Kur’an-ı Kerim,hayvanların insan hizmetine verildiğini açıklayarak, onlardan ibret alınmasıgerektiğini bildirmiştir. Bir kısım hayvanlar isimleriyle zikredilmiş, bütünhayvanları ifade etmek için de “behimetü’l-en’am”, “dabbe” en’am” gibikavramlar kullanılmıştır.

Kur’an, büyüksurelerinden birine de “En’am” adını vermiştir. Ayrıcainek anlamındaki “Bakara”, karınca anlamındaki “Neml”, örümcek anlamındaki“Ankebut”, bal arısı anlamındaki “Nahl”ve fil anlamındaki “Fil” sureleri,hayvanlarla adlandırmıştır. Hayvanların insan için önemine ve onlardan çokyönlü dersler çıkarılmasını gerektiğine dikkat çekmiştir. Bununla beraber,ayetlerde çeşitli vesilelerle birçok hayvan isimlerine yer verilmiştir. Deve,at, katır, eşek,kurt, aslan, köpek, domuz, sivrisinek, sinek, kımıl, kelebek,maymun, koyun, keçi, buzağı, yılan, çekirge, balina, balık, bıldırcın, karga,hüdhüd, ebabil, kurbağa,  gibihayvanlarından söz etmektedir.

Kur’an’ın dikkatçekici bir ifadesi de hayvanların insanlar gibi bir ümmet olduğunubildirmesidir. “Yerde hiçbir hayvan ve iki kanadı ile uçan hiçbir kuş yokturki, onlar da sizin gibi birer ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksikbırakmadık. Nihayet onların hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.” (En’am,38)

Behime, yırtıcıolmayan ve kuşlar dışındaki tüm dört ayaklı hayvanları ifade etmek içinkullanılır. En’am kavramı, deve, sığır, koyun ve keçi olmak üzere tüm kurbanlıkhayvanları ifade eder. Dabbe ise, hareket eden, canlı olan anlamındadır. Türkçedede bu anlamda “debelenmek” kelimesi kullanılır. Can taşıyan her varlık bukavramın kapsamı içindedir.

Yırtıcı ve yabanihayvanlar insanların yerleşim yerlerinden uzak tutulmuş, insanın bir kısmını bildiğive çoğunu bilmediği çeşitli görevlerle yüklenmişlerdir.EhlÎ tabir edilenhayvanlar da insanın doğrudan hizmetini görmek üzere programlanarak insanınbakımına teslim edilmiştir. Kur’an, bu hayvanları şöyle anlatmaktadır:Hayvanlarıda yaratmıştır. Onlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok faydalar vardır. Onlarınetlerini de yersiniz. Akşamleyin yayımdan getirir, sabahleyin yayıma götürürkende güzellikleri var, onlardan zevk alırsınız. Onlar ağırlıklarınızı, sizinancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çokesirgeyicidir, çok merhametlidir. Hem binesiniz diye, hem de süs olarak atları,katırları ve merkepleri de yarattı. Bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri deyaratır.” (Nahl,5-9)

Hayatın temelihtiyaçları olan yeme- içmeden tutun, giyim, taşıma, sağlık ve korunmayavarıncaya kadar her alanda, hatta süs ve güzellikte dahi hayvanlardanyararlanılmaktadır, insan hayatının olmazsa olmazları durumundadırlar.Böylesine yüklü ve sayısız nimetin kadrini bilmek ve şükretmek insanın en baştagelen görevidir.Bunun için de hayvanlardan, onların Rabbinin kuralları içindeyararlanmak, olumsuz her türlü yaklaşımdan sakınmak zorunluluğu vardır.

Bütün hayvanlar,yaratıcının kendilerine biçtiği rol ve görevlerini hakkıyla yerinegetirmektedirler. Buna karşılık insan, Rabbinin yükümlülüklerini ne ölçüdeyerine getirmektedir? Bu yönüyle de onlardan ibret almalıdır.“Görmedin mi kişüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlarve insanlardan birçoğu Allah’a secde etmektedir. Birçoğunun da üzerine de azaphak olmuştur. Allah, kimi alçaltırsa ona saygınlık kazandıracak hiçbir kimseyoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar.” (Hac,18) ayetinde, hayvanların,bitkilerin ve cansızların tamamının Allah’a secde ettiği, yani Allah’ınyüklediği göreviboyun eğerek yerine getirdiği, buna karşılık insanlardançoklarının secde etmesinin yanında birçoğunun da azabı hak ettiği yani göreviniyapmadığı bildirilmiştir. Allah’ın yüklediği görev ve sorumluluk birçok ayette“secde” kavramıyla ifade edilmiştir.

İnsana yüceduyguların yanında “behimi” tabir edilen hayvani hisler de verilmiştir. İnat,iştah, şehvet, öfke, kıskançlık, hırçınlık, gibi huy ve duygular insandakihayvani duygulardır. Esasen hayvanlar, insandaki bu behimi hislerin cisimlenmiş,boyut kazanmış halleridir. Günlük yaşantıda buna ilişkin tabirlerkullanılmaktadır. “keçi inadı”, “maymun iştahlı”, “tilki kurnazlığı” gibitabirlerin yanında bir kısım hayvanlara benzetmeler de yapılmaktadır. İnsaniçinde ruhani olarak bulunan bu duygular, dış âlemde hayvan olarak tecessümetmiştir.

İnsan behimiduygularını akıl ve imanın dizgiyle kontrolü altına almalı ve melekîduygularını ön plana çıkarmalıdır. Bu sayede insan-i kâmil olur. Yoksa“Andolsun ki, cin ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık; onlarınkalplerivaramao kalplerle anlamazlar; gözlerivar ama onlarla görmezler; kulakları var ama onlarlaişitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibi hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlargafillerin ta kendileridirler.” (A’raf,179) ayetinin kapsamı içine girer.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.