GENÇLER NEDEN RUHSUZ?

Genç, yarının anne ve baba adayı. Bu vatanın emanet edileceği yegane direkleridir.

Peki bu temel direkleri, sağlam yetiştirdik mi?

Hep Avrupa yı örnek almaya çalışırız. Bilim ve ilmini alalım. Ancak ahlakını örnek alamayız. Çünkü dinimiz farklı, kültürümüz farklı. Kısaca değer yargılarımız farklı. Onlar için bir evlat 18 yaşına geldikten sonra, evden ayrılabilir. İstediği hayatı yaşayabilir.

Peki, bizde ki değerlerimiz bu şekilde mi?

 Tabii ki hayır.

Biz, evladımızı okumadan, evlendirmeden, onu dayalı düşeli bir ev alıp yerleştirmeden rahat durmayız.

Ancak son zamanlarda, batı kültürünün etkisiyle biz de gençlerimizi serbest bıraktık.

Ya da maneviyatsız bıraktık. Sevgi ve merhametten yoksun bıraktık. Tek derdimiz kariyer yapmak ve para kazanmak oldu.

Günümüz de, birçok aile ya şükürsüzlükten dolayı ya da bilmecburi evlat kazanmak yerine para kazanmayı öncelikli kıldı.

Anne ve baba da memur ya da çalışan durumda.

Bu da evladımıza yeterli derecede sevgi, merhamet, şefkat gibi değerleri veremedik.

Belki tek bir maaş ile geçinebilir. Ancak ihtiyaçlar çoğaldıkça bir tek maaş yetmez oldu. Aile için, öncelikle evlat Yetiştirmesi gerekirken, bunun yerini para kazanmak öncelik oldu. Bu da akabinde, çocuk doğar, doğmaz yad ellere teslim edildi.

Çocuk, sevgi ve merhameti öncelikle anne kuçağında alması gerekirken, bakım evlerinde, bakıcısı elin de bulmasını arzu ettik.

Olmaz.

ÇÜNKÜ, cocuğun anne kuçağına ihtiyacı var. Anne sütünü anne den alması gerekirken, mama ile onu besledik. Mama ile beslenen çocukta ve ana kucağında kalmayan çocukt da insan sevgisi, canlı sevgisi azaldı.

Ananın önceliği evlat yetiştirmek olmalı. Ona kuçağında sevgiyi, şefkati ve merhameti aşılamalı.

Eğer bunu zamanında çocuğumuza vermez isek, çocuk büyüyünce de, bize de sevgiyi, şefkati ve merhameti göstermez. Hatta çevresinde ki diğer insanlara da ilgi göstermez.

Büyüğe saygı ve merhamet gösterme gibi değerlerden de yoksun olur.

Peki, Bügün bunları gençler de görüyoruz mu?

Hem de çok.

Ötübüste, yaşlı insanlara yer vermemek, yolda kalmışa ilgisiz davranmak. Sıradan oldu.

O halde bu duruma gelmiş bir gençlikren kim sorumlu?

Elbette, bizler.

O halde, gelin geç kalmadan, önceliğimiz para kazanmak olmasın.

Önceliğimiz evlat yetiştirmek olsun.

Gençleri, manevi değerlerimiz ile donatalım.

Sevgi almış bir gençten, ancak sevgi alabiliriz.

Ruhu, güzel hasletleler ile donatılmış bir insan, ancak ışık saçabilir. Rızkı, veren Mevladır.

Madem ecel gizlidir; her vakit ölüm, başını kesmek için gelebiliyor ve genç ihtiyar farkı yoktur. Elbette daima gözü önünde öyle büyük dehşetli bir mesele karşısında bîçare insan; o idam-ı ebedî, o dipsiz, nihayetsiz haps-i münferidden kurtulmak çaresini aramak ve kabir kapısını bir âlem-i bâkiye, bir saadet-i ebediyeye ve âlem-i nura açılan bir kapıya kendi hakkında çevirmek hâdisesi; o insanın dünya kadar büyük bir meselesidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdulvahap KORKMAZ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.