HALİL KONAÇI HOCAYA VEFA

 

Medeniyet için, batıdan teknoloji, bilim, ilim ve sanatını almamız lazım iken,

Ancak, medeniyetleşme yolumuzu şaşırdık.

İlim ve irfan yerine Batının, "yozlaşmış ahlakını" örnek almaya çalıştık. Bu yolu, ışık yolu olarak bize gösterdiler.

Moda namına, "çıplaklık” bir medeniyet argümanı olarak bu millete sunuldu.

Çarşı, pazar ve deniz kenarları "üryan" durumda olan insanlar ile dolup taştı.

Evet, bir yiğit hoca efendi! de çıkıp bu minvalde uyarılar yapıyor millete.

Millet, çoluk ve çocuğuna sahip çıksın diyor.

Bu uyarıyı nasıl yaparsın? diye hoca efendiyi topa tutuyorlar.

Peki, kimler bunlar?

Bunlar, haya, ar ve namus duygusundan yoksun insanlar.

Milletin, dini ve imanı ile dalga geçen guruhlar!

Bu vatan evlatlarını din ve imandan yoksun yetiştirmeye çalışanlardır.

Yani uyarı yapmak suç mu?

Ey Anneler ve babalar!

Evlatlarınıza sahip çıkın. Çünkü "çıplaklık,” bir medeniyet projesi olarak bu gençlere sunuluyor.

Uyuşturucudan uzak durun, içkiden uzak durun demek mi suç?

Hayır, bu "Seday" ı en yüksek bir dil ile, tüm bu vatan evlatları dile getirmesi gerekiyor.

Çağın alimi bakın ne diyor:

Bana, “Sen şuna buna niçin sataştın?” diyorlar. Farkında değilim. Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler!

Bediüzzaman Said Nursî

Asa-yı Musa (Bediüzzaman Said Nursî

Sayfa 262)

 

Ahlak, sadece dürüst olmak ile olmaz. Ahlaklı olmak, hakkı ve hakikati kim haykırıyor ise, onun yanında yer almayı gerektirir.

Bize düşen, ister bir minber de olsun, isterse başka bir yerde olsun, kim hakkı söylüyor ise, yanında durmak bir insanı duruşu gerektiriyor.

Halil Konakçı hocamız, bizim sesimize nefes olmuştur.

Özgürlük namına "üryan" olmayı kabul etmiyoruz.

Kaldı ki bu millet, bir "İslam" beldesidir beyler!

Çanakkale şehitleri, bu vatana "çıplalıklığ" ı serbest etmek için mücadele etmediler.

Nene Hatunların, kıyafetleri bizler için bir hatıra dır.

Gençlik, batının teknolojisini, bilimini ve irfanını örnek alsın.

Batılılaşmak adına, bir toplumun temel ahlaki hassasiyetleri ayaklar altına alınıyor.

Yazık...

Kimse, hiç kimsenin kıyafetine elbette karışamaz.

Ancak, sözkonusu "çıplak" lık ise, hiçbir ehli insaf insan buna, evet demez.

"Zihinleri, ilal eden” her giyim tarzı ayaklarımız altındadır.

Toplumu ve aileleri uyarmak ise, bir vicdanı görevdir.

Bilgiye, teknoloje, ilme, sanata evet.

Gençleri, bu aşk ile beslemek gerekir.

Yarınlar, bizim olsun diye...

Kalın selametle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdulvahap KORKMAZ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.