Yemen’dehüküm süren ve zalimliğinden ötürü Şeddat olarak tanınan hükümdar, “ben decennet yaratabilirim!” diyerek, ırmaklar, bağlar, bahçeler ve saraylardanoluşan bir şehir inşa eder. Tarihte İrem şehri, edebiyatta da “İrem bağları”olarak meşhur olmuş, şairlere ilham kaynağı olmuştur. Dünyada benzersizgüzellikteki bu İrem Kur’an’da da söz konusu edilmiştir:

“(Ey Peygamber) Rabbinin, (Hûd’unkavmi) Âd’e, memleketler içinde benzeri yapılmamış olan, sütunlarla doluİrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibiFiravun’a ne yaptığını görmedin mi?” (Fecr, 6-10)

Bir nevi dünya cennetidiyebileceğimiz İrem şehrini yapan Şeddat’ın, azgınlıklarından dolayı helakedilen kavimlerden biri olan Âd kavminden olduğu ayetten anlaşılmaktadır.

Rivayete göre Şeddat, bu dünyadabenzeri yapılmamış olan İrem’in inşasını tamamladıktan sonra o zamanın ilerigelenlerini ve âlimlerini toplayarak bu şehri gezdirmiş, nasıl bulduklarınadair görüşlerini sormuş. Hepsi gördükleri karşısında hayranlıklarını dilegetirmişler. Kimi “cennet ancak bu kadar olur”; kimi “bunun benzeri yoktur”;kimisi de bu, kusursuz bir güzelliktedir, bundan daha güzeli düşünülemez”şeklinde beğeni ve iltifatlarla dolu sözler söylemişler.

Ancak içlerinden bir âlimin,sessiz kalması, görüş beyan etmemesi Şeddat’ın dikkatini çekmiş. Ona sormuş:“Neden sen de bir şey demiyorsun, yoksa sen beğenmedin mi?” Âlim, “Hayır çokgüzel, çok beğendim. Ama bir kusuru var, o da olmasaydı tam cennet olurdu.”Demiş. Şeddat telaşla “Nedir kusur, çabuk söyle de gidereyim” deyince, alim,“Bir delik var, o delik olmasaydı işte cennet olurdu.” Demiş. Şeddat yine telaşve hiddet içinde, “Hani nerde bu delik, göster de kapattırayım.” Demiş.Bunun üzerine alim herkesin kafasında şimşek gibi çakan şu cevabı vermiş: “Neyazık ki kapatılamayan bir deliktir. Azrail AS’ın geleceği delik!”

Yani demek istedi ki, cennet dahiolsa fani olan bir şeyin değeri yoktur. Bir ömürle sınırlı ve ölümlü olan bircennet, hiçbir memlekette güzellikte benzeri olmasa da, gerçek huzur vemutluluk veremez. Çünkü er-geç sonlanacaktır. Ölümlü bir cennet çok güzel birrüyadan farksızdır. Mutlaka o rüya bitecek ve kişi uyanacaktır.

Kur’an tabiriyle “memleketleriçinde benzeri yapılmamış olan, sütunlarla dolu İrem” bu benzersiz vasfınarağmen sahipleri onu bırakıp gittiği gibi, kendisi de yok olup gitmiştir.

Aslında dünya hayatı, her neşekilde olursa olsun insana cennet gibi tatlı gelmektedir. İnsanın onadüşkünlük derecesinde bağlığı ve ondan kopmak istememesi bunun kanıtıdır. Ancakfanilik özelliği bütün lezzetini ve tadını kaçırır. Gafletle ona dalmayıengellemek için Peygamber ASV, “Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çokzikrediniz.”(Tirmizî, Zühd, 4) buyurmuş, bu cazibeli ve aldatıcı faniyekanmaması için ümmetini uyarmıştır.

İrem gibi dünyevi saraylardayaşayanlar, kapatılamayan delik olan ölümü hatırlamakla onun bağımlılık yapanaldatıcı cazibesinden korunabilirler. Yoksa bu bağlılık, dünyayı ebedi tevehhümettirerek bir gün hazırlıksız yakalanmasına yol açabilir. Lezzetleri kaçıranölüm düşüncesi, ebedi hayatın kurtuluşuna vesile olabilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.