Öne Çıkanlar rabia meydanı gündem vatan MİLLET Okullarda Hz. İbrahim anlatılacak

Suruç katliamı 5’inci yıl dönümünde anıldı!

Tarihin en acı olaylarından Suruç saldırısı, 20 Temmuz 2015'te saat 12.00’da Suruç ilçesinde bombalı intihar saldırısı meydana geldi. Saldırıda 33 kişi hayatını kaybederken 100'den fazla kişi yaralandı. Saldırı; aralarında Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP)'nin gençlik kolu Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin de bulunduğu 300 kişinin Amara Kültür Merkezi bahçesinde Irak ve Şam İslam Devleti'nin Kobani Kuşatması sonrası, Kobani'nin yeniden inşa çalışmaları konusunda basın açıklaması yaptığı sırada yaşandı. Canlı bombanın IŞİD ile ilişkisi olan Şeyh Abdurrahman Alagöz olduğu belirlendi.

Suruç saldırısının 5’inci yıl dönümünde Şanlıurfa Barosu’nda düzenlenen basın toplantısı ile anıldı. Basın toplantısına Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, Şanlıurfa Tabip Odasından Dr. Ömer Melik, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Bircan Taşkıran, Urfa Barosu Yönetim Kurulu Üyeleri, Platform Bürokratları, özgürlük hukukçular derneği üyelerinin katılımı ile gerçekleşti.

Toplantıda Suruç saldırısına ilişkin konuşan HDP Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, “Bu vakim olayda katliamda yaşamını yitiren genç arkadaşlarımızı saygıyla anıyoruz. Arkadaşlar gerçekten işin hukuki yönüne adalet boyutuna vurgu yaptı ama biz burada devletin bir organizasyon içinde olduğunu dönem dönem böyle karanlık ilişkiler üzerinden bu olaylara organize eden noktada olduğunu biliyoruz. Ankara patlaması, Suruç’ta yaşanan durum, Amed’de yaşanan durum bunlara acaba bu işin çok mu dışında. Ya da devlet yönetiminde bu işler çok mu kontrol dışı yaşanıyor. En ufak bir durumda devlet mekanizması çok reaksiyonel davranabiliyor ama kimi durumlarda 5 yıldır içinde bulunduğumuz durum ortada. Dönem dönem bizde davanın takipçisiyiz. Hilvan Ceza Evi Kampüsüne gidip katıldığımız duruşmalar vardır. Maalesef iş bir tiyatro boyutuna binmiş durumunda ama burada önemli olan politik olarak sosyal olarak bu davanın takipçisi olmamız gerekiyor. Devletinde geçmişiyle ve şimdisiyle yüzleşmesi gerekir. Bu tür olayların bir daha asla yaşanmaması için toplumsal hafızasını yenilemesi gerekiyor. Bu hafızanın sürekli canlı tutulması gerekiyor. Bize düşen görev politika alnına düşen görev bu katliamların onlarca genç onlarca insanımız yaşamını yitirdi. Bu hafızayı canlı tutmak durumundayız. Şuan devlet mekanizmasının içinde bulunduğu durum doğrudur Suruç davasında bulmuşlar bir tane fail televizyon yöntemiyle üç ayda bir Hilvan’daki mahkemeye bağlanıyor orada kendince bir şeyler söylüyor. Bazen işi alay boyutuna dalga boyutuna getiriyor.

Bir imam meselesi var Ömer Aslan meselesi maalesef bunu da zor bela televizyon yöntemiyle ifade veriyor. Sonuç alınacak mı? Sonuç toplumun vicdanı, halkın vicdanında almaktır. Bu yaşanan katliamın Türkiye halklarının vicdanlarına mahkum etmemiz gerekiyor. şu an bir perdeleme var, üzerini kapatma var, görünür olma noktasında sıkıntı var. Ülke medyasında onlarca kanaldan bahsediyorsunuz maalesef yaşanan bu büyük katliamı görmeme durumu var. Sadece olayın yaşandığı esnada kendince trajik bir boyutta, magazinsel bir boyutta vurgu yapma durumu var. Sadece Suruç’taki katliamda değil Ankara’daki katliamda da 100’ün üzerinde insan yaşamını yitirdi.

Yada Amed’deki 5 Haziran mitinginde devlet mekanizması bu işi perdeliyor. Tabi biz bu davanın takipçisiyiz. Bu davayı gündemden düşürmeyeceğiz ki ilerleyen süreçlerde bir daha bu tür katliamların asla demek için. Devlete düşen de bu organizasyonlardan vazgeçip karanlık geçmişiyle yüzleşmesidir. Halkıyla barışık politikalar yürütmesidir. Muhalifler Kürtler, Solcular, Sosyalistler farklı duranlar kendince ötekileri dışlayan ve onlar üzerinde uyguladığı politikaların sonucudur bu katliam. Kendisinden olamayana ya taraf olacaksınız ya bertaraf olacaksınız söylemi üzerine yürütülen politikadır. Tekrardan 33 yol arkadaşımı saygıyla anıyorum. Belki mahkemelerden sonuç alamayacağız adalet hukuk adına mücadele yürüten çok değerli avukat arkadaşlarımız var. Ama kamu vicdanında halkın vicdanında bu ülkenin siyasi tarihinde bu olayı mahkum etmek bu olayı diri tutmak canlı tutmaktır bizim boynumuzun borcudur. Tekrardan 33 yol arkadaşımı saygıyla anıyorum” ifadelerini kullandı.

BİHA 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.