UA-89691712-1

İkimizin Yerine filmiile Türkiye’de bir kadının bedeni üzerinde tasarrufunun resmi olarak 18 yaşolduğunu öğreniyoruz her şeyden önce. Ahlaki, belki de toplumun tepkisindençekinilmesinden dolayı yaş vurgusuna ihtiyaç duyuldu. Filmin ilerleyendakikalarında öğrenci öğretmen arasında yaşanan cinselliği tepkisini yumuşatmaadına yönetmen 18’ni dolduran Çiçek’e artık evlenebilirsin diyaloglarınıeklemeyi unutmamış. Batıda on beş yaş dillendirmesinin bizdeki karşılığı18’dir. Bu yaşa gelince genç kızlar istediğini yapma özgürlüğüne sahipolabileceği algısı veriliyor. Nitekim evlenebilirsinin filmdeki karşılığıistediğinle cinselliğini yaşayabilirsindir. 18 yaş vurgusu sadece cinselliğe vurgusuyla kalınmıyor, bu yaşta evdende ayrılabilirsin de demektir. Çünkü Çiçek eve gelmediğinde annesi polisegidelim dediğinde babası Çiçek 18’ni doldurdu bir şey yapamayız diye cevapverir. Kısacası 18’in karşılığı özgürsün istediğini yapabilirsin, kimse sanakarışamaz, hesap soramazdır. Evlenebilirsinin açıklaması da istediğinle artıkberaber olabilirsindir.

Filmin daha başta bizevermeye çalıştığı algı toplum ve ahlaki değerlerin öneminden ziyade devletinkoyduğu yaşın önemidir. Yozlaşan bir topluma doğru söylemlerin ağırlıkta olduğubir filmde kızların erkekleri kendi cinsel dürtüleri için rahatlıkla dakullanmasının normal olduğunu görüyoruz. Bilinenin aksine bu defa kızlarerkekleri kullanıyor, hem de tecrübe edinme adına.

Film boyunca yönetmenintoplum değerini alt üst etmenin çabasının doruk noktası çok tartışılan ve karşıçıkılan öğrenci öğretmen ilişkisidir. Hem arada yirmi yıldan fazla yaş olmasınarağmen cesurca konuyu işlemektedir. Çünkü öğrenci tutku dolu bir şehvetleöğretmenine abanmaktadır. Öğretmende istemiyorum yan cebime koy mantığıyla görüyoruz.Ki bu mantık daha önceki aşk hikâyesine dayanmaktadır yoksa istemediğindendeğil.

Suiistimalle açık olanbu konu son dönemde medya yansıyan öğrenmen öğrenci arasında yaşanan gayrıahlaki olaylardan biliyoruz. Ayrıca bir kız öğrencinin öğretmenine duyduğuduyguları aşk diye ne kadar tanımlanabilir. Öğrencinin bu ilgisini öğretmeninfırsatçılığa çevirmesi ne kadar doğrudur. Doğruluğu zaten tartışılmaz ancakfilme buna ön ayak olan bir algı vermektedir ve bunu da ballandıra ballandırayapmaktadır. Çiçek’in aşk başkasına eline silah vermektir derken öğretmenineline geçen bir öğrencinin duyguları arasında metafor daha iyi anlaşılacaktır.Öğretmenin ilgisi ve tanımlamakta zorlandığı duyguların arkasında Çiçek’inablasına benzemesi ve Doğan’ın daha önce ablasına aşık olmuş olması vardır.Yönetmende öğretmenin öğrencisine olan aşkını böyle yumuşatmaya gidilmiş.

Kız öğrencilerin sadeceedebiyat öğretmenlerine âşık olurlar miti burada da işlenmiş. Edebiyatın veşiirin sadece aşk üzerine inşa edildiği yanılgısı ve sanki edebiyatöğretmenleri sadece aşk üzerinde çok güzel konuşurlar düşüncesi edebiyatöğretmenlerini kızların gözünde yüceltip, diğer öğretmenleri hafife almak doğrubir yaklaşım değil. Doğan’ın doğru dürüst konuşamaması biraz bunu dagöstermektedir. Ama öğretmene aşk üzerine bir deneme yazma bahanesiyleyaklaşmak basit bir kurgu neticesidir. Edebiyat öğretmenleri ne yazarlıkkonusunda ne de aşk konuların yazımında sanıldıkları kadar başarılıdeğillerdir. Aslında Çiçek Doğan’a edebiyat öğretmeni olduğu ya da aptalcabirkaç şiir muhabbeti nedeniyle aşık olmuyor. Filmde edebiyat öğretmenin tercihedilmesi tamamen halk arasında dolaşan asılsız dedikodunun varlığıdır.

