TEFEKKÜR VE MUHASEBE

 

İnsanoğlu için, çalıştığının karşılığı vardır; ilahi hüküm, herkese istisnasız olarak dünyada çalıştığının karşılığı tastamam verileceğini beyan buyurmaktadır.

Necm süresinin 39. ve devamındaki iki  ayetlerde, Aziz ve Celil olan Rabbimiz: "İnsan için ancak çalıştığı (çaba ve gayretinin karşılığı) vardır. 40.Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir. 41.Sonra çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir," buyurmakla, dünyada kaldığımız süre zarfını, itidal, denge, ölçü ve hakkaniyet muvacehesinde; ama müspet manada muhasebesini yaparak değerlendirmemiz gerektiğine dair, bir ışık, bir kılavuz, ve ebedi bir rehber niteliğindedir.

Tefekkür ve Muhasebe, Müminin; yirmi dört saat zamanını, planlı ve programlı bir şekilde geçirmesi demektir. Tefekkür ve Muhasebe; dünyayı, ahiret için bir köprü, bir tarla, bir kazanç yeri olduğunun şuurunda olması demektir. Tefekkür ve Muhasebe; bir yönüyle de, oto kontrol dairesinden çıkmamak, sınırı İhlal etmemek demektir. Ne ekersek, onu biçeriz kaidesi; bize yol, yordam ve yöntemin ip uçlarını verip, erdemli bir âhlak-ı heseneyi öğretmektedir!

ادنيا مذ ر عت الاخيرت

Dünya ahiretin tarlasıdır, kimi yerde hadisi Şerif olarak; ama birçok yerde ise Hz. Âli'nin (k.v) sözü olarak geçsede, mana ve muhteva olarak; bize, metafizik hayatı adına bir yol tayin ettiği muhakkaktır. Çünkü, dünyada iyi ve salih âmel işleyen Müminlerin, ahiret hayatında yapmış oldukları güzelliklerin karşılığını tastamam alacaklarını, yukarıda vermiş olduğunuz Necm/39 ayetinden öğrenmiş bulunmaktayız.

Onun için, Tefekkür ve Muhasebe demek; dünyası için ahiretini, ahireti için dünyasını feda etmeden; tam bir uyum ve ölçü dairesinde yaşamaya gayret etmek demektir... Hakikatten, ziraat işiyle uğraşan her hangi bir insan, tarlasına ektiği tohumdan başka değişik bir mahsul kaldıramaz. Çünkü bunun zıddı olan bir şeyi beklemek veya savunmak, hem eşyanın hakikatine hem doğasına terstir. Dolayısıyla Tefekkür ve Muhasebe derken, salt manada; bir köşede oturup kuru kuru düşünmek demek değildir. Zira Tefekkür ve Muhasebe, kalbin iman ile mutmain, bedenin imana âmade, uzuvların helal ve haram sınırlarına azami derecede dikkat etmesi demektir.

Tefekkür ve Muhasebe, bir yönüylede; ilahi sanatları tefekkür edip, hakiki sanatkarın eşsiz harikaları karşısında kendi faniliğini itiraf edebilmektir! Aziz ve Celil olan Rabbimiz, Kerim kitabımız da: "Görmedin mi Allah’ın gökten su indirip onu yerdeki kaynaklara akıttığını? Sonra onunla değişik renklerde ürünler bitirir, sonra bu bitkiler gelişip olgunlaşır; ardından onun sarardığını görürsün, sonunda Allah onu kırılıp ufalanmış hale getirir. Kuşkusuz bunda akıl iz‘an sahipleri için bir ders vardır."(Zumer.21) ayetiyle, kâinattaki kevni ayetlere dikkatlerimiz çekilmekle birlikte, bizi Tefekkür ve muhasebeye davet etmektedir!...

İnsanın, kendi nefsini hesaba çekmesi ve Rabbine karşı kulluk vazifesini mümkün mertebe yapması kadar erdemli bir davranış şekli olmasa gerek. Allah'a ve ahiret gününe iman eden her müminin; ahireti tefekkür, hesab kitabı tefekkür, Rabbinin nimetlerini tefekkür etmesi başta gelen görevidir. Muhasebe, Müslümanın; her anını , her söylem ve eylemini ilahi emirler doğrultusunda ölçülü bir biçimde değerlendirmesi demektir!

Muhasebe ve tefekkür bilinci olmayan insanın, hesap günü şuuru, sorumluluk bilinci de zayıf olur haliyle! Bu manada insan; ilahi tekliflere bigane kalmamalı, şehvet ve şeytanın pençesinde de yakasını kurtarmak için, Rabbinin emir ve yasaklarına azı dişleriyle yapışmalıdır ki, ahireti mamur olsun. Tefekkürsüz ve Muhasebesiz olan bir insan, rotasız ve pusulasız gemi gibidir. Nereye gideceğini nasıl hareket edeceğini bilemez! Rabbim, cümlemizi Tefekkür ve Muhasebe şuurundan ayırmasın. Yazdıklarımızı önce, kendi aciz nefsimize sonra da herkes için bir hatırlatma olduğunun anlaşılmasını istirham ediyoruz. Davamızın sonu, Âlemlerin Rabbi olan Allah'a Hamd etmektir. Bu vesileyle geçmiş Bayramınızı en içten dileklerimle tebrik ve tebşir eder, İslam âleminin el-an içinde bulunduğu dar boğazdan kurtulmasına vesile olmasını yüce Rabbimden niyaz ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nusret Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.

01

Mehmet Kurt - Kıymetli Hocam, yazdıklarınızı okudum ve bildimki kaleminiz hak üzredir. Öyle medresler inşa etmeliyiz ki içinde din, ilim ve teknoloji olsun. Burdan dünya ya adaleti, özgürlügü, merhameti yayalım. Insanlarin son nefesine kadar nefis ve şeytanın hilelerine karşi sağlam bir iman insa edelim. Yol uzun gibi görünsede vakti geldiğinde konar göceriz bu diyardan.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Mayıs 01:07