Okumak, okumak, okumak... Yazmak, yazmak, yazmak... Düşünmek, düşünmek, düşünmek... Konuşmak, konuşmak, konuşmak... Ve sonra ölmek. Yani okumamak, yazmamak, düşünmemek, söylememek. Ne tuhaf şey! Kıskançlıktan kuduruyorum bazen. Büyük yazarları, düşünürleri, sanatçıları, filozofları. Onlar gibi olamamak çıldırtıyor beni. Onlar gibi büyük, onlar gibi saygın, onlar gibi derin. Hayatta bir talih meselesi her şey.

Üzerine eğildiğin hiçbir bilmecenin çözümü yok. Hiçbir şey elinde değil insanın. Sosyolojik kader, biyolojik kader, tarihsel kader, coğrafi kader her taraftan kuşatıyor insanı. Dinler de, diller de, renkler de bir kader. Kaderi tayin eden sen değilsin. Dışına çıkabilme imkânın çok az. Imtihan dahi cebri. Ya seçeceksin ya seçeceksin. Hayır seçmeyeceksin, maruz kalacaksın. Sunulandan kuşkulanmak bile yasak sana. Böyle bir hakkın yok. Yaşadığın toplum böyle bir hakkı elinden almış çünkü. Bütün Müslümanlıklar kültürel. Daha doğrusu bütün dinsel yaşamlar kültürel. Bunun farkına varmak inanılmaz ürkütücü. Fransa’da doğsaydım ne olacağım meçhuldü. Ya da Hindistan’da doğsaydım. İslam diyarında doğmak bir imtiyaz ise eğer küfür diyarında doğanlar neden böyle bir imtiyazdan mahrum, daha doğrusu ne suçu var orada doğanların?

Bütün İslami teoloji bu sual karşısında çaresiz. Cevapların tümü apoloji. Deizm bir sığınak mı? Belki ama güvensiz. Dinler ne kadar güvenli ki? Dinler dahil her ideoloji bir kaçış, bir sığınak. Ölüm karşısındaki çaresizlik hepsi. Eskatoloji ahiret güvencesi verdiği için daima galip. İnsan demek, umut demek. Yaşamı sürdürebilmek için ümit şart-ı zaruri. Ateizm büyük bir cesaret. Bütün dinlere ve tanrılara meydan okuyorsun. Sen kimsin? Ama dünyalık planda en özgür olan ateizm. İslam ile arasındaki tek fark: bir tanrı inancı. Onun için İslam’a en yakın ideoloji ateizm. İnanan biri ateist olan birinin duygularını anlayabilir mi? Hayır. Ama bir ateist inanan birinin duygularını anlayabilir. Çünkü imandan ateizme geçmiştir. Şahsen ateistlerin halet-i rûhiyesini iliklerime kadar yaşadım. Ama fikren ateist olmaya gönlüm razı olmadı. Belki de cesaret edemedim. Hayır, saçma buldum. Tanrısızlık imkansızdır, tesadüf muhaldir. Kim bilir çok zeka bu yüzden deizm iskelesinde karar kılıyor.

Aslında deist, ateist, teist olmak da tıpkı Müslüman ve Hıristiyan olma gibi bir kader. Cebri tarafı hafif olan bir kader. Ama yine kader. Kendine karşı dürüst olmak erdemlerin en mukaddesi. Fakat o kadar zor ki! Günlük yazarken bile tam dürüst olamıyorsun. Kalemin ve kağıdın yazdıklarına kızmasından, onları tehlikeli görmesinden korkuyorsun. Maske takmak ve rol yapmak yaşamak için zorunlu. Maskesiz olanlar ve rol yapmayanlar: deliler, meczuplar, dervişler. Onun için gerçek Müslüman ya delidir ya meczuptur ya derviştir. Akıldan istifa etmeden imana yol bulmak imkansız değil ama çok çok zor.

(26.11.2018 günlüğünden)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.