Bir gün,  Rahmetli babamı ziyarete bir kaç genç adam geldi. Sohbet arasında onlardan birinin ilginç olarak gördüğüm ve kayıt altına aldığım bir soru sordu. Hem sorduğu soru, hem de babamın verdiği cevabı aynen paylaşmak istedim. Şöyle ki;

SORU: İnsanların nazarında deli (akil hastası) olarak dolaşan ve genelde harabelerde veya cami köşelerinde barınan, halk arasında "deli" diye bilinen bir kısım insanlarla karşılaştığımızda ağızlarından gelecekle ilgili enteresan bazı sözler çıkıyor ki, o sırada "deli sözüdür" diye önemsenmiyor, lakin sonradan, hayret verici bir şekilde, onların sözleri doğru çıkıyor.  Acaba, bu delilerin söyledikleri gaybî (gelecekle ilgili) bazı sözlerin doğru çıkması bir tesadüf müdür, yoksa onların kerametleri mi var, gizli bazı olaylar Allah tarafından onlara bildiriliyor mu? Şayet onların söyledikleri bir keramet ise, gizli kalması gereken evliyanın ve kerametin böylece ifşa edilmiş olması imtihan sırrına aykırı olmuş olmaz mı?   Bu hususta bizi aydınlatırsanız memnun oluruz...

CEVAP: Bilindiği gibi, Yüce Allah hikmeti gereği, dünyayı insan için bir imtihan meydanı olarak yaratmış ve insani, dünya hayat mektebinde çeşitli nimetlerle, emir ve yasaklarla imtihana tabi tutmuştur. Bu imtihan için ona akıl ve düşünce kabiliyeti vermiş akıl vermekle de kalmamış, neyi ve nasıl yapması ve neler yapmaması gerektiğini de kitap ve Peygamber göndererek ona neyin doğru, neyin yanlış olduğunu göstermiştir. Yüce Allah, bunları yaparken, imtihan sırrı ortadan kalkmaması ve insana açıkça kopya verilmiş olmaması için, birçok hakikatleri, üstü ince bir perde ile örtülü olarak, anlayabilecek insanlara anlatmış, çeşitli işaret ve sembollerle akıllara kapı açmış, ama imtihanın gizliliğini de ihlal etmemiş, İmtihanın sırrını da böylece korumuştur.

 İşte bu gizliliklerden bazıları:

I- KADİR GECESİNİN GİZLİLİĞİ

Kadir gecesinin bin ay'dan daha hayırlı olduğunu Kuran'da bildirmek suretiyle inananları bu gecede daha fazla ibadet edip, tövbe etmeye teşvik etmiş, ancak kadir gecesini Ramazan'ın geceleri içinde veya bir görüşe göre senenin içinde gizlemiştir ki insanlar o geceye güvenip günde beş vakit ibadetlerini terk etmesin, bütün gün ve gecelerdeki dini vazifelerini ihmal etmesinler ve o gecenin faziletine bel bağlayıp günahların içine dalmasınlar.  Böylece, insanin Allah'a karşı olan görev ve sorumluluklarının bir geceyi ihya etmekle bitmiş olamayacağı mesajını vermiştir.

2- ISM-İ AZAMİN GİZLİLİĞİ

Bunun gibi Yüce Allah, (ismi Azam) denilen en büyük ismini esma-i Hüsna'nın 99 ismi içinde gizlemiştir ki, insanlar, dualarında Allah'ın bütün isimlerini zikretsinler, sadece bir isim zikretmekle yetinmesinler. Aynı zamanda bu gizleme perdesi arkasından, insanoğlunun, Allah'ın 99 isminin tamamının aynası olduğu, onların ifade ettikleri manaları davranışları ile göstermekle de mükellef olduğu mesajını vermiştir.

3- KIYAMETİN GİZLİLİĞİ

Yine. Yüce Allah, kıyametin ne zaman kopacağını dünyanın ömrü içinde gizlemiştir ki insanlar, yarın kıyamet kopacakmış gibi ahiret için hazırlıklı olsunlar, aynı zamanda kıyametin uzakta olduğunu düşünerek dünya hayatıyla ilgili işlerini de ihmal etmesinler. Böylece insana, ölümü ve öldükten sonra dirilmeyi, Allah'a hesap vermeyi unutmaması gerektiği mesajını da vermiştir.

