“Evlâdım! Namazı dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır ve bu uğurda başına gelecek musîbetlere sabret. Çünkü bunlar azim ve kararlılık gerektiren mühim işlerdir.”Lokman 17

Hayata tutunmanın onunla barışık yaşamanın ve ilkeli duruş sergilemenin temelinde var ola gelen prensipler, değerler silsilesi vardır. Ferdin şahsiyet bulmasında ve topluma rehberlik etmesindeki temel unsur peygamberi değer ve öğretilerin uzun süreli ve kararlı bir şekilde yaşanmasıdır. Zira toplumun ayakta durmasını sağlayan değerlerin yanında bunların kararlılıkla ve sağlam bir irade ile yaşatılması kaçınılmazdır. Bu uğurda dünyalık hesap ve menfaatlerden uzak durmalı, takva libası giymeli ve sadece Allah’ın rahmetineyönelmelidir. Bunu başarmak ve bu uğurda çaba sarf etmek durumundayız.

“Allah dilediğine rızkı genişletir, dilediğine daraltır. Onlar dünya hayatıyla sevinip (şımardılar). (Oysa) dünya hayatı ahiret yanında (basit bir) faydalanmadan başkası değildir.” (13/Ra'd 26)

Büyük bir kararlılığa sahip idealist insanın gözünde dünya küçüktür. Hayvani arzuların etkisinden kurtulur ve görmediği şeyleri istemediği gibi onu elde ettiğinde de aşırıya kaçmaz. Ayrıca bu gibi insanlar şehevi arzuların baskısından da kurtulur. Hiçbir görüş ve cazibenin etkisinde kalmazlar. Nitekim selef-i salihin Allah’ın emirlerini hakkıyla anlamışlardır. Bir defasında Abdülkadir i Geylani hazretleri (Rahimehullah) bir talebesine şöyle söylemiştir: “Tek derdin yemek, içmek, giyinmek, evlenmek, rahat evlerde yaşamak ve mal biriktirmek olmasın. Bunları dert edinme! bunlar nefsin dert, istek ve arzularıdır. Kalbin istekleri nerde kaldı? Senin tek derdin, seni ilgilendirmesi bakımından Rabbin ve onun katında olanlar olmalıdır. İnancı ve değerleri uğruna, yaşantı ve ilkeleri adına ihlas ile yürünmelidir. Ne güzel vurgu yapmış Necip Fazıl “Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. Yürüyeceğim de, bas ve yürü!” Dünya, davası uğruna geri duranları değil azmedenleri hatırlar. Bunun yanında yüce Rabbimizin ayaklarımızı sabit kılması için duanın da gücünden yararlanmalı ve sürekli dua edip dua istenmelidir.

Enes b. Malik (r.a.)

Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurdu: "Sizden biriniz dua ettiği zaman azimli ve kararlı olsun. Ve sakın: Allahım, dilersen bana ver! demesin. Çünkü Allah'ı zorlayacak (hiç bir kuvvet) yoktur" demiştir.

Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 4837

                                                                                                                                                    Akıbetimiz Hayrola

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.