İnsanlık teknolojide, rahat ve konforlu hayatta, zor işlerin kolaylaşmasında çok ileri bir düzeye eriştiği gibi, değerler dediğimiz üstün meziyetlerde, manevi hasletlerde tam tersine alabildiğine gerilemiştir. Sanki bunlar birbirleriyle ters orantılı gibi görünüyor. Yani teknolojik gelişmeye dayalı olarak kolaylık, konfor ve rahatlık arttıkça insani değerler, üstün duygular ve güzel ahlak azalıyor. Gözlemlerimde bu kanaate ulaştığımı belirteyim.

Çok eskiye de gitmeye gerek yok, bu günümüzü elli yıl öncesiyle karşılaştırdığımız zaman belirttiğim husus net olarak ortaya çıkıyor. Bendenizle yaşıt olanlar ya da daha ileri yaşta olan büyüklerimizin de bu kanaatte olduklarına eminim. Elli yaş ve üzeri insanlarımızın “eskiden..” diye başladıkları bir çok konulardaki sözlerinde günümüzdeki durumlardan yakınma, dert yanma, ve eskiye özlem ifadeleri vardır. “Eskiden samimiyet, dostluk, sevgi vardı; yardımseverlik, dayanışma ve kardeşlik vardı; insanların parası, arabası, servetleri yoktu ama, huzurları vardı, içleri rahattı, parayla alınamayan değerleri vardı..” gibi sözlerini mutlaka duymuşsunuzdur.

 Günümüzde en büyük darbenin ilme vurulduğunu görüyoruz. Geçmişte bir kitaba ulaşıp onu ders alabilmek kolay değildi. Kilometrelerce yol kat edilir, çeşitli sıkıntılar, mahrumiyetler ve zorluklar içinde ilme ulaşılırdı. Oysa günümüzde kitaba, ilme ulaşmak çok kolaylaştı, binlerce kitap, istenen her türlü bilgi, bilgisayarlara ve telefonlarla ceplere girmiştir. Herkesin telefonunda internet aracılığıyla istenen her ilme her an ulaşılabilmektedir. Buna rağmen cahillerin sayısı inanılmaz ölçüde artmıştır. Günümüzdeki cahiller de eski zaman cahillerinden farklıdır. Eskiden de cahiller vardı, ama haddini bilir, bilenlere saygı duyarlardı. Şimdiki cahiller ise, cahilliğini bilmiyor ve kabul etmiyor, bu nedenle haddini de bilmiyor, “her şeyi ben bilirim” diye de iddia ediyorlar. Bu tür cahilliğe “cehl-i mürekkeb” adı verilmiştir. Hastanın kendini sağlıklı zannetmesi tedavisini güçleştirdiği gibi, yanlışını doğru, cahilliğini âlimlik zannedenlerin de bu illetten kurtulmaları pek mümkün görünmüyor. Cehl-i mürekkeb hastalığının ileri safhası hadsizliktir.

Eskiden toplumuzda bulunmayan, ya da yok denecek kadar az olan, “hadsizlik, haddini bilmemek” günümüzde tavan yapmış durumdadır. Kanaatimce çağımızın en büyük musibeti budur. Kimsenin kimseyi beğenmemesi, herkesin yalnız kendi aklını beğenmesi, bilmeyenlerin bilmediğini de bilmemesi şeklinde ortaya çıkan ve kibirden beslenen katmerli bir cahillik topluma yayılmış durumdadır. Bu, aynı zamanda ahlaki çöküntünün de temel nedenidir.

Gerçekten okumak ile okumadan okumuş sayılmak yahut gerçekten ilim insanı olmak ile ilim elde etmeden ilim insanı sayılmak, hak ile batıl kadar birbirinden farklıdır. Çünkü biri gerçek, diğeri sahtedir; biri hakikat, diğeri sihirdir. Günümüzün en çirkef tarafı, bu tür cahillerin toplumda etkin olmasıdır. Başka bir deyişle günümüz toplumunda hak ile batıl, hakikat ile sahte yer değiştirmiştir. Batıl, hakkı sindirip yerine geçmiş hak diye gösteriliyor. İlmi olmayıp ilim insanı sayılanlar, gerçek ilim insanlarının yerine geçmişlerdir.

Hadsizlerin en büyük silahı cerbezedir. Yani laf kalabalığıyla, çarpıtmayla, yalancılıkla veya para, torpil, makam, reklam gibi unsurları kullanarak üstün gelme çabasıyla kendilerini haklı çıkarırlar. Tartışmalarda karşı tarafı dinlemez, sadece kendileri konuşur, seslerini yükselterek diğer konuşmacıların seslerini bastırırlar ve toplum nezdinde itibar kazanmaya çalışırlar. Bu haksız çabayla âlimleri cahil, kendilerini âlim gösterirler. Toplumun genelinde, sesi daha gür çıkana ilgi gösterme ve ona dikkat kesilme eğilimi vardır. Semt pazarlarında dikkat ederseniz, sesi daha gür çıkan satıcıda müşteri yoğunluğunun hayli fazla olduğunu görürsünüz.

Hadsizler topluma musallat olmuş parazitlerdir. Ekinlere ve meyve ağaçlarına dadanan zararlı böcek ve parazitler, kaliteli ürünlerin hasadına engeldir. Haddini aşan cahiller de, toplumu istila eden bir afet oldukları itibariyle gerçeklerin görünmesine, makam ve görevlere ehil olanların gelmesine, topluma gerçek hizmetlerin yapılmasına ve gerçek âlimlerden istifade edilmesine ve daha birçok hayırlara engel olurlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
X 4 ay önce

Dilinize sağlık kaleminize kuvvet. Allah bizi haddini bilmeyenlerden eylemesin ve bizi böyle kimselerden korusun. Hocam ayrıca" cehl-i mürekkeb" ifadesi yerine cehl-i merkeb" ifadesini kullanırsak manada bir değişiklik olur mu ?

Avatar
Slm 4 ay önce

Kaleminjze saglik.maleaef haklisiniz hepsi doğru ve acı gerçekler. Teşekkür ederim