KALBİ TEMİZLEMENİN YOLU

 

Muhterem Kardeşlerim…

Kalbi günahlar kirletir. İhlâsla yapılan ibadetler, bilhassa namaz kılmak, kalbi temizler. Allahü Teâlâ, kalbi bozan, hasta yapan şeyleri haram etmiştir. Günah işleyenin kalbi hasta olur. Kalbi temizlemek için İslamiyet’e uymak lazımdır. İslamiyet’e uymak da, emirleri yapmakla ve yasaklardan ve bid’atlerden sakınmakla olur. (S. Ebediyye)

 

Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyuruyor ki:

“Zikretmekle kalb temizlenir, Allah'ın sevgisi elde edilir, ibadetin tadı duyulur, iman kuvvetlenir, namaz kılmak hevesi artar, dinimizin emir ve yasaklarına kolayca uyulur. Taklitçilikten kurtulup, vicdanîliğe kavuşulur.”

Kur’an-ı Kerimdeki, “Allahü Teâlâ’yı çok zikredin!) emri bunu göstermektedir.” (Cuma 10) [S. Ebediyye]

 

İmam-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:

Kalbi itminana kavuşturan tek yol vardır. Bu da, Allahü Teâlâ’yı zikretmektir. Akılla, araştırmakla kalb itminana, rahata kavuşamaz, yani tatmin olmaz.

Bir Âyet-i Kerime meali:

“Biliniz ki, kalbler ancak Allah'ı zikretmekle itminana kavuşur.” [Rad 28]

 

Çünkü zikrederken O mukaddes zat ile bir bağlılık hasıl olur. Aslında Onunla hiçbir bağlılık kurulamaz. Ayaklar altındaki toprak yani insan nerede, her şeyin sahibi olan Allahü Teâlâ nerede? Fakat hatırlayan ile hatırlanan arasında az bir bağlantı hasıl olur. Bu bağlılıktan da sevgi doğar. Zikredenin kalbini sevgi kaplayınca, kalbde itminan hasıl olur. Kalbde itminan hasıl olması, insanı sonsuz saadetlere kavuşturur. (1/92)

 

Kalbin temizlenip kuvvetlenmesi için, Allahü Teâlâ’nın ismini çok söylemelidir. (1/196)

 

Kalbi temizlemek için İslamiyet’e uymak lazımdır. İslamiyet’e uymak da, emirleri yapmakla ve yasaklardan ve bid’atlerden sakınmakla olur. (2/19)

 

Kalbden Allah'tan başkasının sevgisini çıkaranın kalbi temiz olur. Başka sevgiler varsa kalbi hasta olur. Bunlar kesilip atılmadıkça, hakikî iman nasip olmaz. (3/17)

 

Kalbi temizlemek için İslamiyet’e uymak lazımdır. İslamiyet’e uymak da, emirleri yapmakla ve yasaklardan ve bid’atlerden sakınmakla olur. (1/ 42)

 

Kalbini temizleyecek olanların kıymetini bilmeli. Bunları yapmayı engelleyen her şeyin [kötü arkadaşın ve uygunsuz yayının] düşman olduğunu anlamalıdır. (1/183)

 

Kalbi temizlemek, dünyada ve âhirette saadete kavuşmak ve dertlerden, belalardan, hastalıktan, düşman şerrinden, büyü ve cinden kurtulmak, nimetlere kavuşmak için, her Müslüman, her gün kalble tevbe edip, bu tevbeyi söylemelidir. Bunu söylemeye İstigfar denir. Çok istigfar okumalı. İstigfar, “Estagfirullah min külli mâ kerihallah” veya kısaca “Estagfirullah” demektir. (Redd-i revafıd)

 

İmam-ı Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:

“Lâ ilâhe illallah” güzel sözünü çok söyleyin! Bu zikri, kalble birlikte yapın! Bu mübarek söz, kalbin temizlenmesinde pek faydalıdır. (2/106)

 

“Lâ ilâhe illallah” sözü nefsi ve kalbi temizlemekte çok tesirlidir. Bu yolun büyüklerini sevmek saadetin sermayesidir. Bu yolda ilerleten en kuvvetli vasıta, bu muhabbettir. (1/14)

 

Bu yolun esası, sohbet ve muhabbettir. Sohbete kavuşuncaya kadar, sünnete uymalı.

