İnsanı dikkate almayan, bırakın insana zarar vermeyi

insanı rencide eden hiçbir çözüm, çözüm değildir; çözümsüzlüktür.

Çünkü tüm çözümler, ister dinî, ister siyasî, ister iktisadî,

ister felsefî, ister ideolojik, tüm çözümler insan içindir;

insan için var olmalıdır. İnsanı yok eden, insanı tırnak içine alan,

insana zarar veren ve insanı rencide eden hiçbir çözüm,

çözüm olarak anlamlandırılamaz…
(İhsan FAZLIOĞLU; Sözün Eşiğinde)

Siyaset hayatımızın her yanını kuşatmış durumda. Sorulması gereken soru; siyaset neden bu kadar hayatın içinde? Siyasetin hayatın içinde bu kadar yer işgal ediyor oluşunda bir sıkıntı görüp görmediğimiz meselesi bu konudaki yaklaşımımızı ortaya koyacaktır. Bu kadar politize olmuş bir toplumdan hayırhah sonuçlar çıkmayacağını ifade edersek her halde yaklaşımımızın özetini ortaya koymuş oluruz. Bakın siyaset yerine politize olmaktan bahsettik. Aslında siyaset derken terminolojik olarak, ideal olarak belirlenen tanımın dışında mevcut durumu ifade ediyoruz.

Siyaseti; yönetilenleri daha iyi yönetme aracı olarak görmeyen, hizmetin bir unsuru kılamayan politikanın millete faydası olmayacaktır. Bugün için siyaset her geçen gün biraz daha toplumun fertlerini bir birinden uzaklaştırmakta, her geçen gün biraz daha kutuplaşmalara sebep olmaktadır.  Siyasetin ortaya çıkarmış olduğu kutuplaşma önümüzdeki süreç açısından iç açıcı şeyler söylememize engel teşkil ediyor. Siyaset gerilimi yüksek bir alanı hızla çoğaltıyor.

Öyle ya da böyle bugün siyaset hayatın tamamını etkileyici bir unsur olarak karşımızda duruyor. Eğitimden ekonomiye, sağlıktan iş hayatına her şey siyasi iradenin ortaya koyduğu modele göre şekillenmekte. Bu bağlamda siyasetin ne kadar önemli olduğu aşikârdır. Ancak buna rağmen insana hizmet etmek amacıyla yapıldığı iddia edilen ya da en azından ideal siyasetin insana hizmet etmesi gerekirken insana kaygı veren bir şekle dönüşüyor oluşu düşündürücü. Sorun yönetim anlayışı bağlamında sorunlara çözüm üretmesi gereken siyasetin bizatihi sorunlar yumağı haline gelen hali pür melali.

Tam da bu noktada siyasetle ilgilenenlerin siyaseti ne için yaptıkları büyük önem arz edecektir. Siyaseti toplumu yükseltmek, yüceltmek için yapanlar olabileceği gibi, siyaseti kendi geleceklerini teminat altına almak için yapanlarda olacaktır. Yükselmek için mi, yükseltmek için mi sorusu siyasetçinin amacını ortaya koyacaktır. İnsana ve de millete hizmet etme makamı olması gereken siyasetin ve siyasilerin; kasanın ve piyasanın değil milletin sesi olması esastır. Siyaset ihya olma makamı değil insandan başlayarak toplumu ihya etme makamıdır, insanı esas almalıdır. İnsanı esas almayan siyaset ve siyasiler toplumu değil kendilerini yükselteceklerdir. Yaşatma aşkının yerini “yaşama aşkı” alacaktır.

Siyasetin; “insansız siyasetalanı” olmasını engellemenin yolu yine insana yaklaşmaktan geçecektir. Siyasetin odağına insanı koyarak; vicdan üzerinden, ahlak üzerinden, hukuk üzerinden, adalet üzerinden yapılması büyük önem arz edecektir. Yani önemli olan kimin yönettiğideğil; nasıl yönettiği, ne ile yönettiği sorularıdır. Bu sorulara kadim kültürümüzde,ortaya koyduğu ahlaka dayalı siyaset felsefesi ile bugün de baş tacı etmemiz gereken, Nasreddin Tûsî’nin“Ahlâk-ı Nâsırî” adlı eserinden bir alıntı ile cevap vererek yazımızı sonlandıralım. ''Halkı adalet, erdem ve hikmet prensiplerine göre idare etmek gerekir...Şehirde adaletin gereklerine riayet edilse düzen ve asayiş sağlanır, her şey kemale doğru gelişerek ilerler. Fakat hikmet noksan olursa, kanunlarda adaletsizlikler yapılmaya başlanır, adaletsizlik olunca da ülkenin güzelliği gider, çirkinlikler, fitne fesatlar ortaya çıkar, İnsaf kaybolur, sevginin yerini nefret alır.''

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6