumuzla kendim gidip izleyerek, hocalarımızla konuşarak, oyuncuları kazandırmaya çalışıyoruz. Hasan Basri Mest geçen sene alt yapıdan çıkarttık. İshak bu sene alt yapıdan çıktı. Altyapılarımız kulübün geleceğidir. Hep transfer, transfer nereye kadar. O yüzden altyapılarımıza özen göstermemiz gerekir. Ben de elimden geldiği kadarı ile idmanları izlemeye gitmeye çalışıyorum, denk gelirse maçları izlemeye çalışıyorum. Zaten hocalar ile her zaman irtibat içerisindeyiz. Bir iki oyuncuyu da inşallah altyapımızdan Karaköprü Belediyesporumuza kazandırmak istiyoruz” dedi.

‘SONUÇ BENİM İÇİN ÖNEMLİ DEĞİL, ÖNEMLİ OLAN…’ 
Yeni sezon öncesi kamp çalışmalarında futbolcuların idman temposunu artırmayı amaçladıklarını belirten Yozgatlı, “6 haftadır çalışıyoruz, herhangi ciddi bir sakatlık yaşamadık. Hiçbir oyuncumuz ciddi uzun süreli sakatlıklar yaşamadılar. İlk etabımıza burada başladık, 4-5 gün idmanlarımızı burada yaptık. Daha çok burada tanışma için yaptık. Sonra Kartepe’ye gittik, orada daha çok kondisyon ağırlıklı çalışmalar yaptık. 3 maç orada oynadık ama daha çok kondisyon, güç depoladık. İzinden sonrada Erzurum’a tam takım halinde gittik. Orada daha çok teknik, taktik, hazırlık maçları çok oynadık. 1 maç mağlup olduk,1 maç kazandık, 3 maç berabere kaldık. Futbolda beraberlikte var. O yüzden sonuç benim için hiç önemli değil. Zaten hem Kartepe’de, hem Erzurum’da gençlerle karışık bir takım kurduk. Önemli olan maç temponu artırmaktı. Biz 5-0 da yenilsek, 5-0 da yensek bizim için önemi yok. Önemli olan futbolcularımızın idman temposunu, maç temposunu ayarlamak. Biz her maça idman, antrenman şeklinde baktık” ifadelerini kullandı.

‘HEDEFİM, YUKARILARDA KALMAK’ 
Karaköprü Belediyespor’daki hedefinin 3. ligde yukarılarda kalmak olduğunu söyleyen Teknik Adam Yozgatlı şu ifadelere değindi: “İyi hazırlandık, çok güzel kamplar geçirdik. Burada çalışmalarımız devam ediyor. Benim takımım koşan, mücadele eden bir takım. Gençlerle, tecrübelilerle karışık orta şekilde bir takımız. 3.Ligde her takımın hedefi şampiyonluktur. Bugün en kötü takımada sorsanız, şampiyon olmak istiyoruz der. Bizim hedefimiz yukarılarda olabildiğimiz kadar kalmak. Bu takım zorluklarla BAL’dan 3. lige çıktı. Geçen senede gerçekten çok zordu. BAL Liginden gelip de profesyonel olmak, o ligde kalabilmek çok zordur. Geçen sene biz bunu başardık. Hatta belki 1-2 maç daha kazanabilseydik Play-Off’a girme şansımız bile vardı. Hiç transfer yapmadık, doğru düzgün oyuncu almadık. Hep genç oyuncularımızı A takımına çıkararak bu takımı bu hale getirdik. Hem Karaköprü’ye, hem Şanlıurfa’ya iyi futbol izlettirecek bir takım kurmaya çalıştım.” 

‘URFA’NIN TAKIMI TFF 1.LİGDE OLMALI!’ 
Şanlıurfa’nın diğer profesyonel takımı Şanlıurfaspor ile ilgili de genel değerlendirmesini yapan Yozgatlı, “Ben açıkçası Şanlıurfaspor’u çok fazla takip etmiyorum. Çünkü benim görevim Karbel Karaköprü Belediyespordur. Şanlıurfaspor’u zaman zaman duyuyoruz, sıkıntıları olduğunu biliyoruz. Ama Allah onların yolunu açık etsin. İnşallah hem Şanlıurfaspor, hem bizler üst lige çıkarız. Çünkü Şanlıurfa halkı, Şanlıurfa şehri bunu hak ettiğini düşünüyorum. Böyle büyük bir şehrin futbolu seven, sporu seven şehrin takımı en az TFF 1.Ligde olması gerektiğini düşünüyorum” sözlerini kaydetti. 

