UA-89691712-1
Öne Çıkanlar gündem atama ELÇİ SELFİE meclis başkan vekili

Urfa Barosundan iki 'tepki' birden!

Şanlıurfa Barosu tarafından bugün bir basın açıklaması düzenlendi.

Baro, hem Kızıltepe ve Gebze’de çocukları açlık grevinde bulunan annelere yönelik kolluk kuvvetlerinin uyguladığı şiddet iddiasına ilişkin hem de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün Ankara'nın Çubuk ilçesinde şehit er Yener Kırıkcı için düzenlenen cenaze töreninde saldırıya uğramasına yönelik açıklama yaptı.
 


Birçok avukatın yer aldığı açıklamada baro adına Öncel şu ifadeleri kullandı:

"Toplanma ve gösteri yürüyüşü düzenleme ve yapma hakkı; bir ceza tehdidi ve korku altında olmaksızın rejimin, sosyo-ekonomik düzenin ve yürürlükte bulunan ideolojinin eleştirisi de dahil olmak üzere vatandaşların kendi düşüncelerini ifade edebilme hakkı olarak tanımlanan  ifade özgürlüğünün özel bir türüdür. Bu hak, gerek Anayasamız, gerekse taraf olduğumuz Avrupa insan Hakları Sözleşmesi ile düzenlenmiş ve güvence altına alınmış olan temel haklardandır. Anayasal ve demokratik bu hakkı kullanmak amacı ile bir araya gelen açlık grevindeki tutuklu-hükümlü annelerine ve yakınlarına yönelik olarak kolluk tarafından 19 Nisan 2019 tarihinde Kocaeli-Gebze'de, akabinde 20 Nisan 2019 tarihinde Mardin-Kızıltepe'de kullanılan ve şiddet düzeyine varan durum, bu hakkı sınırlayan milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerini korunması amacıyla açıklanamayacak boyuttadır, kolluğa verilen yetkinin sınırları dışındadır ve mutlak bir hak olan insanlık dışı veya onur kırıcı herhangi bir davranışa muhatap olmama hakkına aykırıdır. Dahası kolluk tarafından kullanılan bu şiddet; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ve Türk Ceza Yasalarına açıkça aykırıdır. Toplantı ve gösteri yürüyüşleri, ifade özgürlüğünün toplu olarak dışa vurumudur. Demokratik toplum düzeni ise tek tip bir fikrin olmadığı, farklı görüşlerin karşılıklı olarak kendilerini, çoğulcu bir hoşgörü ortamında açık fikirlilikle ifade edebildikleri bir ortama denk düşer. Böyle bir ortamda, farklı görüşlerin çatışması normaldir. Kamu makamlarının ödevi ise bu görüşlerden birine taraf olmak değil, bunların rahatça ifade edilebileceği zemini sağlamaktır. Bu bakımdan toplumun bir kısmının veya gösterilerin yapılacağı yerdeki kişilerin çoğunluğunun gösterilerdeki görüşlerden rahatsız olması, tek başına bir müdahale sebebi sayılamaz. Şiddetin yaygın bir biçimde olağanlaştırılması ve toplumsal kabulünün sağlanması ve bunun bir kültür haline gelmesi için mevcut rejim birçok yol ve yöntem geliştirmektedir. Bu durum dikkate alındığında kötü muamelenin sadece bireye yönelik bir saldırı olmadığı, başta bu duruma maruz kalanların yakınları olmak üzere tüm topluma verilen bir gözdağı olarak kullanıldığı açıktır. Aynı zamanda üst üste gerçekleşen iki olay dikkate alındığında, gerçekleştirilen hukuksuzluğun ve onur kinci davranışların cezalandırılmadığı takdirde, farklı yer ve zamanlarda tekrarlanacağı şüphesizdir. Siyasi iktidarca, cennetin ayakları altında olduğu iddia edilen, ancak bulunduklar, kesime göre ayrıma tabi tutulan annelerimizin, yasal bir hakkın uygulanması talebiyle açlık grevinde olan çocuklarının hayatından başka bir isteği yoktur. Hukuksuzluk içermeyen bu açıklamaya müdahale eden kolluk görevlileri, bir başka durum ve zamanda linç yönlendirmesinde bulunan gruplara müdahale etmeyerek keyfiyetle hareket ettiklerini açıkça göstermiştir. Şiddet uygulamasını Şanlıurfa Barosu olarak kınıyoruz. Şanlıurfa Barosu ve komisyonlar olarak olayın takipçisi olacağımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz."

Özlem DİKMEN/İPEKYOL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.