Sahi Çiçek Doğan’a âşıkolması için ne oldu? Doğan’ın duygularının arka planını anlıyoruz. Ama Çiçekdurduk yere âşık oluyor. Şimdi aşk için nedenler mi arayacağız denilebilir.Peki, on sekiz yaşındaki genç bir kızın duygularını ergen duygusu içindedeğerlendirmemiz gerekir mi, gerekmez mi? Sorusunu nasıl cevaplayacağız. Şayetergen olarak tanımlarsak ki tanımlamak gerekiyor. On sekiz yaş yukarda dadeğindiğimiz gibi resmiyette bedenini özgürce kullanma ve kimseye hesapvermemekti. Ama bu olgulaşmayı göstermez. On sekiz yaş genç kızlardaolgunlaşmanın işareti değildir. Aksine şıp sevmeleriyle ergenlik dönemin sondeminde görmek gerekiyor. Çiçek’in âşık olmasının altında yatan neden ergenlikduyguların baskın gelmesidir. Sevmediği adamla sırf sevdiği adam için öpüşmeprovası yapacak kadar ergenlik çıngılığı içinde bir karakterdir Çiçek.

Türkiye sinemasındakurguyu dramatikleştirmek ve kurgudaki olayları birbirine bağlamak adınanedense ölümcül hastalığa yakalanan kadın karakter, sevdiği adamı terk eder vene hikmetse adam aşkından ölse de kadının peşine düşmez yıllar sonrasevgilisinin ölümcül bir hastalıktan çoğu da ne hikmetse kanserden öldüğünüöğrenir. Burada da Doğan kendisini terk eden aradan yirmi yıl geçmesine rağmenunutamıyor ama nedense hiç de sevgilisini merak etmiyor. Bize sunulan aşkçelişkisi bu olsa gerek. Bu nasıl aşk ki kadın hastalanıyor adamı terk ediyor,terk edilen adam sanki kadına çıkma teklifi yapmış, kadın da kendisini retetmiş triplerine girmişte sevgilisini umursamamış. Bir yandan aşk adınadramatik sahneler adına yapılmayan kalmıyor ama bir yandan da aşkı önemsiz gösterenolaylara imza atılıyor. Yönetmenler ve senaristler bu çelişkiyi göremiyorlar mıyoksa seyirciyi ciddiye almayıp, önemsemiyorlar. Yeter ki seyirci mendilıslatsın mantığıyla mı hareket ediliyor. Böyle ise başarılı olduklarını dasöylemek gerekir. Çünkü aşk adına ağlayan seyirci aşkı maymuna çevirenyönetmenin çelişkisini farkında değiller.

Ergenlik döneminde gençkızların birçok nedenden dolayı kendilerine ilgi gösteren ya da göstermeyenöğretmenlerine duygusal yakınlık hissettikleri gerçeğini göz ardı edemeyiz.Ancak dediğimiz gibi bu duygusal bir yakınlık olarak tarif edilmelidir, aşkolarak değil. Bu duygusal yakınlıkta tutku, isterik arzular, öğretmeneyakınlaşma adına saplantılı davranışlar, bedenini kullanma ve hayalleriçerebilir ama bu geçici bir dönemi barındırır ve sonra normalle döner. Buradaönemli olan saf ve tecrübesiz öğrencinin öğretmen tarafından kullanılmamasıdır.Öğrenci sarhoş bir dönemden geçtiğinden sağlıklı düşünemez. Öğretmen ise onagöre hayat tecrübesi daha fazladır. Öğrencinin bu içinde bulunduğu boşluk veduygusal karmaşayı cinsel istekleri doğrultusunda kullanabilir. Çünkü öğrenciiçinde bulunduğu duygusal yoğunluktan öğretmenin rüzgârına rahatlıklakapılabilir. Öğretmenin bu ahlaksızca tutumu ve daha çocuk olan öğrencinin bedenindenfaydalanma yoluna gitme terbiyesizliği öğretmenlik gibi kuruma ihanettir.

Doğan’ın yaptığızamanında yarım kalan duygularını Çiçek üzerine tamamlama yoluna gitmesidir.Ortada bir aşk yok. Bir genç kızın öğretmeni tarafından kullanılması vardır vebunu da 18 yaş üzerini doldurdu sorun diyerek tepkilerin önüne geçilmeyeçalışılmıştır. En önemli algı 18’ni dolduran kız istediğiyle istediği şekildeberaber olabilir. Beraber olduğu kişi babası yaşında olsa da sorun yoktur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.