‘URFA’NIN SORUNU TESİSLEŞMEK’ 
Şanlıurfa’yı futbol açısından değerlendiren başarılı teknik direktör Yozgatlı, “Şanlıurfa’nın maalesef bazı sıkıntıları da var. Mesela tesisleşme sıkıntısı var. Şanlıurfa 2 milyon bir nüfusu olan büyük bir şehrimiz, sporu ve futbolu çok seven bir insanız fakat tesisleşmeyi hiç düşünmemişiz. Bugün bakıyoruz Şanlıurfa’da 3-4 en fazla 5 tane çim saha var. Zaten 2 tanesi Şanlıurfaspor’un tesisinde, 1 tanesi burada, bildiğim kadarı ile DSİ’nin çim sahası var. Başkada hatırlamıyorum. Buranın gençlerini ancak futbola tesisleşme ile çekebiliriz. Siz ne kadar futbolcuda getirseniz, başarılıda olsanız çocuklar bunu sahada öğrenir. Telefonda ismini görür unutur, ama sahada olduğu zaman kolay kolay unutmaz. Hak eden bir şehir ama inşallah ileriki zamanlarda ben inanıyorum Şanlıurfa’da çok yetenekli gençler var. Bakıyorum 15-17-19’larımıza bakıyorum çok yetenekli oyuncular fakat tesisleşmeden dolayı futbolu bırakıyorlar, istemiyorlar. Böylede birçok futbolcu kaybediliyor. İnşallah bu sıkıntılar düzelir, Şanlıurfa’yı bir spor şehri haline getiririz” ifadelerini kullandı.

‘KENDİ STADIMIZDA MAÇLARA ÇIKACAĞIZ’ 
Lig maçlarını GAP Stadında oynayan kırmızı siyahlı ekibin, yeni sezonda kendi stadında oynamaya başlayacağı müjdesini veren Yozgatlı, “Bizim stadımız bitmek üzere. Kendimize ait Karaköprü’de ufak bir stadımız yapılıyor. Geçen sene başlandı, bu sene inşallah başkanımızla görüştük. Belki 1-2 maç daha GAP Arena’da oynarız, sonrada inşallah burada kendi stadımızda maçlara çıkarız. Bizim bir idman sahamız yapılacak, başkanımızla görüştük belediyemiz yardımcı oldu. Bir çim saha yapılıyor. Burası da sadece ve sadece maçlarımızı oynadığımız stat olacak” diye konuştu.

‘DESTEK OLSUNLAR, KÖSTEK OLMASINLAR!’ 
Taraftarın futbolda önemli bir unsur olduğunu, takıma her zaman destek olması gerektiğini vurgulayan Yozgatlı, “Taraftar her zaman en iyisini ister, galibiyetler ister, iyi futbol ister, bol goller ister, şampiyonluklar ister bunu her taraftar ister. Ama futbolda kötü olan şeylerde oluyor bazen. Çok iyi oynadığınızda kaybetmelerde oluyor veya çok kötü oynadığınızda maç kazanıyorsunuz. Bunlar futbolun içinde olan şeyler. Taraftarlarımız destek olsunlar, takımlarına sahip çıksınlar. Çünkü futbolun güzelliği taraftardır. Ne kadar yetenekli futbolcuda olsa, n kadar iyi futbolda olsa taraftarsız maalesef zevk vermiyor. Onlar gerçekten büyük bir itici güç. O yüzden her zaman destek olsunlar, köstek olmasınlar. Çünkü zor bir iş. Bir taraftar maçtan maça geliyor ama futbolcu arkadaşlarımız, hocalarımız, yönetimimiz çok uğraşıyoruz. Biz 24 saatin 10 saatini burada geçiyoruz, 3-4 saatimizi sahada geçiriyoruz, toplantılar oluyor, çift idmanlar oluyor. Zaman zaman hatalar herkes yapıyor, taraftarımız arkamızda dursun. Ben inanıyorum, Şanlıurfa’nın 2 büyük takımı iyi şeyler başaracak” açıklamasını yaptı.

‘KAZANMAK İSTİYORUZ’ 
Yeni sezonun ilk haftasında deplasmanda karşılaşacakları Batman Petrolspor maçını değerlendiren Yozgatlı, “Hazır bir şekilde Batman maçını bekliyoruz. İlk maçlar her zaman çok zordur, rakip kim olursa olsun. Maç nerede olursa olsun. 2-3 maç çok zorlu geçer, ne kadar bizim için zorlu geçecekse Batman içinde zorlu geçecek. Batman Petrolspor iyi bir takım. Koşan, çok transfer yapan bir takım. Bizde çok iyi bir takımız. İnşallah maçta sakatlık olayı olmadan, iyi futbol oynayarak oradan 3 puanla evimize döneriz” diyerek sözlerine son verdi.

MEHMET YOZGATLI KİMDİR? 
Mehmet Yozgatlı 3 Ocak 1979’da Almanya’nın Melle şehrinde dünyaya geldi. Yozgatlı, profesyonel kariyeri sürecinde İstanbulspor, Galatasaray, Adanaspor, Fenerbahçe, Beşiktaş, Gaziantepspor, Gençlerbirliği, Çaykur Rizespor takımlarında yer aldı. 1998’de başladığı profesyonel futbol kariyerini 2011’de noktaladı. Aktif futbol hayatını sonlandırdıktan sonra kariyerine Eyüpspor ve Kardemir Karabükspor’da yaptığı yardımcı antrenörlük ile devam etti. 2017 yılında Karbel Karaköprü Belediyespor’un teknik direktörlüğüne getirildi.

Özlem DİKMEN/İPEKYOL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.