KANAAT ÖNDERLİĞİ

 

Kanaat konusu;

Çoğunun kayda değer, sağ duyulu bir kanaati yoktur. Ama siyasetçiler kanaat önderi derler. Etrafının siyasi tercihine ipotek koymasına aşıktırlar ve her daim destek olurlar.

 

Önderlik konusu;

Belli bir kısmı zorbalıkta önderdir. Siyasetçilerin çoğu da bunu bilir. Zaten hoşlarına giden de budur. Çünkü zorbalık olunca, paket oy daha garanti olur. 

 

Bazıları para karşılığı kanaat önderliği yapar

Bazıları nüfuz karşılığı yapar.

 

Büyük sofralar ve araç konvoylarıyla boy gösterirler. Seçimlere 1 yıl kala trafikleri artar.

 

Kırsaldan gelenleri; kan davalarının sürmesinde, arazi gaspında, kadınlara miras vermemekte baş roldedirler.

İlginç bir şekilde kan davalarının barış yemeklerinde de aynı kişiler baş roldedirler. Sanki o davaya azmettiren kendileri değilmiş gibi barışa vesile olmakla övünürler ve alkışlanırlar. O yemeklere katılan yetkililer de bunu bilirler ama bilmezden gelirler. (Bu böyle sürer ve sürdükçe de görev süreleri bitinceye kadar milletle araları her geçen gün açılır da açılır.)

 

Kamu kurumlarına işleri düştüğünde en nizami vatandaşın ömründe hayal edemeyeceği ivedilikle işleri görülür. Hatta haksız olsalar bile işlemler lehlerine sonuçlandırılır. Aksi taktirde il başkanı, vekiller, belediye başkanı seferber olur, işi çözerler. Üstüne bir de mahcubiyetlerini arz ederler.

 

Şehir için, millet için hiç bir talepleri olmaz.

Sadece kendileri, yakınları, akrabaları ve para karşılığı kendilerini devreye sokanların taleplerinin peşine düşerler. Geneli, hak olmayan taleplerdir. Yani normal bir vatandaşın talep etmesi halinde red edilecek taleplerdir. Zaten öyle olmasa o talep ve para kendilerine gelmez.

 

“Kanaat önderi” ifadesini yıllar önce çeşitli örgütler hayatımıza soktu. Bu durum hem kendilerinin hem de siyasilerin o kadar hoşuna gitti ki, o örgütlerden eser kalmadığı halde bu tanım ve tanımlanan kişiler hala yılmadan yaşatılıyorlar. Yeşertiliyorlar. Geliştiriliyorlar. Artırılıyorlar.

 

Kim bir zalime yardım ederse, sonunda o zalim döner kendisine zulmeder. Hadisi şerifinde de buyurulduğu gibi, nahaka, zalime, zorbaya yardım etmenin sonu yardım edenin başına patlar.

 

Arada kalan ahali olur elbette. Fakat onların vebali de yine o müsebbiplerin boynuna olur.

 

İşin özü;

Tiksindik bu tabirden. 

Tiksindik bu tabiri kullanıp milletin yaka silktiklerini baş tacı etmeye gayret eden ucuz siyasetten. Cahilin cahili ağırlayıp, baş tacı etmesinden. Zalimin zorbayı ağırlayıp baş tacı etmesinden. Yetkililerin bunları bildiği halde sofralarına oturmasından. Sofralarına oturarak onların ekmeğine yağ sürmesinden.

Nizami vatandaşın ezilmesinden, ötelenmesinden, horlanmasından. Tiksindik.

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. BAHADDİN YETKİN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.