banner18


Sözlükte“kendini tutmak, engellemek,” anlamına gelen imsak kelimesi, takvimlerde orucabaşlamaya ait özel bir kavram olarak kullanılmaktadır. İmsak oruç yasaklarınınbaşlama vakti olduğu gibi aynı zamanda sabah namazının da başlangıç vaktidir.Bu vakit, ayette “fecrin beyaz ipliğinin siyah ipliğinden ayırt edilmesi”olarak tanımlanmıştır. (Bakara, 187.)

Oruçimsak vaktiyle başlar, akşam güneşin batışıyla sona erer. Bu nedenle oruç,vakitledir; ezan okunması oruç için bir şart değildir. İmsak vaktinde sabahezanın okunması, sabah namazı için bir çağrıdır, oruca başlamak için değildir.Bu itibarla sabah ezanı okunmasa da imsak vakti geldiğinde mutlaka yeme-içmeyiterk etmek ve oruca başlamak gerekir. Aynı şekilde akşam ezanı için de durumaynıdır. İftar vakti geldiğinde ezan okunsun okunmasın iftar etmek gerekir.

Birkısım Müslümanların imsak ve iftarda sadece ezanı dikkate almaları büyük birhatadır. Unutulmamalıdır ki ezanı okuyan da ilahi bir şahıs değil, kendisaatine bakarak vakti tespit eden bir insandır. Hele imsak vaktinde ezanınbiraz geç okunması durumunda ezanla oruca başlayan Müslümanlar için o günküorucun fesada gitmesine yol açar. Bazı kimselerin de “ezan bitinceye kadaryeme-içme sürdürülebilir” şeklindeki sözleri de orucun ciddiyetiylebağdaşmayan büyük bir yanılgı ve hatadır. Ha, eğer ezan vakit gelmedenokunmuşsa bu söz doğru olabilir. Eskiden takvimlerde temkin süresi adı verilenbir uygulama vardı. İmsak vakti asıl vakitten bir süre önce başlatılıyordu. Ozamanlar erken başlatılan ezan okununca da oruca bir zararı yoktu. Çünkü asılvakit henüz gelmemiş oluyordu.  

1983yılına kadar Diyanet Takvimlerinde imsak vakitleri için 4 dakikalık temkin payıuygulanıyordu. Ancak bu yıldan itibaren temkin süresi uygulamasına sonverilerek imsak vakti aynı zamanda sabah namazının başlangıç vakti olarakuygulamaya kondu. Artık günümüzdeki takvime göre imsak vakti yeme içmenin kesilip oruca başlama zamanını gösterdiğigibi, sabah namazının da girme vaktini bildirir. Bu vakit girince sabah namazıda kılınabilir. Ancak Hanefi Mezhebine göre hafif ışıyıncaya kadar namazıgeciktirmek, şafilere göre ise vaktin başlangıcında karanlık iken kılmak daha faziletlidir.

Kendi saatlerine bakarak vaktin girip girmediğini dikkate almayıpsadece ezan sesine bağlı kalanların çoğu kez yanıldıkları, erken oruç açtıklarıgörülmüştür. Çünkü dışarıdan herhangi bir ses duyunca ezan sanıp orucuaçıyorlar. İmsak vaktinde de herhangi bir sebeple ezana geç başlanınca yemeiçmeyi sürdürerek orucun fesada gitmesine yol açıyorlar.

Son birkaç yıldır imsak vaktinin takvimlerde geç başlatıldığını,40 dakikalık fazladan oruç tutturulduğu iddiaları bazı Müslümanların kafasınıkarıştırmaktan öteye gitmeyen asılsız ve yanlış ifadelerdir. Bin yılı aşkınsüredir devam eden mevcut uygulama, ümmet birliğiyle bir kültür olmuştur. Şehrinışıkları içinde fecrin beyaz ipliğini tespit de mümkün görünmüyor. Bu nedenletakvimin hassas ölçümlerine itibar etmek durumundayız. Fecrin ufuktaki beyazipliği görününce başlayan imsak vakti esas alınmaktadır.  Bu süreden 40 dakika sonra ortalık tamamenaydınlanmaktadır.

Ayette ifade edilen “siyah iplikten, beyaz ipliğin ayırt edilmesi”gece karanlığında hakiki siyah ve beyaz iplik değil, mecazi olarak ufuk ipliğikastedilmektedir. Çünkü ayetteki “mine’l-fecri” kelimesi, mecazi iplikolan “fecrin beyaz ve siyah ipliği” olduğunu açıkça göstermektedir.

“Orucu 40 dakika fazla tutuyoruz” iddiasıyla söylenen bu fikrinbir an doğru olduğunu varsayalım. Orucu erken başlatmak orucu bozmaz, zararvermez. Ancak bu fikir yanlış ise oruç vaktinden çok sonra başlatılmış olur ki,oruç fesada gider. Yani 40 dakika fazla oruç tutmanın hiçbir zararı yoktur ama40 dakika eksik oruç, oruç değildir. O halde 1400 yıllık İslam kültürüne aykırıfikirlere itibar edilmemesi gerekir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.