Hersabah nasıl da düşerdim okul yoluna

Okulyolu uzak, tıpkı sana olan uzaklığım gibi, ulaşılması zor belki inişli çıkışlıbir yol benim ki…

Düşerdimokul yoluna sabahın ıhlamur saatinde.

Tabio vakitler;

Kuvvetliayaklarım vardı

Kuvvetlibacaklarım

Kuvvetlikaslarım vardı

Bütünçavım, çabam, koşuşturma,

Sabahsabah derse yetişmekten ziyade,

Senibir lokma görmek,

Gönlümemutluluk zerk etmek,

Pırpır eden kalbimi,

Mesutve mesrur etmekti Leyla.

Evdensabahları, şehir içi Otobüslerinin önce çıkardım,

YenişehirSosyal konutlarında otururduk

Abideden,Eski vilayetin oradan, Köprübaşına… Anca okula varırdım.

Okulumuz;antik Daisan ırmağının kenarına inşa edilmiş iki katlı betonarme eski biryapıydı. Bizden önce de, birkaç okula yardım ve yataklık yapmış olmalıydı…

Hersabah okula gidiş - gelişimi dini bir ritüel gibi tekrarlar dururdum.

Veher sabah gururla okula, ilk ayak basan ben olurdum,

Sankiay’a ilk ayak basan benmişim gibi…

Ehaksız da değildim hani…

Yolboyunca, çöpçüler,

Uçupuçup konan güvercinler,

Kışaylarında gürültü şampiyonu olan zevzirler,

Sokakkedileri,

Sokakköpekleri olurdu genellikle…

Geceşehrin üzerine çöken günahlar, sabahın ilk ışıklarıyla dağılır,

 Şehir o saatte sakin, bir o kadar da dinginolurdu.

Zengindeğildik, lakin fakirde sayılmazdık bu hayatta Leyla

Haniolana şükredendik

Olmayanada tüküren değildik!

Oluncayiyen,

Olmayıncageveleyendik!

Açkaldığımız günlerde olurdu, tüm aç kalanlar gibi…

Akşamları,yiyecek bir şey olmayınca,

Annembizi eski zaman çiroklarıyla avuturdu

Sonrakendi dilinde;

“qiseşewé rakevin!” derdi!

Annem,kendi anadilinden başka dil de bilmezdi… Hala da bilmez, bilse de konuşmazdıher nedense…

Bizlero yaşta niye başka dil konuşmadığını anlamazdık.

çoğuzaman ele karşı utanırdık, sıkılırdık!

AnnemOkur-  yazar da değildi zaten.

Babası;

“Köy yerinde, kız çocuğunun okulda ne işi olur…” diye göndermemiş vaktizamanında okula…

Vaktizaman dediğim; bin dokuz yüz kırkların sonu

Niyeyalan söyleyeyim;

Okumakgüzel bir şey sevdiğim.

Şimdihatırlıyorum da;

Seniilk gördüğümde, uyuyan kalbim, soğuk kış gününde, üzerine bir tas soğuk sudökülmüş gibi fırlamıştı yerinden!

Senigörene kadar sağlam bir duvar olan o kalbim;

Yağmurgörmüş,

Fırtınayemiş,

Rüzgârlaaşınmış, zar-zor ayakta duran bir harabeye dönmüştü!

Hadöküldü, ha dökülecek, durup dururken, sahibine iş çıkartacak bir duvar gibi…

Sende biraz beni anla Leyla!

Günboyu gözlerine bakar, derinliklerinde nasıl kaybolurdum!

Elaydıgözlerin… Belaydı başıma gelen… Aşkla birlikte Leyla!

Okulaadım attığın ilk anda, ders araların da, okul çıkışlarında seni nasıl özlerdimbir bilsen.

Oan da ben, ben de değildim artık,

Bensendeydim artık

Amasen

Bendedeğildin Leyla!

Söyle;

Niyesende bende değildin Leyla… Niye?

Dilsustu mu, bakışlar konuşmalı derler

Yanibir dili olmalı

Leyla’nınbir dili olmalı!

Hadiben, kendi dilimde anlatayım sevgimi

Sende; kendi dilinde anlatmalısın bana sevgini…

Suskunum!

Ahh…Cesaretim yok yok yok Leyla… Yok!

“İlkaşk unutulmaz…” derler…

Senunuttun mu?

Aşkınismi her geçtiğinde;

Midenbulandı mı?

Kustunmu Leyla, kustun mu aşkın üzerine?