Hadis-i Şerifte, “Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana, yüz şehit sevabı vardır” buyuruldu. “Lâ ilâhe illallah” sözü bin ile beş bin arasında çok okunmalı! Kalbi temizlemekte çok faydalıdır. (1/17)

 

Kalb, Allahü Teâlâ’nın nazar ettiği yerdir. Kalbi temiz tutmalı. Kalb zikirle temizlenir. (1/48)

 

İmam-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:

“Lâ ilâhe illallah” güzel sözüne “Muhammedün Resûlullah” da eklenerek, tebliğ ve tevhit, inci gibi yan yana dizilirse vilayetin ve nübüvvetin bütün üstünlükleri ve yükseklikleri, bir araya toplanmış olur. Bu iki saadetin yoluna kavuşturan, bu kelimelerdir. (2/37)

 

Bunun için “Lâ ilâhe illallah” okurken, her 100 tanede bir “Muhammedün Resulullah” eklemek iyi olur.

 

İtikadı düzeltip, fıkhın emirlerini yaptıktan sonra, vakti Allahü Teâlâ’yı zikirle geçirmeli. Kalbi temizlemek için, zikre büyüklerin bildirdiği gibi, devam etmeli. Zikre, yani kalbin, Allahü Teâlâ’yı hatırlamasına, anmasına mâni olan her şeyi, kendine düşman bilmeli. İslamiyet’e ne kadar çok uyulursa, Onu anmanın lezzeti artar. İslamiyet’e uymakta, gevşeklik, tembellik arttıkça, o lezzet de azalır, kalmaz olur ve kalb kararıp, temizliği azalır. Kalbi temizlemek için en faydalı zikir teşrik tekbiridir. Bu da, “Allahü Ekber, Allahü Ekber. Lâ İlâhe İllallahü Vallahü Ekber. Allahü Ekber ve lillahil hamd” demektir. (H. L. O. İman)

 

Kalbin temiz olması, güzel ahlaklı olmasıdır. Kalb, İslamiyet’e uyarak temizlenir. İslamiyet’e uymayanın kalbi temiz olamaz. Evliya zatların kabirlerini ziyaret eden bunların mübarek ruhlarından istifade eder. Bunlara olan sevgisi, bağlılığı kadar, kalbi temizlenir. (İslâm Ahlakı)

 

İbadetler, kalbi temizler, günahlar ise kalbi karartır. (İslam Ahlakı)

 

Vefat etmiş evliya zatları da sevip, hürmet etmeli. Böylece, ruhlarından feyz alınır. İstifade edilir. Kalb de temizlenir. (M. Nasihat)

 

Kalbin temiz olması yeter, ama “Kalbim temiz” demekle kalb temiz olmadığı gibi, “İmanım kuvvetli” demekle iman kuvvetli olmaz. Namaz kılmayanın, oruç tutmayanın, günah işleyenin kalbi temiz ve imanı kuvvetli olmaz.

