Öne Çıkanlar balıklıgöl eyyübiye büyükşehir haberler MİLLET

Urfalı Avukat Cüneyd Altıparmak: Karantinadan kaçmak suçtur

Çin’de ortaya çıktıktan sonra binlerce insanın ölümüne neden olan koronavirüs, Türkiye’de de şu ana kadar 30 can aldı.

Virüse karşı karantina başta olmak üzere çeşitli tedbirler hayata geçirilirken, Kent Konseyleri Birliği Hukuk Danışmanı Cüneyd Altıparmak, işin hukuki boyutu ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Şanlıurfa olan Avukat Cüneyd Altıparmak, ‘karantina’ kararının doğru olduğunu belirterek, karantinaya uyulmamasının suç olduğunu dile getirdi. Altıparmak, “Umre’den gelenlerin karantinadan kaçmak için polise saldırdığını ilk kez gördük. Yine yurt dışından gelen bir genç kadının otobüsten indirilip başka bir yere götürülmesine şahit olduk. Bu gibi durumlar TCK 195 kanununa göre bir suçtur. Bu eylemi gerçekleştiren hakkında 2 aydan, 1 yıla kadar hapis cezası verilebilir. Karantina kurallarına uymamak TCK’ya göre ağır bir suçtur. Devletler, başta Anayasalarının kendilerine tanıdığı yetki ve Dünya Sağlık Örgütü ve bu bağlamdaki uluslararası sözleşmeler kapsamında karantinaya alma, uçuş yasağı getirme, uçuşları iptal etme, erteleme, yurt dışına çıkışı yasaklama veya yurda girişe sınır getirme gibi tedbirlere başvurmakta. Bunlar kamu sağlığı açısından devletlerin ödevi. Ülkemiz de Anayasa’da belirtildiği üzere ‘kamu sağlığının korunması için tedbirler’ alıyor. Genel Kamu Sağlığı mevzuatı uyarınca kurullar oluşturup, kişisel karantina faaliyetleri yürütüyor. Bu yönde, kamu hukuku açısından bu yetkilerin kullanılması çok isabetli, hatta kullanılmaması ağır ihmal” dedi. 

ALTIPARMAK: HUKUKİ BİR HAKTIR

Virüs sebebiyle bazı sözleşmelerin, kontratların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine değinen Altıparmak, “Örneğin, AVM’de dükkan kiralamış birisinin koronavirüs sebebiyle iş hacimdeki düşüşü bir mücbir sebep olarak ileri sürmesi mümkün. Mücbir sebep, tarafların elinde olmayan ve onların hedeflediği durumdan uzaklaştıran zorlayıcı nedenler demek. Bu halde, kira kontratlarının, sınır kapılarının kapalı olması nedeniyle ithalat süreci içeren anlaşmaların, çalışma koşullarının değişmesi ve yurt dışından gelişlerin mümkün olmaması sebebiyle yatırım protokollerinin, üretim ve alım-satım vb. ticari durumlara dair sözleşmelerin koronanın oluşturduğu durgunluk sebebiyle taraflarca gözden geçirilmesi, tarafların bunu talep etmesi hukuki bir hak olarak görünmektedir" diye konuştu. 

STOKÇULARA DA CEZALAR VAR

Stokçular konusunda da bilgiler veren Altıparmak, bu kişilere 3 aydan 2 yıla ceza verileceğini aktardı. Altıparmak, açıklamasında şunları söyledi: “Bu gibi durumlara ortaya çıkabilecek bir durum da malların stoklanması. Yani piyasadan çekilip bir elde toplanarak fiyatının bu kimsece ve haksız oranda belirlenmesidir. Bu maksatla ‘asılsız haber’ yayılması, ‘bir malın satılmasından kaçınılması’ gibi durumlar ile karşı karşıya kalınabilir. Hukuken, bu iki eylem yani ‘mal veya hizmet satımından kaçınma’ ve ‘fiyatları etkileme’ eylemleri Türk Ceza Kanununda (m.237 ve m.240) suç olarak düzenlemiştir. Bu gibi eylemlere 3 aydan 2 yıla kadar ceza verilebilecek. Bir başka durum ise tatil, toplantı ve benzeri nedenler ile yapılan rezervasyon, organizasyon, etkinlik veya hizmet alımlarının iptali veya ertelenmesi. Buna göre bu konuda planlama yapan özellikle yurt dışı tatili için uçak bileti alan, tatil paketi alan kimselerin de yukarda değindiğimiz zorlayıcı nedene dayanarak, planlarını erteleme veya makul bir biçimde iptal etme hakkı bulunuyor. Bunu tüketicilerin bir hakkı olarak değerlendirmekteyiz. Örneğin, Paris gezisi planlayan bir ailenin, bu olaylar nedeniyle planlarını iptal etmesi halinde, organizatör firmanın bunu makul olarak karşılaması ve parayı iade etmesi gerekir. Benzer durum, umrenin yasaklandığı bu dönemdeki kimseler için de geçerli olacaktır. Zira elde olmayan sebepler ile bir iptal söz konusudur.”

FAHİŞ FİYATLAR KONUSU: CEZASI VAR

Koronavirüsten dolayı fahiş fiyatla ürün satılması konusunda denetimlerin yapıldığına değinen Altıparmak, bu konuda idari para cezaları ve diğer tedbirlerin uygulanacağını ifade etti. Altıparmak, “İşyerlerinin ve iş yeri güvenliği uzmanlarının ihmali nedeniyle oluşabilecek hastalıklardan dolayı sorumlu olacağının da göz önünde tutulması elzemdir. Bu konuda örnekler çoğaltılabilir ama ucu bize en çok dokunan konuya gelelim, ürünlerin fahiş fiyat ile satılması konusuna. Bu konu Tüketici Hakları, Ticaret Hukuku ve Belediye Mevzuatının kesiştiği bir noktadır. Piyasadaki etiket ile satış fiyatının uyumlu olup olmadığını belediyeler, yapılan satışlardaki ürün kalitesi ve fiyat durumu ise Ticaret Bakanlığınca denetlenmektedir. Bu denetimlerin çoğunun ortak yapıldığını görürüz. Burada yapılan tespitler neticesinde perakende ticaretin düzenlemesi kurallarına bir aykırılık varsa, Valilik veya Bakanlık idari para cezaları ve diğer tedbirleri uygulayacaktır. Zabıta ise ilgili yönetmelik gereğince, tüketicinin korunması mevzuatına göre, etiketsiz mal, ayıplı mal ve hizmetler, satıştan kaçınma konularını denetleyip cezai işlem uygulayabilecektir. Kolonya fiyatındaki artış, makarna ve benzeri ürünlerdeki olağan üstü artışlar buna örnek verilebilir” diyerek sözlerine son verdi.

BİHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.