“Ey ehli Kitab!Niçin bile bile hakkı batıl ile karıştırıyor ve hakkı gizliyorsunuz.” (Al-iİmran/71) Yüce Rabbimiz, bu ayet-i kerime de; her ne kadar “Ey ehli Kitab”hitabıyla, onların, hakkı batıla karıştırmamaları konusunda uyarıyorsa da;hükmün hususi olması, umumi olmasına mani değildir evrenselliği açısında, buuyarı “Hakka batılın kisvesini giydirmeye çalışan herkes için geçerlidir…

Hakkı bildikleri halde, batılınkisvesiyle gölgelemeye çalışanlar; şeytanın adımlarına adımlarını uydurannasipsizlerden başkası değildir… Zira, dünya durdukça, hakkın üstüne batılıgeçirmeye çalışanlara; çanak tutanlar, onları alkışlayıp haklı! Çıkarmayagayret sarf edenler; kâfirleri sevdikleri halde Müslüman gibi görünenler, Nemrud’unateşine odun taşıyanve Firavun’nun saltanatına köle kazandıranipsizleridir…

Halkın hatırını Hakkın hatırınatercih edenler, ALLAH’IN hükümlerine rağmen; indi reyleriyle yasa koymaya hükümvermeye teşebbüs edenler; Müslüman görünseler de, Müslümanlarla birlikte yücedivanda, yüz yüze muhakeme olmalarından başka şansları, asla olmayacaktır ki,bu da onlara fayda sağlamayacaktır… Yaşadığımız asırda, yaşadığımız coğrafyada,Kafirlerin şeytani emellerinden başka gaye ve maksat gütmeyen; yeryüzünde fitneve fesat yaymaktan, masum insanları öldürmekten geri durmayan, savunmasızinsanların evlerini yakıpbaşlarına yıkan, kafirlere hizmetçi ve tetikçiolmaktanbaşka işe yaramayan oluşum ve toplulukların hiç birisinin, İslam’laMüslümanlarla yakınlıkları asla yoktur, olmamıştır olamaz da!

Günümüzde, görünürde mazlumi’yetve masumiyeti kalkan yapıp arkasına sığınmakla, dünya kamu oyununu kendilerineacındırmak için; duygu sömürüsü yapanların, perde arkasında dünya Müslümanlarıaleyhine kimlerle iş tutup, kimlerle beraber oldukları artık hiç kimseye gizlideğildir! Çünkü, Fes düştü kel göründü artık. Bir zamanlar, insanların iyiniyetlerini istismar edip ve bunu üzerinden;batılın ve Fitneninbezirgânlığını,küfürve nifakın borazanlığını uygarlık diye insanlarayutturmaya çalışan MarksistLeninist, Ateist ve Sosyalist oluşumların da; artık eskisi gibi işlerinin yavergitmediği görülmektedir. Neden? Çünkü iki telden çalanların, ip üstünde oynayancambazlar gibi herkese ayak uyduranların, bukalemun gibi renkten renge, nefekemisali bir kapıdan girip diğerinden çıkanların; artık, hakkın üstüne batılıgeçirme ve kabul ettirme şeytani seanslarıda şansları da tamamen kaybolmuş, hamhayalleri kâbusa dönüşmüş görünmektedir…

Hemen her asırda ve her çağda,hakkın egemenliği karşısında; kuvvet ve imtiyazlarını kaybeden güçlerin,yalandan kisve değiştirip, Müslüman gibi görünmekle yakalarını kurtarmayaçalışanlar, eninde sonunda gerçek yüzleriyle baş başa kalmaya mahkûmolmuşlardır. Aslında onlar her ne kadar, Müslüman görünmüşlerse de; münafıkçayaşamalarından asla vaz geçmemiş ve her fırsatta; Müslümanlar aleyhine kuyularkazmaya devam etmişlerdir... Günümüzde, izzeti din-i Mübin-i İslam da değil de;ABD, AB, BM, AİHM gibi tamamen Hıristiyan ve Yahudilerden müteşekkil olandevlet ve kuruluşlarda arayanlar; her ne kadar bizde Müslümanız diye iddiaetseler de, başları sıkıştıkları yerde, Kâfirlerin yanında yer alacaklarındanşüphe yoktur… Bu gün olduğu gibi?

 Medine döneminde, Müslüman olduklarınısöylemelerine rağmen; Mekke müşrikleriyle alttan iş birliği yapan MedineYahudilerinin, Kerim Kitabımızın tarifiyle; Münafık olduklarını bilmeyen mivar?. İşte onlar da, inandıklarını iddia ettikleri halde; Hakka karşıkalplerinde olan kini, nefreti, husumet ve düşmanlığı asla atmamışlardı…Günümüzde de durumun pek farklı olmadığını görmekteyiz. İslam’a ve Hakkarağmen;Demokrasi’nin, Laikliğin, Komünizmin, Kapitalizm ve Sosyalizm ’in dünyagörüşlerini, hayat felsefelerini; tez ve ideolojik fikirlerini insanlaraenjekteetmeye çalışan oluşumların; batılı Hakka tercih etmelerindenve hakkabatılın kisvesini giydirmekten başka gayeleri var mıdır?

İslamcoğrafyasına baktığımızda, Emperyalist güçlerin güdümünde, sözde Müslümanoldukları iddia edilen birçok uydu devletçiğin; raydan çıkmış tren gibi Sırat-ı müstakim ’den çıkmış bir kısım halkların ve toplumların; Hakkı bildiklerihalde, haktan firar eden kaçkınların; Emperyalistlerin kirli emellerinden başkaneye hizmet ettikleri sanılmaktadır acaba? Dün olduğu gibi, bu gün de yarın da;Hakka batılın kisvesini giydirmeye çalışanlar hep var olmuş var olacaklardır…Önemli olan, Hakka tabi olanların Müslümanların; inandıkları değerlerden vazgeçmeyip, durdukları yerin ve gittikleri menzilin doğruluğundan şüphe etmeden yaşayıpmücadelelerini sürdürmeleridir!... Velev ki ucunda ölümolsa da!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.