4- INSAN ECELİNİN GİZLİLİĞİ

Aynen bunun gibi, insanin ecelini de onun ömrü işinde gizlemiştir ki, insanlar ölmeyecekmiş gibi dünya hayatları için, yarın ölecekmiş gibi de ahiret hayatları için çalışsınlar ve böylece hayatlarını korku ve ümit arasında geçirerek imtihanda olduklarına unutmasınlar. Şayet insanin ne zaman öleceği belli olsaydı, ömrünün ilk yarısını gaflet ve dalalet işinde son yarım da her gün bir adım daha idam sehpasına yaklaştığını hissetme korkusu ve dehşeti içinde geçirirdi. Dolayısıyla hayatı büsbütün zehir olur ve henüz dünyada iken bir çeşit cehennem hayatını yaşamış olurdu...

5- VELİ KULLARIN GİZLİLİĞİ

Yüce Allah, veli kullarını da insanlar arasında gizlemiştir ki, kimin evliya olduğu bilinmesin, insanların geleceği ile ilgili bazı gerçekler evliyaların kerametleri ile ifşa edilip dünya imtihanında olan insanlara kopya verilmiş olmasın. Böylece imtihanın sırrı korunmuş olsun. Aynıca, evliyaları gizlemekle, Allah'tan istenmesi gereken şeyleri, insanların, velilerden veya halk arasında evliya zannedilenlerin türbelerinden istememeleri ve onlara bel bağlamamaları gerektiği mesajını da vermiştir. Çünkü Allah'tan istenmesi gereken (bahtın açılması, imtihanı kazanması, çocuk sahibi olması gibi) şeylerin türbelerden veya türbedekilerden istenmesi Allah'a şirk koşmakla es değerdedir.

 6- DELİ KILIĞINDAKİ VELİLER

Bununla beraber insanların nazarında deli olarak bilinen ve bir nevi meczup olarak dolaşan insanların bir kısmı gerçekten evliyadırlar, Allah'ın sevgili dostlarındırlar. Onların gelecekle ilgili sözlerinin doğru çıkması, Allah'ın onlara vermiş olduğu ilahi kerametin (ikramın) bir sonucudur. Ancak, böyle kişiler, insanlar tarafından deli olarak bilindiği, dolayısıyla onların sözlerine genelde, 'deli saçmasıdır" deyip itibar edilmediği için, Yüce Allah, onların Iisanıyle, anlayan insanlara bazı gerçekleri anlatmayı imtihan sırrına aykırı görmemiştir. Dolayısıyla onların ı ifşaatı, imtihandakilere verilmiş kopya sayılmamaktadır Bir hadis-i şerifte deniliyor ki: "Ölen bir insan, kabre konulup defnedildikten sonra sual melekleri gelir onu imtihan ederler. Şayet dünyadaki ameli iyi ise sorulan sorulara doğru cevap vererek imtihanı kazanır ve onun kabri bir cennet bahçesine dönüştürülür. Eğer dünyadaki ameli kötü ise sorulan sorulara cevap veremeyecek ve onun kabri cehennem çukurlarından bir çukura dönüştürülecek. Azap melekleri kafasına balyozlarla öyle vuracaklar ki onun bağırmalarını ve imdat çığlıklarını bütün hayvanlar duyacaktır. Çünkü hayvanların dili olmadığından insanlara kopya veremezler ama cinler ve insanlar duymayacaklardır ki, insanlara kopya verilmiş olmasın ve imtihanın sırrı ortadan kalkmış olmasın. Deli kılığındaki evliyalar ise, onların sözleri insanlar tarafından ciddiye alınmadığından, bazı gerçeklerin keramet yolu ile onlara söyletilmiş olması insanların imtihanda oldukları gerçeğine bir halel getirmiş olmaz...

Afiyette kalın...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.