Kaşmer Dağı’nın imara açılmasına ilişkin görüştüğüm meclis üyesi arkadaşlar, hiçbir şaibenin bulunmadığını aksine örnek bir imar uygulaması ve uydu kent olduğunu anlattı.

İmara giren bölgenin 5 bin dönümü Celalettin Güvenç ve ekibince akıl edilerek (Nihat Çiftçi döneminde 60 milyon ödenerek) hazineden belediyeye kazandırılmış, 3 bin 600 dönümü hazineden TOKİ’ye, 400 dönümü ise vatandaşların(!) eline geçmiş. Toplamda 9 bin dönümden oluşan bir bölge. Yaklaşık 80 bin nüfusun ikamet etmesi planlanıyor.

Ahmet Bahçıvan döneminden bu yana uydu kenti savunan birisi olarak duyduklarım hoşuma gitmedi değil. Melih Gökçek’in Ankara’da en başarılı işi uydu kent projeleri olmuştur. Uydu kentler sıkışıp kalan kentlerin yükünü hafifletir. Kentleşmede adeta girdabın içerisinden çıkmaktır uydu kent projeleri.

Duyduğum kadarıyla en ince ayrıntılarına kadar düşünülmüş bir proje olan Kaşmer Uydu Kent Projesi’nde ortak kullanım alanı yüzde 40 değil yüzde 60’a çekilmiş mesela. Yani az ev, az iş yeri, az insan; çok okul, çok yeşil alan, geniş yollar vs. demek bu. Uçakla Şanlıurfa’nın üzerinden geçerken, hep hayıflandığım bir durumdu bomboş uçsuz bucaksız, tarıma elverişli olmayan kıraç alanların değerlendirilmemesi.

AK Parti grup toplantısında Mehmet Ekinci, Osman Uludağ, Selim Polatkan ve Cihan Canbeyli de şerh koyup sonrasındaki meclis toplantısında oylamaya katılmadılar.

Belli ki geri kalan meclis üyeleri ikna olmuş. DBP/HDP’li meclis üyelerinin bile kafasına yatmış. İkisi çekimser kaldı ama hepsi geçmesini istedi.

Demek ki kamuoyuna da anlatılsa belki de bu kadar tepki olmayacaktı. İşte Nihat başkanın en büyük sıkıntısı bu, şeffaf olmamak…

Aynısını teleferikte yaptı. Fısıltı gazetesiyle duyuldu teleferik yapacağı ve hangi güzergahların kullanılacağı. İyi bir proje olsa dahi önceden oluşan olumsuz algıyı değiştiremiyor ve vazgeçmek zorunda kalıyor.

İyi bir belediye başkanı; partisini, meclis üyelerini, basını, STK’ları ve kamuoyunu yanına almayı başarabilen belediye başkanıdır. Nihat Çiftçi, projesini geçirebilecek kadar meclis üyesini yanına alabildi ama geri kalanda başarılı olamadı.

Ankara bile kentte yaşanan rahatsızlıktan etkilenerek, durumu anlatması için apar-topar kendisini çağırdı. Ben ailesinden satın alan olmuş dedikodularında değilim. Belgesini görmediğim bir şeye de inanmam.

Sosyal medyada ısıtılıp ısıtılıp önümüze gelen tutarsız bilgilerle kamuoyunu meşgul etmek istemem. Sadece hala yanıt bulmamış soruların yanıtını arıyorum…

  1. Neden herkese şeffaf bir şekilde anlatılmadı?
  2. Neden köylüler, fırsatçılara karşı uyarılmadı?
  3. 2018 yılının şubat, mart ve nisan aylarında tapudaki hareketlilik kimlerin bilgi sızdırması sonucu yaşandı?
  4. Satın alanlar kimdir veya kimlerin ortaklarıdır?
  5. Kaşmer’in imara gireceğini duyup Dağeteği gibi bölgelerdeki arsalarını kimler elinden çıkardı?
  6. Uydu kent bölgesinin bitişiğinde bulunan köyler hangi ailelere ait?
  7. Karaköprü’de kimlerin arsasına yapılaşma sırası gelmedi diye Dağeteği’ne alt yapı hizmeti götürülmüyor?
  8. Yüzde 100’ü hazine arazisi olan Eyyübiye’deki kentsel gelişim ve dönüşüme neden alt yapı götürmeyiz denilerek engel olundu?

Bunların hepsinin yanıtı bende var. Ama belediyenin bu soruları yanıtsız bırakmaması gerekiyordu.

Ayrıca Dağeteği gibi bölgelerde arsa satın alanlara “ohh iyi oldu” demek belediyenin işi olmasa gerek. Tatlıses’in Şanlıurfa’da sadece 2 arsa yatırımı vardıysa artık o da olmaz. İlk fırsatta satar ve bir daha da Şanlıurfa’nın adını anmaz.

Şanlıurfa’nın gelişmesi isteniyorsa yatırımcı düşmanı olunmamalı. Arsalar çok prim yapıyorsa bu da belediyenin kabahatidir. 15 yıldır belediyeler herkesi Karaköprü’ye mahkum etti. Şayet imar verilen bölgelere bugüne kadar alt yapı götürülmüş olunsaydı şimdi konutlar bu kadar pahalı olmayacaktı. Karaköprü’de arsa zenginleri ortaya çıkmayacaktı. Bunda Haliliye Belediyesinin de günahı çok. Planlamalar hakkaniyetli ve hızlı yapılmıyor.

Kaşmer Dağı ile ilgili herkesin kafasında bir şeyler var. Ben sadece ikna olmadığım soruların yanıtını arıyorum. Bugünden itibaren yanıtsız kalan her soruya gelen belgelerle okuyucunun huzurunda yanıt arayacağız.

Ülkede her alanda kutuplaşma arttığı gibi belediyelerle ilgili de en küçük bir muhalefette kutuplaşmalar oluşturuluyor. Ben açıkça söylüyorum ne Kaşmer imarına karşıyım ne de yandaşım! Kamuoyu adına belediyelerin bize şeffaf davranmasını istiyoruz o kadar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.