Şimdi birçoğunuzbana

‘Ağey kafayımı yedi lo…

İki bin yılıgeçeli on yedi yıl olmuş.

Sen hala ikibin yılının geleceğini mi zannediysen!

Yaw yok…

Yaw geçbunları anam-babam geç bunları!

Eskimişseneskilerde kalmışsan iki gözüm benim!

Yaw hehe…Biliyem

Eskidekalmışam,

eskimişem,

hayataküsmüşem,

dünyayadarılmışam,

herkesekızmışam…

Sız zanedisız ki ben bilmiyem!

Ma benhırpomiyam!

İki binyılının geçtiğinı bilmiyem mi?

Ama bi şedaha biliyem ki,

o dainsanoğlu yaratılış itibarıyla

hem geçmişehem de geleceğe merak sarmıştır,

sürekliaraştırmıştır, araştırmıştır, araştırmıştır!

Bu meraküzerinden;

bazıokumalar yapmıştır,

tahminler deyürütmüştür,

tahminlersonucu bir şeyler bulmuş, buluşturmuştur,

oturmuştarih yazmıştır.

Yazdığıtarih;

bazen resmiolmuştur

bazen  civil Defensır olmuştur!

Dünyavaroldukça,

yerinde dedurdukça

bu merakhiçbir zamanda bitmeyecek, tükenmeyecektir!

İnsanoğlu;sürekli yeni bir şeyler bulmanın peşinden giderken

toprağınaltında bir şeyleri eşelerken,

bulduğu enufak parçayı

fırça iletemizlerken,

inne ilekuyu kazarken

tabi ki herşeyin farkında.

Niye?

Niye olacak,

eskiyaşamların, inançların, araç-gereçlerin, ne, niçin, nasılın peşinde!

Bubuluntular sayesinde, geçmiş medeniyetlerin izlerini keşfedip;

neredengelip, nereye gittiğini, aydınlatmanın peşinde!

Bunları niyesöylüyorum?

Şunun için:

Bakın AkşamGazetesinin;

25 Eylül1934 yılında çıkan sayısında

Yukarıdakullandığım;

‘İki BinYılında Dünya Nasıl Olacak?’ başlığını atmış, o gün konuyu haberleştirmiş.

Haber aynenşöyle:

Fen gittikçe ilerliyor.

Her gün insan emeğini kolaylaştıran,

yorucu işleri insan ellerinden alıpmakineye bırakan icatlar çıkıyor.

Bu gidişle istikbaldeki yaşayışımızne surette kespedecek?

Gelecek nesiller

saatte 1600 kilometre yol gidecek

2700 kilometreye kadar yükselecektayyarelere binecek.

Her yüz km’de ancak 3.5 litre benzinyakarak

saatte 240 km hız yapacakotomobillere binecek.

Türkiye de her ailenin;

radyo ile sinemayı birleştiren birtelevizyon cihazı bulunacaktır.

Yeryüzünün esaslı vazifesi olanbuğday yetiştirmeye tamamı ile hasredebilmek için şimendiferler havai hatlagökyüzünde işleyecektir.

Yiyeceğimizin tamamı ise

suni, kimyevi ve basit olacak

Hap olarak alınacaktır.

İşte 2000 senesi için yapılantahminler böyle…

Cenabı hakka şükredelim ki biz bugün

vitamin,

protein,

vesaireyi hap halinde değil

ala pirozola,

imam bayıldı

ve ayva kompostosu olarak almaktayız.’

Evet.

Demek ki 60-70-100-200 yıl sonrayıtahmin etmek tahlil etmek pek de kehanet değil.

Yani bu iş için kâhin olmaya,şapkadan tavşan çıkarmaya gerek yok.

Aklını çalıştıran insanoğlu geleceğedair tahminlerde pek ala bulunabilir.

Bundan 66 yıl önce yapılan tahmin,öngörü, iki bin yılında fazlasıyla gerçekleşmiş durumdaydı.

Peki;’ 70 yıl sonrasının 100 yılsonrasının dünyası nasıl?’ olur derseniz hepimiz bugünden az-çok bir tahmindebulunabiliriz.

Dünyamız gittikçe yaşanılmaz bir halegelecek, kendi sonunu hazırlayacak.

İnsanoğlu yaptığı icatlarla, aletedevat hacetlerle kendini kanıtlamak için yine bunları kendi başında deneyecek,kendi sonunu bir şekilde hazırlayacaktır.

Beslenmeden tutunda,

iklim değişikliğine,

nükleer felaketlere,

balistik füzeler,

çevre ve iklim değişikliğine,

ozon tabakasına,

savaşlara, afetlere, sömürme hırsına,kaba kuvvetin en tepesine çıkacak dünyanın ve kendi sonunu bu şekildegetirecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6