Dünya  Sağlık Örgütü (WHO) ile Dünya Diyabet Federasyonu (IDF) tarafından 1921 yılında insülini bularak diyabet hastası milyonlaraca insanın tedavisini mümkün kılan Fredrick Bantig’in doğum günü anısına 14 Kasım gününü Dünya Diyabet Günü olarak kutlanmasına karar vermiştir.

Halk arasında şeker hastalığı olarak da bilinen diyabetin görülme sıklığı, güncel verilere göre her 11 kişinden birinde görülüyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun (IDF) yayınladığı Diyabet Atlası’na göre, Türkiye’de diyabetli birey sayısı 2015’te 6 milyon 339’ken, 2017 yılında 6 milyon 694’e yükselmiş. İşin üzücü tarafı, 2040’ta bu sayının 10 milyonu, 2045 yılındaysa 11 milyonu geçeceği düşünülüyor. Dünyadaysa 629 milyon diyabet hastası olacağı yönünde açıklamalar da var.

Diyabet Nedir?

Diyabet insülinin mutlak eksikliği ve insülinin etkisinin bozulmasıyla ortaya çıkan, yüksek kan şekeri ile karakterize, sürekli bakım gerektiren kronik ve metabolik bir hastalıktır. Diyabet hastalığında vücut karbonhidrat, yağ ve proteinden yeterince yararlanamaz.

Diyebetin Semtomları

Ağız kuruluğu, çok susama, sık sık idrara çıkma, ve sık acıkma diyabetin başlıca semptomlarıdır. Bunun yanında kilo kaybı, bulanık görme, ayaklarda uyuşma, karıncalanma, yanma, idrar yolu enfeksiyonları, kadınlarda genital alanın dış bölümünün iltihaplanması, mantar enfeksiyonları, kaşıntı, ciltte kuruma, yorgunluk gibi belirtiler verir.

- Tip 2 diyabet gelişimini önlemek mümkün mü?

Değiştirilebilir risk faktörlerini azalttığınızda, evet mümkün. Düzenli egzersiz yaparak, idealvücut ağırlığınızı koruyarak, sağlıklı ve dengeli beslenerek, sigarayı bırakarak yaşam tarzı değişikliğine gitmeniz, diyabeti hem önlemenin hem de yönetmenin en iyi yoludur.

- Kimler risk altındadır?

TÜRKDİAB Diyabet Tanı ve Tedavi Rehberi’ne göre, beden kütle indeksi 25 kg/m2 ve üzerinde olan bireylerde ek olarak;
- Fiziksel aktivite azlığı,
- Birinci ve ikinci dereceden akrabalarda diyabet varlığı,
- 4 kg. üzerinde bebek doğuranlar ve daha önce gestasyonel diyabet tanısı alanlar,
- Düşük doğum ağırlığında dünyaya gelen bireyler,
- Hipertansiyon durumu (mmHg ya da hipertansiyon tedavisi alanlar),
- HDL-kolesterol 250 mg/dl olanlar,
- Kardiyovasküler hastalık varlığı varsa, tarama yapılması gerekir.
Eğer bu risk faktörleri yoksa, taramaya 45 yaşında başlanmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6