İmam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki:

Salih amel yapmadan [namaz kılmadan, oruç tutmadan, günahlardan sakınmadan] “Kalbim temizdir, sen kalbe bak” demek bâtıldır, boştur, kendini aldatmaktır. Bedensiz ruh olmadığı gibi, beden ibadet yapmadan ve günahlardan kaçınmadan, kalb, temiz olmaz. (1/39)

 

İmam-ı Muhammed Masum-i Farukî hazretleri de buyuruyor ki:

Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinin talebesi olan, evliyanın büyüklerinden Ebu Ali Rodbari hazretleri, “Çalgı dinleyen ve diğer günahlardan sakınmayan bir din adamı, ‘Kalbim temizdir. Sen kalbe bak’ diyorsa, onun gideceği yer Cehennemdir” buyurur. (2/110)

 

“Namaz kılmıyorsam, açık geziyorsam ne çıkar? Sen kalbe bak. Kalbim temizdir” demek yahut, “Önce ekmek parası kazanmak, herkese iyilik etmek, sonra namaz” gibi sözler, dinî emirlerin bir kısmını beğenip bir kısmını beğenmemektir. Her Müslüman’ın bu inceliğe dikkat etmesi, dinin emir ve yasaklarına riayet etmeyenlerin, imanlarının gitmemesi için uyanık olmaları lazımdır. (Hak Sözün Vesikaları)

 

Kötü huylar, günahlar kalbi hasta eder. Bu hastalığın artması, kalbin ölümüne yani küfre sebep olur. Kötü huyların en kötüsü olan küfür ise, kalbi öldüren en büyük zehirdir. İmanı olmayanın, “Kalbim temizdir. Sen kalbe bak” demesi boş laftır. Böyle söylemek kendini aldatmak olur. Ölmüş olan böyle kalb temiz olmaz. (İslam Ahlakı)

 

Haram işleyenin, “Sen kalbime bak, kalbim temizdir” demesi yanlıştır. Müslümanları aldatmaktır. Ancak dinin emir ve yasaklarına uyanın kalbi temiz olur. (Hadika)

 

Kalbin nasıl temiz olacağını Allahü Teâlâ ve Onun Resulü bildiriyor. Onların bildirdiklerine uygun yaşayanın kalbi temiz, onların emirlerine uymayanın kalbi pistir. Çekinmeden ısrarla günah işlemek, kalbin bozuk olmasının alametidir.

Bir Hadis-i Şerif şöyledir:

“Günah işleyenin kalbinde siyah bir nokta oluşur. Tevbe ederse, o nokta silinir. Tevbe etmeyip tekrar günah işlerse, o leke büyür ve kalbin tamamını kaplar, kalb, kapkara olur.” [Haraitî]

 

“Allah'a inancı çok kuvvetlidir” demek de çok yanlıştır. Ateşin yakacağına kuvvetli inancı olan kimse, elini ateşin içine rahatça sokabilir mi? Ateşin elini yakacağına olan inancı buna mani olur. Çekinmeden günah işleyenlerin Cehenneme gideceğini bilen kimse de, kendini nasıl Cehennem ateşine atar? Demek ki inancı hiç yok veya çok zayıftır. Allah'a inancı kuvvetli olan, bile bile kendini felakete atmaz.

 

Mesela Allah'ın en az bire on verdiğine inanan Müslüman kimse, zekâtını, sadakasını verir, cömertlikten geri kalmaz.

Bir Hadis-i Şerif şöyledir:

“Müslüman cömerdin imanı kuvvetlidir.” [Deylemî]

 

İmanı kuvvetli olduğu için cömertlik yapıyor. İmanı kuvvetli olan haramlardan kaçar ve ibadetlerini yapar. Yani Allahü Teâlâ’yı unutmayıp Onun emir ve yasaklarına riayet eder.

Bir Hadis-i Şerif şöyledir:

“Nerede olursa olsun Allahü Teâlâ’yı unutmayanın, günahlardan sakınanın imanı kuvvetlidir.” [Beyhekî]

 

Demek ki, imanı kuvvetli ve kalbi temiz olan, dinimizin emir ve yasaklarına riayet eder, yani ibadetlerini yapar, günahlardan sakınır. Bunlara riayet etmeyenin hem imanı çok zayıftır, hem kalbi de çok kirlidir.

 

Allahü Teâlâ cümlemizi Kendisine layık Kul, Habibine layık Ümmet eylesin. (Amin)

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müslüm ABACIOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.