SONBAHAR

Yine, bir sonbaharın ilk ayı Eylül’ü yolcu etmeye hazırlanırken; tohumun toprakla buluşup vuslata ereceği Ekim ayını beklemektedir herkes. Sonbahar, hazan ve hüznün bir araya gelip; firakın yasını tuttuğu mevsimdir bir yönüyle...

 

Eylül de gelinliklerin rengi hep sarı olurken; Ekim’de, Firakın nihayete erip vuslatın vuku bulduğu; Kasım da koyunların, ineklerin ve ıssız bucaksız çöllerde yaşayan ceylan sürelerinin; gebeliklerinin yavaş yavaş kemale doğru gidip ve karakış zemheri fırtınalarına varmadan önce, doğum yapacaklarını haber verir.

 

Her doğum, bir ölümün habercisidir diye bir söz vardır! El-hak doğrudur. Her doğum, ölüme gebe; her ölüm de dirilişin habercisidir. Sonbahar; ilkbaharın nazenin yüzünün geride kalması ve Yaz'ın insan yanaklarını kavuran sıcaklıkların atmosferi terk etmesiyle meydanın kendisine kaldığı, solgun yüzlerin, ayrılık ve kederin, hüzün ve gurbetin "Ulak"ı olarak görünmeye başlar. Artık, meydan onundur bir müddet ve durmadan sarı renkli gelinlikler dikmeye koyulur. Sonbahar; sarı saçlı çiçekleri burnunda ve ömürlerinin baharında olan sevgililerin tüm güzel rüyalarını, alt üst eden ve rüzgarla birleşip yeryüzünü silip süpüren solgun ve soygun bir hazan mevsimdir...

 

İlkbahar; dünyaya ilk gelişimizi ve gençliğimizi, yaz; olgunluk dönemimizi, sonbahar pir-i fanilik anımızı ve kış'da; dünyadan göç edişimimizi yani ölümü simgeler!...

 

Her sonbahar geldiğinde, yeni bir yılı geride bırakırken; birde şakaklarımızın rengi sarıya boyanır. Sonbahar; ismiyle müsemma tek mevsimdir. Yani, sonbahar; insan gençliğini temsil eden baharı kovup, onun yerine kendi Otağını kuran mevsimdir... Bir yönüyle zorbalığı, bir yönüyle tahakkümü temsil eder sonbahar. Bir yönüyle acımasız, bir yönüyle vaiz, bir yönüyle de duygu yüklüdür sonbahar...

 

SONBAHARA ŞİİR!

Canı canandan koparırsın sonbahar,

Ne de solgun betin ve benz'in var.

Gelinlikler dikersin hep sarı renkten,

Sana dargındır, alıp götürdüğün yıllar!

 

Ayırırsın sevgililerin ellerini, acımadan,

Yüzünü okşayan rüzgarları bile tanımadan.

Vefan mı, gönlün mü yok, nesin sen?

İlkbaharla vuslatın olacak mı? peki ne zaman?

 

Mizari'yim sonbaharla hep dargınım,

Sevmesini bilmeyene, tutuşan yangınım.

Ne su söndürebilir beni ne de toprak,

Çünkü su ve toprak, benim asli madenim!

 

 

Kalın sağlıcakla efendim.

29 Eylül 2022.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nusret Yılmaz - Mesaj Gönder

# haber

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete İpekyol Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete İpekyol hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gazete İpekyol editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete İpekyol değil haberi geçen ajanstır.