Oysaben ilk âşık olduğumda,

Başıçekilmiş bir kuş gibi ayaküstü titrerdim, çırpındım, bir kenarda gizli gizli ağladım…Ağladım!

Sustum!

Okulunikinci dönemi başlamıştı artık.

Okulyöneticileri etkinlik olsun öğrencilerde görsün diye bir “şiir okuma yarışması” tertip etmişlerdi.

Bende; “fırsat bu fırsat oğlum” dedim

“Hadiçık şiirini oku, âlem şair görsün.”

Veçıkıp ilk defa “Aney” şiirini okudum:

“Aneyokuyacağam

  Mühendis olacağam

  Siye yengi yengi

  Eyzeler alacağam!” dedim…

Nerdenbile bilirdim ki çok sonraları, okuyup, mühendis olacağı mı?

Şiiriokudum, alkışlar arasında kürsüden indim.

Şiiryazan biriydim ama topluluk önünde, ilk defa şiir okuyan biri olmuştum o gün… Şiirokurken nasılda renkten renge girmiş, utanmış, sıkılmıştım!

Heleki o topluğun en ön sırasında uzaktan uzağa sevdiğin varsa… Gönül koyduğunvarsa…

Birçift bakışını görmek için sabahın erken saatlerinde yolla koyulduğunu varsa...

Neyse…Şiir okuma yarışmasında ikinci olmuştum.

Hocalarımız1.2.3… olanlara hediye takdim ettiler benim payıma bir kitap düştü.  Bu ödüle; Sevindim…

Sevdiğiminkarşısında heyecanlandım

Arkadaşlarınkarşısında utandım…

İlgidenSıkıldım…

Sonrasında;

Özgüvenimtavan yaptı,

Kendimegüvenim arttı

Dahanasıl anlatayım, nasıl anlatayım ki Leyla tarif edilmez duygularımı!

Birde yanıma gelip tebrik etmiştin.

 “Daha ne olsun...” dedim kendi kendime.

Birazda bundan cesaret alarak, sana hediye etmek için gidip bir kitap almıştım.

Hatırladınmı?

AldığımKitabı cafcaflı bir şekilde ambalajladım, getirip sana takdim ettim.

Peki,sen ne yaptın:

“Benbu hediyeyi kabul edemem.” dedin…

Etmedinde…

Kitabaolan saygım, sana olan saygımdan daha çokmuş meğer çünkü Sana aldığım o kitabı;

Neyırttım,

Neçöpe attım,

Amahepsini, ama olanın hepsini, içime attım.

Sadeceismini bir defa daha okuyayım diye ambalajını üsten hafifçe açıp;

Birdaha hediye ettiğim o kitaba baktım:

“RenklerinSavaşı…”

Evet...Evet… Kitabın ismiydi “Renklerin savaşı!”

Neyazık ki bir birimizi severken de

Birbirimizeböyle aleni savaş açarken de,

“renkvermemiştik!” iki medeni insan gibi…

Nebileyim…

Belkibeni sevmemiştin,

Seviyormuşgibi yapmıştın olamaz mı?

İnsan;o saf, o masum hal üzere taşıdığı duyguları, geleceğe taşımak istiyor ama oyaşta, ne gelecek var, ne de görülecek bir hesap var orta da çünkü ailenin ve toplumungözünde henüz toysun.

Olsun!

Bakaradan bunca zaman geçti, arkadaşlar; “sana aldığım o kitabın akıbetini soruyorbana Leyla?”

Okitap;

Otuzyıldan fazladır kütüphanemde ki diğer yüzlerce kitabın yanında, mahcup bir edaylarafta duruyor.

Tıpkıilk günkü gibi…

Öylesinesessiz, sedasız bir şekilde duruyor olması gereken yerde.

Onundagönlü kırgın ama kızgın değil sana Leyla!

Hayatönce bize bir yol çiziyor sonra devreye kaderi koyuyor ve bizi o yolda yürümeyemecbur ediyor.

Şimdisen ayrı yerde, ayrı yolda yürüyorsun

Benayrı yerde, ayrı yolda yürüyorum

Bizeyıllar önce çizilen yol bu yol ve biz bu yolda yürüyoruz.

Banakırılma ama kitapları senden daha fazla seviyorum Leyla

Niyedeme?

Kitaplaryanımda ama sen yoksun yanımda…

GözdenIrak olan gönülden ırak olur…”

yoksasen bunu bilmiyor musun Leyla!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.