KENT DİNDARLIĞI

 

Bütün gün işyerinde. Çalış, çalış, çalış... Artık boynumun kökü ağrımaya başladı. Hava cehennem misali sıcak. Üstelik bulutlu ve nemli. Yaşanmaz bir hava. Bunaltıcı, çıldırtıcı, kudurtucu. Cinayet kokusu gelen bir hava. Elimde bitmek üzere olan kitap. Bitmez belki de. Olgunlaştıkça kitaplar kıymetini kaybediyor. Çoğu yavan geliyor insana. Okumaya gerek yok bu ülkede. Her şeyi gözlerinle görüyorsun ve bizzat yaşıyorsun çünkü. Bu ülke garip bir ülke. Ve düzelmez. Hakka, hukuka, adalete, insana inanan yok. İdeolojiler her şeyi belirliyor. Onun için düşünen yalnızdır bu ülkede. Düşündün mü ideolojin olmuyor, partin olmuyor, cemaatin olmuyor, tarikatın olmuyor, kitlen olmuyor, müritlerin olmuyor. Kalıyorsun tek başına.

 

"Kent Dindarlığı" kitabı bitti nihayet. Bir kelimeyle özetlemek gerekirse: güzel. Ama Müslümanların kahir ekseriyeti itibar etmez böyle bir tabire, böyle bir kitaba. Çünkü Müslümanların kahir ekseriyeti kentte yaşayan köy dindarı. Dar, sınırlı, baskıcı, farklılıklara tahammülsüz, ötekine düşman. Mehmet Altan 2010 yılında yazmış kitabı. Şimdi yıl 2022. Yaşananlar adamın ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Kitap sanki bugün için kaleme alınmış gibi.

 

Ömer Tuğrul İnançer Rahman'a yürüdü. Rahman rahmet eylesin ve rahmetiyle muamele eylesin. Mutasavvıf, kalender, postnişin, hatip, gönül ehli bir insandı. Hava hala cehennem misali yanıyor. Şehr-i Urfa'da bahar yoktur. Ya yaz vardır, ya kış vardır. Elimde Muhammed İkbal'in "İslam'da Dinî Düşüncenin Yeniden İnşası" adlı kitabı. Yirmi yıl önce okumuştum. O zaman İkbal idol idi benim için. Beni İkbal ile tanıştıran başka bir idolim olan Ali Şeriati idi. Şeriati'nin "Biz ve İkbal" kitabını okuduktan sonra İkbal merakı sarmış ve böylece İkbal'in bütün kitaplarını okumuştum. Ayrıca bu vuslatta müteveffa Yaşar Nuri Öztürk'ün aracılığını ve katkılarını inkar edemem. Şeriati'den etkilendiğim kadar İkbal'den etkilenmediğimi itiraf etmeliyim. Bilhassa "Dine Karşı Din" kitabı tam da günümüzü anlatan bir kitap.

 

Muhammed İkbal'in vefat etmeden önceki son sözleri/şiiri çok hazin: "Geçmiş şarkılar tekrar okunacak mı? Hayır, okunmayacak! Hicaz'dan bir meltem esecek mi? Hayır, esmeyecek! Bu fakirin günü bitti. Artık sırları bilen bir bilgin gelir mi? Hayır, gelmez!" Aradan yüz yıl geçti ama birkaç kişi dışında sırları bilen bir bilgin gelmedi hala. Mezkûr kitapta yaklaşık yüz yıl önce İslam dünyasının hal-i pür melaline çareler arıyordu İkbal. Bugün İslam dünyasının hali o günlerden daha elim, daha vahim. İkbal bugünleri görseydi neler düşünürdü acaba?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şahin Doğan - Mesaj Gönder

# urfa

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.