Kur’an-ı Kerim’de ameli kötü olanlar anlatılırken, kötü amelin kendisi için süslendirilmiş olduğundan söz eder. İki ayetin mealini örnek olarak verelim: “Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır?” (Fatır, 8) “Rabbinden gelmiş kesin bir kanıta dayanan kimse, kötü ameli kendine güzel gösterilen ve arzularının peşinde giden kimse gibi olur mu hiç!” (Muhammed, 14.)

Bazı ayetlerde “Süslendirilme” anlamında (mechûl: edilgen) “züyyine” fiili kullanılmış,  bazılarında da “zeyyene” fiili Şeytana nisbet edilerek, “şeytan süsledi” anlamında (ma’lûm: etken) kullanılmıştır. Her iki kullanımda da anlam değişmez, şeytanın kötülükleri süslü gösterdiği anlaşılır. Şeytan kötülüklerin işlenmesi için her yola başvurur.

Bu ayetlerde asıl dikkat çekici olan iki husus göze çarpmaktadır:

Birisi: kötülüklerin süslendirilip güzel ve cazip hale getirilmesi ve bu yolla insanın kötülük işlemeye sürüklenmesidir. Hiçbir insan tamamen bedihi olan bir kötülüğü işlemek istemez. Ancak kötülük süslendirilerek güzel gösterilir ve o insan da“kötü olmadığı” zannıyla işler. Yani insan aldatılmış olur, kötülüğü iyilik diye işler. Hiç kimse “Evet ben kötüyüm, ben kötülükleri işlemeyi tercih ediyorum.” şeklinde düşünmez. En kötü insanlar dahi iyilik yaptığını düşünür. Kötülük yaptığını düşünen ve kötülüğü işlediklerinin farkında olan bazıları da yine bir iyiliğe ulaştıracak zannıyla o kötülüğe teşebbüs ediyorlar. Yani dolaylı yoldan iyilik için çalıştıklarını düşünerek kendilerini tatmin ediyorlar. Çünkü kötülüğün psikolojik bir çirkinliği ve rahatsız edici manevi bir kirliliği vardır. Kişinin kalp ve ruhunu dıbık eder. Onun için temizlenmeye ihtiyaç duyar.

Ayetlerde insanın süslenmelere, güzellemelere aldandığı, bu yönde zaafının bulunduğu da vurgulanmış olmaktadır. İnsan aldatılacak ölçüde süs ve tezyinata düşkündür, güzelliklere, san’ata meftundur. İnsan gerçek güzelliği ister ama şeytanın yaptığı yalancı bir güzelleme, aldatıcı bir süslemedir.   

 İkincisi: süslendirilen şeyin, “sûu amelihi” şeklinde ifade edilmiş olmasıdır. Çoğu meallerde bu ibare “kötü amel” şeklinde tercüme edilmişse de aslında “amelinin kötüsü” anlamındadır. Bu da üç şekilde anlaşılabilir:

1-Amellerinden kötü olanları süslü gösteriyor. İyi amelleri de var ama kötü amellerini de süsleyerek iyi yaptığına onu ikna etmeye çalışıyor. Örneğin şeytan ağır ve sıkıntılı göstererek namazın önemini kişinin içinden çıkarır, Onun yerine, samimi namazın bir faydası ve pırıltısı olan ve o ihlâslı namazın kişinin kalbinde geliştirdiği bir merhamet olan “hayvanlara acıma”yı şeytan namazın yerine geçirir. Böylece o talihsiz kişi, namazın yerine sokak hayvanlarına yiyecek taşıyıp onları doyurmayı çok önemli ve güzel bir amel olarak görür. Oysa hayvana acımak da dinin bir emridir, samimiyetle namazına devam eden kul, yalnız kedi-köpeğe değil, bütün hayvanlara merhamet eder, hem ibadet görevi olan namazı ihmal etmez, hem de merhamet sahibi olur.

2-Amelinden kötü kısmı, kötü tarafı süslüyor. Amellerin iyi ve kötü tarafları vardır, şeytan kötü tarafını süsleyerek aslında iyi olan o ameli kötülüğe çeviriyor. Mesela Allah için ibadet güzel bir ameldir. Ama riya ve gösteriş o ameli Allah’tan uzaklaştırır bu da onu kötüleştirir.

3-Mefhum-u muhalifinden anlaşıldığına göre şeytan kötüyü süsleyip güzel göstermekle, iyi ve güzeli de kötü, çirkin ve ağır gösteriyor demektir. Çünkü kötüyü süsleyip iyi gösteren, iyiyi de çirkinleştirip kötü gösterir. İnsanın ruh ve kalp dengesi bozulunca basiretinde de bozulma ve kayma gerçekleşir. Kötüyü iyi, çirkini güzel görünce iyiyi kötü, güzeli de çirkin görmeye başlar.  Önemsizi önemli görmek, önemliyi de önemsiz görmeye sebeptir.

Şüphesiz ki insanın şeytana aldanmasına yol açan süs ve güzellik düşkünü duygularıdır. İnsan aldanmaya namzet duygularının esiri olmamalı, aklını kullanarak yüzeysel değil, gerçek güzelliği bulmalıdır. Gerçek güzellik, san’at ve harikalık, Allah’ın eserlerinde ve emirlerine tabi olmaktadır. Bunun sonucunda da gerçek güzelliğin hazineleri olan cennet mükâfatı vardır.  Şeytanın süslemelerinin altında ise gerçek çirkinlik, korkunç kötülük ve sonunda azap vardır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
A.Necatil 2 ay önce

"Ateş de aleviyle parlak ve güzeldir.Fakat arkasında bıraktığı is, duman ve küle bak" diyor Mevlana. Allah razı olsun Hocam. Allah bize eşya ve olayların gerçek yüzünü göstersin ve iyiye tabi olmayı nasip etsin.