Bekâr olana karı boşamak çok kolay görünse de, aslında o, evlenince boşamanın ve hayatı tar umar eden firakgibi bir etkenin ne kadar çok zor ve çekilmez olduğunu/olacağını bilecek ve anlayacaktır. Tıpkı hiçbir şeyini başkainsanlarla paylaşamayan birisinin, kendini hep cömert bilmesi/veya öyle takdim etmesi gibi! Ama tam manasıyla paylaşımcı olunca, mazide kendisinin içinde bulunduğu halin; ne kadar yersiz ve manasız olduğunu anlayacak, gerçek cömertliğin; ancak elindekilerini hak için başka insanlarla paylaşmakla mümkün olacağını anlayacaktır.

                                        Hayatında hiç bal yememiş bir kişiye, istediğimiz kadar balın lezzetini anlatsak da; balın gerçek tarifini yapamayız, adama anlatamayız… Nasreddin Hoca’nın fıkrasında geçtiği gibi: “Adamın birine sorar hoca, siz hiç damdan düştünüz mü? Adam: Hayır dediğinde, hoca: zaten damdan düşenin halinden damdan düşen anlar diye bir inceliğe işaret etmiştir. Menfi veya müspet manada, hayatında hiç âşık olmamış birisine aşkı anlatmak, solucanda diş aramak, deveye hendeği atlatmaktan daha zor bir iştir!

                                        Evet, bazı şeylerin bir kısım insanların nezdinde kolay bilinmesi; o şeylerin gerçek manada kolay oldukları anlamına gelmez/gelmemektedir… Mesela, dava gibi, aşk gibi, sadakat gibi, metanet ve sebat gibi vs… Yaşadığımız şu asırda ve içinde bulunduğumuz toplum/toplumlarda birçok şeyin içi boşaldığı gibi, ilahi tekliflere muhatap olan insandenen varlığın içini de; fıtrata uyumlu olmayan modern eğitim ve öğretim müfredatlarıyla boşalttılar ne yazık ki!... Zoru kolay, kolayı zor bilen bir toplum haline geldiğimiz günden beri; günden güne kan kaybeden bir hasta gibi, kendimizden ve özümüzden uzaklaşmakta, gün geçtikçe de erimekteyiz…

                                        Tabi ki birçok alanda iyi şeylerin, iyi işlerin yapılıyor/yapılmakta olduğunu kimse inkâr edemez; lakin mevcut durum öyle bir hal almış ki, iyi şeyler kötü şeylerin yanında okyanustan katreye kadar inmiş vaziyette… Ne yapalım böyle gelmiş böyle gider demek yerine, ne yapmalı neler yapılmalı demek daha doğru ve isabetli bir düşünce tarzıdır. Hiç gidilmeyen bir köyün çok uzakta; daima gidilen köyün ise uzakta olsa dahi yakın olduğu bilinen bir gerçektir. Yani, kolay bilinen birçok şeyin zor, zor bilinen birçok şeyin de aslında kolay olduğu gerçeğinin anlaşılabilmesi için; insanın istikrarlı ve sabırlı olmasına bağlı bir şeydir... Tek kelimeyle, azim ve gayret!

                                        Evet, yeter ki insan, azim ve gayretle zor bildiği şeylere doğru ilk adımını atabilme cesaretini gösterebilsin. Bu cesaret gösterilmediği müddetçe, insanın/insanların her hangi bir alanda başarılı olabilmesi/olabilmeleri mümkün değildir. Yani, önce zahmet ve külfet, sonra nimet ve saadet sözünde olduğu gibi. Her hangi bir işi başaracağına inanan her insanın, hedeflediği menzile doğru attığı ilk adımla; yolun kısaldığına da inanması lazımdır… Hani, Ferhat Şirin’e olan aşkından dolayı; taşa vurduğu ilk darbeyle birlikte: “Vur balyozu taşa Ferhat, çoğu gitti azı kaldı demesi” demesi onun azim ve kararlığının bir tezahüründen başka bir şey değildi?

                Kim bilir belki de, balyozu vurduğu taş onun yıllarını ve ömrünü alacağını bildiği halde; o, Şirin’e olan aşkından ötürü, Şirin için değer dercesine, yılmadan yorulmadan dağı delmeyi kafasına koymuştu… Hayatta bunun gibi daha nice nice misal ve örnekler vardır… Hâsıl-ı kelam, “Yüce Rabbimiz: “Gerçek şu ki, Darlıkla/zorlukla beraber ferahlık/kolaylık, şüphesiz, darlıkla beraber ferahlık/kolaylık vardır; (inşirah) mesajının beyan edilmesi; bizim olay ve hadiselere karşı hemen pes edip yılmadan, azim ve gayretle mücadeleye devem etmemiz içindir! Selam ve dua ile.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6