Gece vakti, bir atlası kucağıma aldım.

Gezdirdim parmağımı üzerinde.

Söyle bakayım dedim, neren acıyor?

Her yerim dedi.

Her yerim.

Her yerim.

WarsanShireoaa,

İnsan tedirgin, insanlık tedirgin, dünya baştanbaşa tedirgin… Kaygı, korku ve panik… Çepeçevre kuşatıyor her yanımızı. Bir virüs, bütün dünyada insana cehennemi yaşatıyor. İnsana dünya cennetini vaat eden kapitalizm bir yanıyla alt üst olmuş ekonomilere gebeyken; kim bilir belki yeni ve bambaşka vahşi bir yüzü için hazırlık yapıyor. Evet, her tarafı acıyor dünyanın, her yeri paniği yaşıyor, bir korku filmine dönüşüyor yaşam…

Gündem korona. Korona virüs bütün dünyayı kasıp kavurmaya devam ediyor. İnsanlık belki de tarihin en büyük salgınlarından biri ile boğuşuyor. Küresel dünyanın hareketli hali, salgının daha çok yere ulaşmasını, daha çok kişiye bulaşmasını kolaylaştırıyor. Virüsle mücadele için alınan tedbirler, çok hızlı ve kolay bir şekilde, çok fazla kişiye bulaşma potansiyelini kendi içinde barındıran bu hastalığın yayılmasını engelleyerek, hasta sayısını minimum düzeyde tutmayı amaçlıyor. Tedbir amaçlı ortaya konan önlemlerin olumlu yönünün yanında toplumu psikoloji olarak yıprattığı da göz ardı edilemeyecek bir gerçek.

Gündemin her yanını işgal eden Coronavirüs nedeniyle başka bir şey gündem olmuyor, olamıyor. Derece derece kapsamı genişletilen tedbirler, bu işin sonu nereye varacak, sorusuna verilen cevaplar korkuyu daha fazla arttırıyor. Alışveriş merkezleri ile gros marketler; temel gıdalar ile bilumum temizlik ürünleri satın almak isteyenlerin uzun kuyruk oluşturduğu sahneye dönüşüyor. Bu durumun sürdürülebilir olamayacağını anlamamız gerekiyor. Hayatı bir yanıyla sürdürebilmenin yollarını aramamız gerekiyor. Bu kaos halinden kurtulabilmemiz gerekiyor. Tedbirin, telaşa, korkuya, panik atak hastalığına neden olmaması gerekiyor…

Durum biraz da; hızın, hazzın ve konforun esiri olan modern insanın ölümden kaçışı, ölümü başkaları için görüp kendisine uzak gören anlayışı değil midir? Ölümü hayatın dışına atan, ölümü görmek istemeyen, düşünülmemesi gereken bir durum olarak gören seküler anlayış açısından, ölümle bu kadar yakın yüzleşme kabul edilebilir değil. Dünyada virüs nedeniyle oluşan korku ve panik havasını birazda bu açıdan okuyabiliriz.

İnsana hizmet için yaratılan, insanın emrine sunulan doğa ve eşyanın insanın başına bela olduğu zamanları yaşıyoruz. Haddi aşan, zalim ve cahil insanın, dünyanın fıtratı ile oynamasının, doğanın kanunlarını çiğnemesinin sonuçlarıdır karşı karşıya kaldığımız durum. Hele bir de virüsün laboratuvar ortamında üretildiği ve dahası aşısının bulunduğu ancak özellikle daha fazla kar edebilmek amacıyla bütün dünyada daha fazla kişiye bulaşmasının beklenildiği iddiaları gibi komplo teorileri, insanı insanın kurdu olarak gören vahşi sistemin daha ne kadar vahşileşeği sorusunu cevapsız bırakıyor. Kapitalizmi anlamadan hali hazırda olan durumu da anlayamayacağız. Salt bir hastalıkla karşı karşıya değiliz, aynı zaman dünyada yeni bir dönemi başlatacak olan ekonomi savaşları ile de karşı karşıyayız. Bu da başka bir mevzu…

Coronavirüs;alınacak tedbirlerleen az hasarla atlatılacak belki ama, yazılı, görsel ve özellikle de sosyal medyadan pompalanan korku havası, panik, telaş ve kaos dili sağlıklı insanların bile akıl ve ruh sağlıklarını bozacak düzeyde… İfade etmek istediğimiz husus; kesinlikle alınması gereken tedbirlerin alınmaması demek değildir.Bu bağlamda belki önümüzdeki günlerde daha kapsamlı tedbirler alınacaktır.  Tedbirleri yok sayamayız. Sadece alınan tedbirleri, korku ve panikten uzak tutarak her şeye rağmen hayata tutunabilmekten bahsediyoruz. Sağlıcakla kalınız…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.